Ben Neden Çıkar, Nasıl Geçer? Hangi Benler Tehlikelidir?

Tıp dilinde melanositik nevüs olarak bilinen benler, her yaşta insanın cildinde bulunabilen ve genellikle zararsız olan renk değişiklikleridir. Vücudun herhangi bir bölgesinde ve çoklu sayıda ortaya çıkması mümkün olan benler, kahverengiden siyaha kadar farklı renkler alabilirler. Melanosit adı verilen ve derinin rengini değiştiren pigment hücrelerin çoğalması ile benler derideki yerlerini alırlar. Normal süreçte melanin ciltte eşit dağılır; ancak bazen kümeler halinde çoğalır ve buna ben denir.

Benler doğumla birlikte var olabilir ya da özellikle çocukluk döneminde gelişebilir. Neredeyse orta yaşlara kadar da yeni ben oluşumu mümkündür. Ancak günümüzde cilt kanseri vakaları sayıca artmış ve her yaşta bireyde görülmeye başlanmıştır. Bu nedenle; ben sayısının artması, sonradan çıkan kırmızı benler oluşması, mevcut benin büyümesi, şekil değiştirmesi ya da şeklinin bozulması gibi gelişmeler çoğu kişide huzursuzluğa ve korkuya sebep olabilmektedir. Hangi benlerin tehlikeli olduğunun anlaşılması ve benlerin incelenmesi için ise mutlaka dermatolog hekimlerin kontrolü gerekmektedir.

Ben Neden Çıkar?

ben neden

Benler kimi bireylerde çok sayıdayken, kimilerinde daha az gözlenebilir. Boyutları ve vücutta yer aldıkları yerler tamamen kişiden kişiye değişebilir. Bazıları kabarık durumdayken, bazıları ise deri seviyesinde yer almaktadır. Benler; görünüşlerine, renklerine, vücuttaki yerlerine ve anatomik derinliklerine göre farklı isimle anılabilirler. Doğum anında kişinin bedeninde benler mevcut olabileceği gibi; vücutta sonradan çıkan benler de olabilmektedir.

Benlerin çıkması tamamen cilde koyu renk veren hücrelerin yoğunlaşması ile olabilen, deri yapısındaki zararsız bir değişiklik olarak yorumlanabilir. Bunun belirgin bir nedeni yoktur. Sıklıkla araştırılan “Kafada ben neden çıkar?” sorusuna tek bir cevap verilemez, çoğunlukla yapısaldır. Ancak kimi zaman da; ciltteki bir rahatsızlığın ben oluşumunu tetikleyebileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Özellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan yeni benler, tehlikeli ben çeşitleri sınıfına girebilir. Bu yeni oluşumlar dermatolog hekim tarafından yakından takip edilmelidir.

Ayrıca, hormonların etkisiyle ergenlik ve gebelik gibi özel durumlarda da benlerin yapısında değişiklik, sayılarında artma, renklerinde koyulaşma ya da yeni ben oluşumu görülebilir.

Tehlikeli Benlerin Belirtileri Nelerdir?

ben

Normal benler sınırları kesin olarak belirlenmiş ve genellikle siyah, kahverengi ya da bronz gibi tek renkten oluşan benlerdir. Bu yapıların büyüklüğünün de bir kalem silgiden ufak olması beklenir. Normal bir benin ortalama boyutu yaklaşık 6 mm olarak ifade edilebilir.

İnsanlarda 10 ile 40 arasında bir ortalamada ben bulunurken; bunların da 30-40 yaşına kadar oluşumunu tamamlaması beklenir. Bu nedenle belirli yaştan sonra çıkan benlerin yakından takibi tartışma konusudur.

Normal benler ile ilgili prensipler dikkate alındığında, aşağıdaki belirtilerin birer risk faktörü olabileceği düşünülür. Bu kriterler yüzde yüz oranında cilt kanseri ifadesi olmadığı gibi mutlaka doktor görüşü almayı gerektirmektedir. Benlerdeki risk yaratan öğeler; A-B-C-D-E şeklinde akılda kalıcı bir kılavuz ile açıklanabilir.

