Hipertansiyon : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Vücutta bulunan kan, damarlardan geçerek tüm vücuda dağılır ve vücutta dolaşmaya başlar. Kanın vücutta dolaşması, organların görevlerini doğru bir şekilde yerine getirebilmesi için gerekli bir etkendir. Dolayısıyla kanın vücutta dolaşıp gerekli yerlere yeteri kadar ulaşması hayati açıdan önemlidir.

Dolaşım sırasında kan, bulunduğu ve geçiş yaptığı damarlara bir çeşit basınç uygular. Meydana gelen bu basınca tansiyon adı verilir. Yani tansiyon olarak bilinen ve adı geçtiğinde akılda hemen hastalık olarak beliren bu kelime aslında kanın damarlara yaptığı basınçtır.

Hipertansiyon Nedir?

Zaman zaman kanın damarlara yaptığı basınçta değişiklik olur. İnsan sağlığının normal düzeyde olabilmesi için, kan basıncının belli bir değerde olması gerekiyor. Fakat bazı zamanlarda çeşitli nedenlere ve bazı değişkenlere bağlı olarak kanın damarlara yaptığı basınç, yani tansiyon artıp azalma gösterebiliyor. Böyle durumlar çeşitli hastalıklara neden olabiliyor.

Kan basıncının düşmesi düşük tansiyon olarak isimlendirilirken, basıncın yükselmesi durumu ise hipertansiyon olarak isimlendirilir. Uzunca bir süre basıncın fazla olmasının etkisiyle damarın iç yüzeyinde hasarlara neden olur. Yüksek tansiyon sebebiyle organları besleyen damarlarda tıkanıklıklar, genişlemeler veya yırtılmalar görülür. Hipertansiyon organlara giden kanın akışını bozup, organ yetmezliğine de neden olabiliyor.

Yüksek tansiyon her üç kişiden birinde vardır. Yani oldukça yaygın görülen bir hastalıktır. Ne kadar basit gibi görünse de tansiyonun çok yüksek olması ciddi bir sağlık sorunudur. Ayrıca tıbbi yardım gerektiren bir sorun olarak görülüyor. Bu nedenle yüksek tansiyona sahip olup olunmadığını bilmek herhangi bir sorun esnasında müdahale yöntemine yön verir.

Hipertansiyon Nedenleri Nelerdir?

Hipertansiyon neden oluşur sorusunun ise farklı cevapları vardır. Bu hastalığa sahip hastaların çoğunun neden bu hastalıkla beraber yaşadıklarının sebebi belli değildir. Sebebi belirlenemeyen grup Primer Hipertansiyon adını alır. Aslında bu grup, genetik faktörler ve bünyesel pek çok faktörün bir araya gelmesiyle oluşur. Yani burada şişmanlık, fazla su tüketimi, stres, hareketsiz yaşam, kalıtım ve fazla alkol kullanımı neden olarak belirlenir.

Bireylerin çok az bir kısmında ise Sekonder Hipertansiyon gözlenir. Bunun nedeni ise başka bir hastalık türüdür. Büyük bir kısmı böbrek hastalıkları ve hormonal bozukluklar nedeniyle oluşuyor. Bunun yanında gebelikle ilişkilendirilen tansiyon yüksekliği ve uyku apnesi de buna neden olabiliyor.

1. Yaş

Bireylerin yaşı arttıkça kan basıncında düzensizliklerin görülme ihtimali de artış gösterir. İnsan vücudu zaman geçtikçe işlevini kaybetmeye ve kendini yenilememeye başlayabilir. Bu durumda yaş ilerledikçe yüksek tansiyona yakalanma ihtimali de artış gösterir.

2. Yetersiz fiziksel aktivite

Teknolojinin getirdiği özelliklerle birlikte artık insanlar eskisi kadar hareket etmiyor. Kişiler hareket etmedikçe hantallaşıp hareketsizlik yaşıyorlar. Böyle bir vücutta ise kan basıncının düzensizlikleri görülmeye başlar. Ayrıca fiziksel aktivitede bulunmak kilo alımını da yavaşlatır.

3. Sigara

sigara

Sigara içerken tütünün yapısı gereği bir süre tansiyon yüksekliği görülebiliyor. Tütün etkisi geçince tansiyon yüksek halinden normale geçmeye başlıyor. Fakat sürekli sigara kullanmak, yüksek tansiyonun kronikleşmesine neden oluyor. Ayrıca sigara damarlara da zarar veriyor ve yüksek tansiyonun daha fazla etki göstermesine neden oluyor.

