Doğum Sonrası Kilo Vermek İçin Neler Yapılmalı?

Dokuz ay boyunca en kıymetli varlığınızı karnınızda taşıdınız, vücudunuzun günden güne değişmesine tanık oldunuz. Her sabah aynada başka biriyle karşılaştınız, belki gün geçtikçe büyüyen göbeğinizin bol bol fotoğrafını çektiniz. Sevgiyle, sabırla, inançla yürüdüğünüz bu yolun sonunda doğanın en büyük mucizesini, doğumu yaşadınız. Minik yavrunuzu kucağınıza aldığınız ilk andaki hislerinizi unutmanız mümkün olabilir mi?

Hamilelik ve doğum bir kadının hayatı boyunca yaşadığı en ayrıcalıklı iki tecrübedir. Kadının o ana dek sadece kendisine ait olan bedeni değişir, gelişir, bir bebeğe yuva olur. Bu değişim elbette çok da kolay değildir; hem ruhsal hem fiziksel olarak insanı yorar, hatta bazen üzer. Doğumla birlikte hamilelikte alınan kilolardan hemen kurtulmak istenir. Oysa doğumu yaşayan bir kadın doğanın düzenine güvenmesi gerektiğini bilmelidir. Vücudunuz kendisini yavaş yavaş tamir edecek ve eski haline dönecektir. Tabii bu arada siz de boş durmak istemezseniz doğum sonrası kilo verme tekniklerine göz atabilirsiniz.

Doğum Sonrası Nasıl Kilo Verilir?

1. Emzirin

emziren anne

Sütünüz gelip bebeğiniz memeyi tutmayı öğrenene kadar emzirmek oldukça zordur. Hemşireler ve aile büyükleri başınıza toplanabilir, her kafadan bir ses çıkabilir. Emzirme düzeni oturana kadar çok sık aralıklarla, uzun süreler emzirmek durumunda kalabilirsiniz, bu sırada göğüs uçlarınız biraz zorlanabilir. Bir süre sonra ise bebeğiniz uykusunda kapalı gözlerle bile memeyi bulur hale gelecektir, böylece ilk günlerdeki zorluk yerini büyük bir rahatlığa bırakır. Bebeğiniz ağlama krizlerinde, atak dönemlerinde meme ile sakinleşir, meme ile karnını doyurur, meme ile kendini güvende hisseder. Üstelik siz de bu arada yorulmadan kilo verirsiniz! Emzirme sayesinde doğumdan sonra kilo verenler, kimi zaman hamilelik öncesi kilolarının bile altına düşebilmektedir. Bir anda incecik olmayı elbette beklemeyin, ama her emzirdiğinizde dakikalarca spor yapmış, kilometrelerce yürümüş kadar kalori yaktığınızı bilin.

Elinizde olmayan sağlık problemlerinden ötürü emziremezseniz dert etmeyin elbette; ama emzirme şansınız varsa bunu mutlaka kullanın. İlk günlerde yaşayabileceğiniz zorluklara kendinizi baştan hazırlar ve hamileliğinizin son günlerinden itibaren kararlı olursanız eşikleri atlamanız daha kolay olur. Sonrasında bebeğiniz anne sütüyle büyüme şansını yakalarken, siz de fazla çaba harcamadan eski formunuza kavuşmanın mutluluğunu yaşarsınız.

2. Bol su için

su

Bol su içmek, sağlıklı yaşamın ilk şartlarındandır. Neredeyse tüm beslenme programlarında günde en az 3 litre su içilmesi gerektiği belirtilir. Su içmek metabolizmayı hızlandırır ve böylece hızlı kilo vermenize yardımcı olur. Suyun vücuda faydaları sayısızdır.

Emzirme döneminde ise su içmenin önemi daha da artar; çünkü süt verimini artırdığı bilinen en geçerli faktör sudur. Emziren annelere bol bol su tüketmeleri önerilir. Emzirmeye olan pozitif katkısı nedeniyle su, doğrudan olduğu gibi dolaylı olarak da kilo vermenize yardım eder.

3. Hafif yürüyüşler yapın

yuruyus

Doktorunuz izin verdiğinde hafif yürüyüşler yapmaya başlayın. Kısa mesafelerle başlayabilirsiniz, giderek kat ettiğiniz mesafeyi artırmak daha doğrudur. Yürümek, vücudunuzdaki yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Yeni anneliğin yoğun temposunda yürüyüşe çıkmak aynı zamanda kendinize zaman ayırmak anlamına gelir. Aile büyüklerinden destek alabilirseniz, bu yürüyüşlerde eşiniz de size eşlik edebilir. Böylece doğum sonrası yaşayabileceğiniz duygusal çalkantılardan çok daha kolay arınır, anne baba olmanın keyfini doyasıya çıkarırsınız.

