Akdeniz Ateşi : Neden Olur, Nasıl Geçer?

Bazı hastalıklar vardır ki belirli ırkları hedef alır, dünyanın bir bölgesinde hastalığın genini taşıyan kişiler soyları boyunca bu hastalığı aktarır. Bu yüzden bir bölgede sık görülen bir hastalığın başka bölgelerde izine rastlanmayabilir. Genetik aktarımın bazı hastalıklar üzerinde direkt etkisinin bulunmayı dolayısıyla hastalıklara karşı savunmasız kalınabilirken bazılarına karşı da doğal yollardan bağışıklık sahibi olunabilir. İşte böyle hastalıklardan birisi de akdeniz ateşidir. Yıllardır Akdeniz ve civarında yaşayan aynı ırk kökeninden gelen insanlarda ortak olarak görülen bir hastalıktır. Etkilediği ırklar çoğunlukla; Türkler, Araplar, Ermeniler ve bölgeye yakın coğrafyalarda yaşamış topluluklardır.

Hastaların organ ve dokularında proteine benzer bir bileşen olan amiloidin birikir. Bu madde organlarda birikir ve organların zamanla işlevlerini yitirmesine sebep olur. Bu durum zamanla dolaşım sistemi başta olmak üzere vücudun birçok sistemine zarar verir. Akdeniz ateşi başlı başına bir hastalık olduğu gibi bazı hastalıkların da oluşmasındaki faktördür. Bu hastalıklardan en sık görüleni ise böbrek yetmezliğidir. AA olarak kısaltılan ve birçok kaynakta bu şekilde bahsi geçen akdeniz hastalığı sırasında yüksek ateş görülür. Bu ateşe bağlı olarak karın ağrısı, baş ve eklem ağrıları da meydana gelir. Atakların başlamasıyla beliren ağrılar 24-72 saat arasında devam eder. Normal yaşantısına devam eden hastalarda ara ara atakların gözlenmesi beklenir.

Akdeniz Ateşi Neden Olur?

1. Genetik

çarpazlama

Akdeniz ateşinin tek nedeni gen aktarımıdır. Bu hastalığa neden olan durumlarla ilgili yapılan araştırmalarda elde edilen verilerle birlikte hastalığın kalıtsal sebeplerle ortaya çıktığı kanıtlanmış ve literatüre Ailesel Akdeniz Ateşi (AA) olarak geçmiştir. Çok uzun bir geçmişe sahiptir ve gen aktarımıyla soydan soya devam etmektedir.

Anne, baba veya 2. dereceden akrabalarında bu hastalığın geni mevcut olan kişiler riskli grup içerisindedir. Akdeniz ateşi kendini farklı dönemlerde yüksek ateş, şiddetli karın ve eklem ağrılarıyla belli eder. Bazı durumlarda apandisit semptomları olarak değerlendirilen bu şikayetlerin kaynağının teşhis edilmesi, yaşam kalitesinin artırılması adına önemlidir.

Akdeniz Ateşi Hastalığı Bulaşıcı mıdır?

Akdeniz ateşi, sanılanın aksine bulaşıcı bir hastalık değildir, tamamen ırksal bir sorundur. Hastalığının nedeninin konu olduğu araştırmalar sonucu bulaşıcı bir hastalık olmadığı fark edilmiştir.

Akdeniz Ateşi Nasıl Geçer?

Akdeniz ateşi, yaşam kalitesini alt üst eden, oldukça zorlayıcı bir hastalıktır. Hastalığın neden olduğu semptomlardan şiddetli karın ağrısı ve ateş, hastayı kıvrandıracak dereceye ulaşabilir. Bunun yanında yine akdeniz ateşiyle birlikte görülen eklem ağrıları da günlük gerçekleştirilmesi gereken rutin aktivitelerin dahi gerçekleştirilmesinin önünde büyük bir engeldir. Bu hastalıktan habersiz birçok kişi bu semptomları başka hastalıklarla karıştırabilir. Bu şikayetlerin benzer bir şekilde apandisit patlamasıyla birlikte ortaya çıkmasından dolayı akdeniz ateşi hakkında bilinçsiz kişiler çoğunlukla şikayetlerini apandisite yorarlar. Şikayetlerin ortadan kaldırılabilmesi için önce şikayetlerin kaynağının belirlenmesi gerekmesi sebebiyle konuyla alakalı mutlaka bir doktor kontrolü gerçekleştirilmelidir. Doktor kontrolünde yapılan çeşitli muayene ve testler sonucu şayet akdeniz ateşi hastalığına rastlanırsa, doktor elde ettiği bulgulara göre bir tedavi planı belirleyecektir.

