Adet Döneminde Kan Alınır mı? Kan Verilir mi? Tahlil Yapılır mı?

Vücut ağırlığı 50 kilogramın üzerinde olan, yapılan detaylı muayene sonucunda hemoglobin değerlerinin normal aralıkta olduğu tespit edilen, 18-65 yaş arasındaki herkes kan bağışında bulunabilir. Kan bağışlayacak olan kişiye genellikle kendini nasıl hissettiği, viral hepatit durumu, HIV testinin pozitif olup olmadığı, son 3 yıl içerisinde sıtma hastalığı geçirip geçirmediği, vücut sıcaklığı ve ne sıklıkla kan bağışı yaptığı sorulur. Yapılan tetkikler sonucunda olumsuz bir durumla karşılaşılmadığı takdirde kan bağışı yapılabilir. Ancak toplumun genelinde adet dönemlerinde kan bağışı ya da kan tahlili yapılıp yapılamadığına dair çeşitli belirli belirsiz görüşler mevcut.

Regl Döneminde Kan Bağışı Yapılır mı?

kan bağışı

Adetliyken kan bağışı yapmak isteyen kadının öncelikle kan durumu dikkate alınır. Yani hemoglobin değerleri, kan vermeye uygun görülüyorsa bağış yapmasında bir sakınca yoktur. Ancak kan bağışında önemli ölçüde kan kaybı yaşanabileceği de unutulmamalıdır. Dolayısıyla kadının kanı alındıktan sonra bayılacak kadar kötü duruma geleceği düşünülüyorsa ve ve kan bağışının aciliyeti yoksa adet döneminin bitmesi beklenebilir.

Adet döneminde zaten belirli bir kan kaybı yaşandığı için kan bağışında bulunmak vücudu yorabilir ve direncin düşmesine sebep olabilir. Dolayısıyla kan bağışının mümkünse adet sonrası döneme ertelenmesinde fayda var.

Regl Döneminde Kan Tahlili Verilir mi?

Adetliyken kan değerlerine bakılır mı, kan tahlili yapılır mı gibi sorular, kadının fiziksel sağlığı uygun olduğu sürece olumlu bir şekilde cevaplanabilir. Adet dönemlerinde hekimin uygun görmesi durumunda kan tahlili verilebilir. Kan tahlili sonuçlarının doğruluğu ise yapılacak test türüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin: hormonal değerlere bakılması gereken çoğu tahlilden sağlıklı bir sonuç elde edilemeyebilir. Ancak kandaki şeker oranına bakılacaksa sonuçlarda farklılık görülmeyecektir.

Pek çok jinekolog, adet düzensizliği gibi çeşitli kadınsal rahatsızlıkların tespiti için bilhassa adet dönemini bekler. Tahlillerin adetin 3. ve 4. günleri yapılması daha doğru ve net sonuç almayı sağlar. Özellikle adet düzensizliklerinde başvurulan hormon testleri, adetin 3. gününden sonra kadından alınacak bir iki tüp kan yardımıyla yapılabilir.

Adet Döneminde Kan Değerleri Düşer mi?

Regl döneminde vücutta belirli bir miktar kan kaybı gerçekleştiği için ölçülen değerlerde adet öncesine göre ufak değişiklikler gözlenebilir. Ancak belirgin değişimlerin olması beklenmez. Zaten kaybedilen kan miktarı, adet sonrası dönemde beslenme koşullarına göre rahatlıkla vücutta depolanabilir.

Kan Vermek Adeti Etkiler mi?

kan vermek

Kan bağışı yapmanın adet üzerinde belirgin bir etkisi yoktur. Yani adet döngüsünü değiştirme veya kan miktarını azaltma gibi farklı bir durum meydana getirmez.

Adet Döneminde Yapılacak Hormon Testleri

Sağlıklı şekilde hamile kalmak isteyen kadınların yumurta rezervlerini analiz ettirmek için mutlaka hormon testi yaptırmaları gerekir. Ayrıca hormon testleri sayesinde kadında var olan adet düzensizliklerinin kaynaklandığı faktörler de kolayca ortaya koyar. Hormon testlerinin adetin 3. gününden itibaren yapılmaya başlanma sebebi ise öğrenilmesi istenilen hormon seviyelerin maksimum seviyeye 3. gün itibarıyla ulaşmasıdır. Çünkü reglin 3. gününde, bakılacak olan bu hormonların seviyesini baskılayan diğer hormonlar daha az seviyede salgılanır. Hormon testi, kadından alınacak bir iki tüp kan sayesinde kolayca gerçekleştirilebilir. Hormon testleri aracılığıyla genellikle FSH, E2 ve inhibin B gibi çeşitli hormonların ölçümü yapılır.

1. FSH testi

FSH testinde, 15 u/ml değerden daha düşük bir sonuca ulaşılması gerekir. Elde edilen değerin 10 u/ml aralığında bulunması yumurta rezervlerinin iyi bir durumda olduğunun göstergesidir. Ayrıca FSH değerlerinin düşük aralıklarda olması, kadının hamile kalma olasılığını artıracaktır. Ancak 15 u/ml üzerindeki FSH değerleri, hamile kalma ihtimalini önemli ölçüde azaltır.

2. İnhibin B ölçümü

Yumurtalıkların içerisinde salgılanan en önemli hormonlardan bir tanesi de inhibin B hormonudur. FSH hormonunu baskılayarak hamile kalma şansını artırır. Kan testi yardımıyla ölçülen bu hormonun değerinin 45 pg/ml’den daha düşük aralıkta olması gerekir. Düşük ölçüm sonucunda FSH hormonu da baskılanacağı için gebelik durumu söz konusu olamaz.

3. E2 ölçümü

E2 hormonun düşük aralıklarda bulunması, kadının hamile kalma şansının yüksek olduğunu ifade eder. 75-80 pg/ml arasındaki değerler idealdir. E2 ölçümünün yüksek olması, FSH değerlerinde de birtakım sorunlara yol açabilir.

Kaynaklar:

Kaynak 1

Kaynak 2

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!