Güçlü Kadınlar Hayatlarında Başka Kimseye İhtiyaç Duymaz

Şu kadınlarla ilgili yapılan sınıflandırmaları bir kenara atmanın vakti geldi. Evlilik isteyen kadınlar, yalnız kalmaktan korkan kadınlar, kendine yetemeyen kadınlar, hiçbir kaba sığamayan kadınlar, kadınlar da kadınlar. Bugüne kadar adı anılmayan ama gerçekte varlıkları bilinen kadınlar; güçlü kadınlar. Yani içinde hepimizin olduğu grup.

Geçekten çoğu kadının kendinde olmadığını düşündüğü, bazı kadınlarınsa kendilerini yaşama biçimi olan birtakım özellikleri vardır. Özgürlüklerine düşkünlükleri yaşam boyu yaptıkları seçimlerin ortak noktasını oluşturur. Kendimden örnek verebileceğim bir durumdan bahsedeyim. Güçlü kadınların ilişki seçimleri sıradan olmaz. Niye? Çünkü yalnız olmak sanıldığı kadar da ürkütücü değildir. Yalnız olmaya alışık olan kadınlar da, ilişki bulma peşine düşmezler.

Sıradan İlişkilerin Kadını Değiliz

Herkes gibi güçlü kadınlar da hayatlarını birileriyle paylaşmak isterler. İnsan en basitinden sosyal bir hayvandır ve başkalarıyla etkileşim içindedir. Ancak bu kadınlar, seçimlerini sadece hayatlarında birisinin olması üzerine kurmazlar. onları yüceltecek, mutlu edecek, iyi vakit geçirebilecekleri kişileri seçerler. Aksi halde bu özellikleri taşımayanların hayatlarında yeri yoktur.

Bu konuyu enine boyuna düşünerek hareket edersek ortaya nasıl bir sonuç çıkar sizce? Söyleyeyim; zamanımızı sadece hayatımızda biri olacak diye, bizi hak etmeyen bir erkeğin etkisi altında geçirmek zorunda kalmayız mesela. Kötü giden ve beni sürekli dibe çeken bir ilişkinin tarafı olmaktansa, yalnız başıma mutlu olmayı tercih ederim.

İlişkileri seçme ve yürütme biçimi konusuna gelirsek gerek arkadaşlık olsun, gerek aşk ilişkileri olsun ikisinin de temeli aynı değerlerden oluşuyor. Özgüven, karşılıklı saygı, tarafların birbirini ezmeye çalışmadığı ve sorunlarını açıkça ifade etmekten kaçınmadıkları bir ilişkiyi  yürütmek neden zor olsun ki? Genel olarak çevremizde buna benzer bağları çok sık görmeyiz. Başarabilenlere de gıpta ile bakarız.

Kendimi Seviyorum

Evet, bu dünyada en çok kendimi seviyorum, böylece başkalarını da hak ettikleri gibi sevebiliyorum. Dünyanın ortasına kendimi koyacak kadar abarttığımı söylemiyorum, ancak yine de her insanın kendi dünyasının baş kahramanı olduğunun da farkındayım.

Tabii ki böylesi bir kadın olmak ve yaşam boyu bu çizgiyle var olmak sanıldığı kadar kolay değil. Biraz antrenman gerektiriyor sanırım.

Bir kadın olarak, ben ve çoğu kadının aslında bir başkasına ihtiyacı olmadığını biliyorum. Bu düşünceyi hem bilince, hem de bilinçaltına yerleştirdikten sonra ise geriye buna göre yaşamak kalıyor. Kendi değerimizi kendimiz belirlediğimiz sürece, bu değeri daha aşağılara çekmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!