Babanın Doğum Sonrası Döktüğü Göz Yaşlarının Sebebi Öğrenince…

“Erkekler ağlamaz” dayatmasıyla büyümelerine rağmen duygu dolu anlarda erkeklerin de gözyaşlarını tutamadıklarını sık sık görüyorum. Bu tür manzaraları genelde düğünlerden önce kızlarını evlendiren babalarda ya da eşlerini ilk defa gelinlikle gören damatlarda görüyoruz. Fakat hem erkeklerin hem de kadınların mutluluktan ağladığı bir zaman varsa o da doğumlardır. Eşleriyle birlikte doğuma giren erkekler sık çoğunlukla yeni doğan bebeklerini kucaklarına aldıklarında ağlamaya başlıyorlar.

Kirsitie Perez tecrübeli bir doğum fotoğrafçısı olduğu için bu manzaralara fazlasıyla alışkın ancak bu defa  yeni doğan oğlunu gördüğünde ağlarken fotoğrafladığı adam asıl ağlama sebebinin bu olmadığını söyleyerek Kirstie’yi bir hayli şaşırtıyor. Meğer doğum yapan hanımefendi hiperemezis gravidarum adı verilen, her 100 hamileliğin en fazla 3’ünde görülen ender bir hastalığa sahipmiş. Hamilelik sırasında çok fazla kusma, genel olarak tüm yiyeceklerin kokusuna duyarlılık ve bunlara bağlı olarak ağır kilo kayıplarına sebep olan bu hastalık hamileliği süresince 4 kez hastaneye yatmasına sebep olmuş.

Çektiği fotoğraflarda anın duygusal atmosferini çok güzel yansıtmayı başaran Kirstie, oğlu doğduğu için ağladığını sandığı adamla konuştuğunda şunları öğreniyor:

“285 gün boyunca çaresizce karısının sürekli kusmasını seyretmiş”

“Hastalığından dolayı karısı yediği her yemeği kusuyor ve dolayısıyla kendine ve çocuğuna istediği besini sağlayamıyor. Eşi neredeyse 15 kilo verirken yapabileceği hiçbir şey yokmuş.”

“Çoğu kez yemeğini evin dışında yemek zorunda kalmış çünkü eşi bir sürü yemeğin kokusuna bile katlanamıyormuş.”

“Aylar boyunca elinden geldiği kadar ona yardımcı olduktan sonra doğumda da yanından ayrılmamış.”

“Ona yeni doğan oğlunu gördüğü için ağlarken fotoğrafladığımı söylediğimde bana ‘hayır’ dedi. ‘o yüzden ağlamıyordum.'”

“Asıl nedenin ne olduğunu sorduğumda tekrar gözleri doldu”

“Ağlamıştı çünkü o an eşini aylardır ilk defa gülümserken görmüştü”

Eşleriyle birlikte kontrollere gitmeyi, doğuma girmeyi reddedip eşini normal ilerleyen gebeliklerde bile yapayalnız bırakan erkeklere ders olması gereken bir hikaye. Eşinin aylarca bir hastalıkla boğuştuğuna tanık olan ve onu çok sevdiği için çaresizlikte boğulan bir adamın sırf onu gülümserken gördüğü için gözyaşlarına boğulması sizi bilmem ama benim kalbimi sıcacık yaptı.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!