Hastalığın teşhisi için başvurulan uzman doktor, hastanın öncelikle fiziksel muayenesini gerçekleştirir. Bu muayene esnasında ağrıyan bölgeler tespit edilir. Hemen akabinde doktor hastaya ailesinin sağlık geçmişi hakkında sorular yöneltir, daha önce bu hastalığa ailesinden birinde rastlanıp rastlanmadığını öğrenmeye çalışır. Bu işlemlerin ardından sıra kan testindedir. Kan testi yapılmasındaki amaç; akdeniz ateşi hastalığının vücutta yarattığı iltihaplanmanın derecesini tespit etmeye çalışmaktır. Çünkü bu hastalık vücutta enflamasyona sebebiyet vererek kandaki beyaz renkli hücreleri artırır. Kan testi ise, test sonucu fark edilen beyaz renkli hücrelerdeki artış sayesinde hastalığın varlığından haberdar olunmasındaki en güvenilir yöntemdir. Bu işlemleri akdeniz ateşi testi takip eder. Bir çeşit genetik testtir. Bu testin yapılmasındaki amaç hastanın gen haritasını incelemektir. Test sonucu MEFV geninde oluşan herhangi bir mutasyon tespiti hastalığın varlığına işaret eder. Hastalığın teşhisinin ardından tedaviye başlanır.

1. İlaç tedavisi

ilaçlar

Akdeniz ateşi hastalığının tedavisinde kolşisin adlı ilaç kullanılır. Bu ilaç aynı zamanda safran adıyla da bilinmektedir. İlacın kullanımıyla birlikte hastalarda ağrılı atıklar hafifler ve ateş büyük ölçüde düşür. Hastaların kullandıkları kolşisinin dozu ise hastalığın seyrine göre değişir. Bu doz doktorların hastalarla belirli aralıklarda gerçekleştirdiği kontroller sonucu ayarlanır. Bazı hastaların daha az ve seyrek kolşisin alması gerekirken, durumun ciddi olduğu ağır vakalarda hastalara daha yüksek dozda ilaç verilir. Bu ilaçlar olası nöbetleri engeller.

Kolşisinin ilacının bazı durumlarda yan etkileri görülebilir. Bunlar; kas zayıflığı, bitkinlik ve ishaldir. Fakat ilacın yan etkilerine rağmen hastalar üzerinde %90 oranında olumlu etki gösterdiği de tespit edilmiştir. Akdeniz ateşi hastaları doktorlarının onayı olmadan hiçbir ilaç kullanmamaya dikkat etmelidir. Hayat düzeniyle alakalı birçok konuda doktoruna danışmalıdır.

2. Akdeniz ateşi bitkisel tedavi

bitkiler

Akdeniz ateşinin olumsuz etkileri ataklar devam ederken daha da şiddetlenir. Hastalığın semptomlarının hafiflemesi için kullanılan ilaçlar da hastalarda beslenme bozukluğu, ishal, iştahsızlık gibi sorunlara neden olur. Bu yüzden alternatif tedavi yöntemleriyle hastalığın etkileri azaltılmaya çalışır.

Akdeniz ateşi vücutta büyük ölçüde vitamin ve mineral eksikliğine neden olur. Kullanılan ilaçların da en çok D vitamini rezervlerini etkilemesinden hastalar doğal D vitamini kaynaklarıyla beslenmeye özen göstermelidirler. Bu açıdan hastaların yoğurt ve balık ağırlık beslenmeleri bu ihtiyaçlarını karşılar. Hastalar besinlerin yanı sıra vitamin takviyeleriyle de vücudun direncini destekleyebilir. Vücuda dahil edilen vitamin ve mineraller hastalığın daha hafif seyretmesine ve nöbetlerin daha az görülmesine neden olur.

Akdeniz Ateşine Ne İyi Gelir?

Akdeniz ateşi hastalarında ataklar görülür. Bu ataklar bazı durumlarda aşırı şiddetli olabilir. Bu yüzden akdeniz ateşi ataklarında ne yapılmalı konusunda hem hastalar hem de hasta yakınları bilgi sahibi olmalıdır. Ataklar geldiğinde öncelikli olarak ilaç alınması gerekir. Şayet ilaç alınamıyorsa hastanın karnına, ağrılarını hafifletmek amacıyla susam yağıyla masaj yapılabilir. Ya da karnına sıcak su torbası konarak rahatlaması sağlanabilir. Bunun yanı sıra ılık su ve adaçayı, rezene gibi bitki çayları içmek kasları gevşetir. Ek olarak hazırlanacak ılık tuzlu suda ayaklar 20 dakika kadar bekletilerek eklem ağrılarının hafifletilmesi sağlanabilir.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!