  • Asimetrik şekil: Bende asimetrik şekil olması ve iki yarısının birbirinden farklı görüntüde olması
  • Bozuk kenar: Çarpık, girintili ve bozuk şekilli ben görünümünün mevcut olması
  • Change/değişiklik: Benin farklı renklerde ve düzensiz renk dağılımına sahip olması
  • Diyametre: Vücutta çıkan kahverengi benler yeniyse bunların çapının 6 milimetreden büyük olması
  • Evrim: Mevcut benlerin büyümesi, şekil değiştirmesi, soyulması, yayılması, içerisinde akıntı ve kanama meydana gelmesi.

Tehlikeli Benler Yönünden Kimler Risk Altındadır?

Aşağıdaki grupların vücutlarında meydana gelen değişmeleri daha dikkatle takip etmeleri ve en az yılda bir kez olmak üzere periyodik dermatolog muayenesini ihmal etmemeleri gerekmektedir:

  • Çok sayıda beni olanlar
  • Ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunanlar
  • Çok açık teni olanlar, çilleri bulunanlar
  • Güneşe her çıktığında kızaran, bronzlaşamayanlar
  • Sık sık solaryuma girenler ve uzun süreli güneş altında kalanlar
  • Çocukluk döneminde ciddi güneş yanığına maruz kalanlar
  • Daha önce cilt kanseri geçirmiş olanlar
  • 50 yaşın üzerindeki kişiler
  • Zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olanlar
  • Güneşin dik açıyla geldiği bölgelerde yaşayanlar

Halk arasında cilt kanseri olarak bilinen malign melanom rahatsızlığı çoğunlukla normal deri üzerinde oluşur ve ben zannedilerek atlanabilir. Her zaman olmasa da çoğu zaman mevcut bir benin yapısında değişiklik, şeklinde bozulma ya da büyüme gibi belirtiler mevcuttur. 50 yaş ve üzerinde ise kuvvetli güneşe maruz kalmak bu riski tetikler. Solaryum gibi bronzlaşma teknikleri ultraviyole ışınlar nedeniyle maruz kalan bireyler için tehlikeli olabilmektedir. Güneş altında, özellikle dik ışınlar karşısında uzun süre vakit geçirmek de güneşin artan zararları karşısında vücudun zayıf düşmesine ve deri üzerinde tehlikeli ben oluşumları meydana gelmesine neden olabilir.

Hangi Benlerin Kansere Dönüşme Riski Daha Yüksektir?

Ciltte kanser gibi herhangi olumsuz bir durum gelişmesi durumunda bunun erken teşhisi de hayati önem taşıyacağından riskli benleri baştan belirlemek önemlidir. Aşağıdaki ben çeşitlerinin kansere dönüşme riski diğer benlere göre daha yüksektir:

  • Doğumsal büyük benler: Kapladığı alan bakımından büyük olan benler, doğumsal kaynaklı da olsa zamanla kanser geliştirebileceği için yakından takip edilmelidir.
  • Ailesel benler: 6 milimetreden büyük ve şekilsiz benlerin bir bölümü kalıtsal olabilmektedir. Ortası daha açık renkli ve yaygın bir görünüme sahip bu benlerin de zaman içerisinde sıkı takibi gerekmektedir.
  • Sayıca çoklu durumdaki benler: Ben sayısının 20’den fazla olması durumunda risk faktörünün oluştuğunu belirtmek mümkündür.

Ben Nasıl Geçer?

ben2

Benlerin yakından takibi için hem mevcut benlerin vücuttaki yerlerine hakim olmak hem de yeni çıkan benleri yakından gözlemlemek gerekir. Ayna karşısında vücuttaki benleri kontrol etmek ve bu sırada saç dipleri ya da koltuk altları gibi görülmesi daha zor yerleri ihmal etmemek gerekir. Üzerinde kıl çıkan benler ya da akıntılı ve kanayan benler var ise, bunları geçirmeye uğraşmak yerine doktor görüşü almak gereklidir. Benin üzerinde açık yara varsa üzerine herhangi bir şey uygulamadan önce doktora gidilmelidir.