4. Egzersiz yapın

egzersiz

Doğum sonrası kilo verme egzersizleri yaparak formunuza daha kısa sürede kavuşabilirsiniz. Ancak egzersiz yapmaya ne zaman başlayabileceğinize ve neler yapabileceğinize doktorunuz karar vermelidir. Doğum şekliniz, kanama durumunuz ve doğumdan sonra vücudunuzun toparlanma hızı doktorunuzun bu kararı üzerinde etkili olacaktır. Örneğin sezaryenle doğum sonrası kilo verme teknikleri normal doğuma göre farklıdır. Sezaryen doğumdan sonra karın hareketlerine daha geç başlamanız istenebilir, başladığınızda da çok hafif hareketler yapmanız gerekir. Her durumda kendinizi zorlamayacak hareketlerle egzersize başlamak ve zamanla tempoyu artırmak önerilecektir.

Doğum sonrası sarkmaları önlemek için korse kullanmak istiyorsanız, doktorunuzla görüşmenizde bu konuyu da sorabilirsiniz. Doktorunuz, yine doğum şeklinize ve vücudunuzun durumuna göre korse konusuna yorum getirir.

5. Bilinçsiz diyet yapmaktan kaçının

diyet

Doğum sonrasında her bulduğunuz gazete kupürü ile yeni bir diyete başlama sevdanızdan vazgeçmelisiniz. Beslenme şekliniz doğrudan süt veriminizi ve bebeğinizin sağlığını etkiler. Emzirmiyor olsanız dahi yanlış beslenmek kendinizi halsiz hissetmenize ve günlük temponun gerisinde kalmanıza neden olur.

Zorlu bir süreçten çıktığınızı unutmayın, kilo vermek uğruna kendinize ve bedeninize haksızlık etmeyin. Protein ve kalsiyum açısından zengin et, süt, yoğurt, yumurta, peynir gibi besinleri her gün tükettiğinizden emin olun. Karbonhidrat da dahil olmak üzere tüm besin gruplarından yeterli miktarda faydalanmaya çalışın.

Hazır gıdalardan, paketli ürünlerden, gazlı ve asitli içeceklerden, sigara ve alkol kullanımından uzak durun.

6. Hayır demeyi öğrenin

hayır

Mümkünse hamileliğinizin ilk günlerinden itibaren hayır demeyi öğrenin. “İki canlı” olduğunuz için bol şerbetli tatlıları, ağır yağlı yemekleri, çikolatalı pastaları yemeniz için ısrar edenlerle aranıza mesafe koymak doğum sonrasında işinizi kolaylaştıracaktır. Emzirme döneminde de, bu kez sütünüzün artması için, özellikle aile büyükleri yedikçe yemenizi ister. Tatlı yemenin sütü artırdığına inanıldığından ikramlar havada uçuşur. Kibarca hayır diyerek kilo sorununu baştan engelleyin.

Canınızın çektiği bir şeyden elbette mahrum kalmayın, ama çifter çifter ağzınıza atmamaya da dikkat edin!

7. Kendinize zaman verin

kumsaati

Aldığınız kiloları saymayın, her gün tartıya çıkmayın. Kilo verme hedefinizi bir kum saatinin işlemesi gibi düşünerek kendinizi strese sokmayın.

Vücudunuzun bu değişimi dokuz ay gibi uzun bir sürede geçirdiğini unutmamalısınız. Kendinize zaman vermeli, bunu yaparken de bonkör olmalısınız.

Hedeflerinize ulaşmak için en az bir yıl gibi bir süreyi şimdiden gözden çıkarın.

8. Pozitif olun

pozitif

Pozitif olmak için hiç bu kadar geçerli bir sebebiniz olmamıştı. Artık yüzünüzdeki her hareketi inceleyen, sizi takip eden, duygularınızı hisseden minik bir yavrunuz var! Ne onu ne de kendinizi doğum sonrası kiloları gibi gelip geçici bir gündemle mutsuz etmeyin. Bol bol bebeğinizle vakit geçirin ve gülümseyin. Zaman sandığınızdan çok daha hızlı geçeceği için anneliğin keyfini çıkarmaya bakın.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!