4. Genetik faktörler

gen

Bazı genetik sorunlara bağlı olarak insan vücudunda hastalıklar gözlenebiliyor. Belli bir kromozomdaki genin bozuklukları hipertansiyona neden olabiliyor. Eğer birinci derece akrabada yani anne, baba, kardeşte yüksek tansiyon olması durumu varsa bu hastalığın sizde de görülme riski fazla demektir. Aynı zamanda tiroid hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri de bu hastalığa neden olabiliyor.

5. Çevresel faktörler

haplar

Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında bazı minerallerin eksikliği de incelenebiliyor. Tuz tüketiminin fazla olması, kalsiyum, potasyum, magnezyum eksikliği gibi nedenlerden dolayı bu problemler ortaya çıkabiliyor. Bunun yanında doğum kontrol hapları ve bazı ağrı kesici ilaçlar insan vücudunda kan basıncının artmasına neden olabiliyor.

6. Aşırı alkol tüketimi

alkol

Çok sık ve ağır alkol kullanımı kalbinizi oldukça fazla yoran bir durumdur. Her oturuşta 3 kadehten fazla alkol kullanmak akıllıca bir hareket değildir. Fazla alkol tüketmek kan basıncının yükselmesine neden olur.

7. Stres

stresli erkek

Aşırı stresli olmak kan basıncında geçici ama çok yüksek bir artışa neden olabiliyor. Stresli olunan dönemde alkol tüketip sigara kullanarak ve aşırı yemek yiyerek kan basıncınızı daha fazla arttırmış olursunuz.

8. Şeker hastalığı

kan testi

Şeker hastalarında yüksek tansiyon görülme riski, şeker hastası olmayan kişilere göre daha fazladır. Şeker hastalarının tansiyon kontrolü oldukça önemli bir konudur. Bu hastaların normal kabul edilen tansiyon sınırı 130/80 mmHg’dır.

Hipertansiyon Belirtileri Nelerdir?

1. Burun kanaması

burnu kanayan kadın

Bireyler genellikle yüksek tansiyon sorunu yaşadıklarını rutin doktor kontrollerinde öğreniyorlar. Pek çok kişi kendi kendini kontrol edemediği için çok riskli hastalıklarla beraber yaşıyor. Fakat bazı belirtiler hipertansiyona işaret edebiliyor. Sık sık burun kanamaları yaşanması hipertansiyonun ilk belirtisi olarak kabul edilebilir. Burun kanamalarının elbette başka nedenleri de vardır. Fakat burna herhangi bir darbe gelmiyorsa, yaşanan bu kanamalar burundaki kılcal damarların herhangi bir sebepten dolayı zarar görmesinden kaynaklanıyor.

Yüksek kan basıncı damarlarda böyle bir hasara neden olabiliyor. Kanın normalde olduğundan çok daha fazla basınç uygulaması burundaki kılcal damarları parçalayarak kanamalara neden oluyor. Eğer sık sık sebepsiz burun kanamaları yaşıyorsanız mutlaka bir doktora gitmelisiniz.

2. Kalp ağrısı

kalbi ağrıyan adam

Kalp ağrısı genelde kalbin direkt bulunduğu yerde değil, göğüs bölgesinde yayılan bir ağrı olarak hissedilir. Kalp ağrısı yaşayan bireyler genel olarak bu durumu direkt kalp ağrısına yorarlar. Aslında bu yaklaşım tam olarak yanlış sayılmaz. Birçok kalp hastalığı, kalp ve göğüs ağrılarına neden olabilir. Bu durumun yüksek tansiyon riski olup olmadığına işaret edebilmesi için hipertansiyonun vücuda neler yaptığının bilinmesi gerekir.

Yüksek tansiyon kan basıncıyla ilgili bir durumdur. Kalp ise bu kanı pompalayan organdır. Kan basıncındaki değişikliklerden normal olarak kalp de olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Bu nedenle yaşanan kalp ağrılarını yüksek tansiyona yormak çok daha mantıklıdır. Zaten böyle ağrılar yaşanıyorsa mutlaka bir hekime görünmeniz gerekir. Fakat doktora gittiğinizde tansiyonunuzun ölçülmesi de sizin için çok faydalı bir hareket olacaktır.