Dermoskop adı verilen deri yüzeyi mikroskopisi ile derinin yakından incelemesi mümkün olur. Saçtan tırnağa kadar derinin detaylı bir gözlemi doktor tarafından gerçekleştirilir. Deri üzerinde yapılan görüntülemelerin saklanarak ya da fotoğraflarının çekilerek periyodik kontrollerde karşılaştırılması da bir diğer değerlendirme metodudur.

Estetik nedenlerle “Yüzdeki benler nasıl geçer?” gibi bir arayışa giren kişiler olabilir. Benlerin cerrahi yoluyla alınabilmesi mümkün olsa da, buradaki fayda zarar ilişkisine uzman hekimler karar vermelidir. Yalnızca estetik bir görünüş amacıyla cerrahi operasyon geçirmek doğru olmayabilir. Ancak doktor muayenesi sonucuna göre benin alınmasına ya da düzenli aralıklarla takibine karar verilmesi mümkündür.

Kıyafetlerin lastik yerleriyle ya da tıraş bıçağı ile sürekli temas halinde olan benlerin de alınmasına doktor tarafından karar verilebilir. Bu benlerin varlıklarını sürdürerek her seferinde tahriş olması ya da yanlışlıkla kesilip koparılması tercih edilmeyecektir.

Benlerin estetik nedeniyle ve doktor tarafından cerrahi müdahaleyle alınması durumunda; alınan benler patolojik incelemeye gönderilir. Patolojik inceleme imkanı sunmadığı için; lazerle yapılan işlemler ya da benin yakılması işlemi tüm tıp çevrelerince doğru bulunmayabilir.

Benin tıraşlama şeklinde biyopsisi de bir diğer alınma yoludur. Deriden kabarık durumdaki benler bu şekilde alındığında altında beyaz bir leke bırakır. Lokal anestezi ile gerçekleştirilmesi ve cerrahi bıçak yardımıyla mümkün olabilmesi nedeniyle dermatolog uzman tarafından tercih edilebilir.

Eğer benlerin oluşumu ya da mevcut benlerin evrim geçirmesi gibi belirtilerle kişilere cilt kanseri teşhisi konulursa; bu kez etkilenen lenf düğümlerinin ameliyatla alınması, kemoterapi, radyoterapi, bağışıklık tedavisi ve enjeksiyon tedavisi gibi ileri düzey tedavilerin uygulamasına geçilebilir.

Benlerin Önlenmesi Mümkün mü?

Özellikle çok sayıda benden muzdarip olanlar ve görsel olarak bu benlerin oluşumundan rahatsızlık duyanlar; “Ben çıkması nasıl engellenir?” şeklinde bir arayışa girebilirler. Burada ben oluşumunu engellemeye yarayan kesin bir çözümden söz etmek zordur. Ancak aşağıdaki faktörlere dikkat ederek özellikle risk altında olan kişiler için ben sayısının hızla artmasının önüne geçmek bir miktar da olsa mümkün olabilir:

  • Sadece yaz aylarında değil tüm yıl boyunca güneş koruyucu merhem kullanmak
  • Kremi dışarı çıkmadan en az yarım saat önce ve en az 15 faktör olmak üzere uygulamak
  • Açık havaya çıkma saatlerini doğru şekilde organize etmek ve direkt güneş ışınlarından kaçınmak
  • 10-14 saatleri arasında mecbur kalmadıkça güneşe çıkmamak
  • Koruyucu kıyafetler giymek; uzun kollu giysi, geniş bantlı şapka ve şemsiye kullanmak
  • Solaryum gibi bronzlaşma cihazlarından uzak durmak
  • Bağışıklığı güçlü tutmak ve bu yönden sıkı takip altında olmak
  • Vücuttaki mevcut benlerin şeklini ve sıklığını bilmek, gerekirse fotoğraflayarak arşivlemek
  • Yeni ben oluşumlarını gözlemlemek ve doktorla birlikte periyodik olarak değerlendirmek

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!