3. Baş ağrısı

başı ağrıyan kadın

Baş ağrısı bu sayılan belirtiler içinde en genel olan belirtidir. Baş ağrısına pek çok şey sebep olabilir. Stres, sıkıntı, hava değişimi, grip, soğuk algınlığı gibi pek çok nedenin içinde bir de hipertansiyon vardır. Bu sebeple baş ağrılarına bakarak yüksek tansiyon tanısı koymak oldukça gereksiz bir eylemdir. Fakat yüksek tansiyonun neden olduğu baş ağrılarının bazı belirgin özellikleri de bulunuyor.

Örneğin, baş ağrıları sık sık yaşanıyorsa yüksek tansiyondan şüphelenilebilir. Kanın damarlara fazla basınç yapması olarak bilinen hipertansiyon, beyne giden ve başta bulunan damarların basıncının sürekli değişmesiyle ağrılara neden olabilir. Herhangi bir hastalıktan şüphelenilmiyorsa ve buna rağmen baş ağrısı problemleri gözleniyorsa tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürün.

4. Baş dönmesi ve bulanık görme

bulanık görme

Tansiyonla ilgili ortaya çıkan belirtilerden en çok karşılaşılanı baş dönmesidir. Düşük tansiyon da yüksek tansiyon da baş dönmesine neden olabiliyor. Eğer baş dönmeleriyle sık sık karşılaşılıyorsa bu dönemlerde tansiyonunuzu mutlaka ölçtürün. Baş dönmesi sorununa bir de görme bozukluğu ekleniyorsa bu durumlar yüksek tansiyonu işaret ediyor olabilir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

  • 45 yaşının üstünde olmak,
  • Tütün kullanımı,
  • Fazla kilolu veya obez olmak,
  • Çok tuzlu diyetler uygulamak,
  • Stres,
  • Çok az D vitamini içeren diyetler,
  • Çok az Potasyum içeren diyetler,
  • Kronik durumlar,
  • Gebelik,
  • Fiziksel olarak aktif olmamak,
  • Aile geçmesinde hipertansiyon hastasının olması.

Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?

Eğer 40 yaşının üstünde bir yaşa sahipseniz her 2 yılda bir kez düzenli olarak tansiyon kontrollerinin yapılması gerekiyor. Bu sağlık sorunu için risk altındaysanız doktorunuz sizden sık sık kontrollere gelmenizi isteyecektir.

Eğer düzenli olarak doktora gitmeyen biriyseniz bir sağlık kaynağı fuarından ya da ücretsiz tansiyon taraması yapan yerlerden bu konuda bilgi alabilirsiniz. Ayrıca ücretsiz kan basıncı ölçen makineleri de bazı mağazalarda bulabilirsiniz. En kısa yol olarak bir eczaneye gidip konu hakkında detaylı bilgilendirmeleri alabilirsiniz.

Hipertansiyon Tanısı Konur?

Kan basıncını ölçmek için genelde kol etrafından yapılacak ölçümlerle tansiyon hakkında yeterli bilgiye sahip olunur. Fakat kan basıncı ölçümleri 4 kategoriye ayrılır.

  • Normal kan basıncı: Kan basıncı 120/80 mmHg
  • Prehipertansiyon: Kan basıncı 120/39 mmHg veya 80/89 mmHg arasında değişebilir.
  • Aşama 1: Kan basıncı 140/159 mmHg veya 90/99 mmHg arasındadır.
  • Aşama 2: Kan basıncı 160 mmHg veya 100 mmHg’dır.

60 yaşından sonra sistolik okuma oldukça önem kazanır. Doktorunuz büyük ihtimalle yüksek tansiyon teşhişi öncesinde 3 veya daha fazla randevu ile kan basıncını okumaya çalışacaktır. Bunun amacı ise belirli sürelerde kan basıncının ne kadar değişkenlik gösterdiğidir.

Bunun yanında doktorunuz ambulatuvar denen 24 saatlik bir kan basıncı izlemi de isteyebilir. Bu testte kullanılan aygıt 24 saat boyunca düzenli aralıklarla kan basıncını ölçüp belirli bir ortalama alır. Bu yöntem ise en doğru sonucu ortaya çıkarır, fakat tüm tıp merkezlerinde bu test yapılmaz.

Eğer yüksek tansiyon her türlü testte mevcutsa doktor tıbbi geçmişi gözden geçirdikten sonra fiziksel muayeneye başlar. Tansiyon ölçümlerinin yanında idrar testi, kan testi, kolesterol testi gibi rutin kontrolleri de isteyebilir.

Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yaşam tarzını değiştirerek yüksek kan basıncı kontrolü için önemli bir adım atmış olursunuz. Tedavi sürecinde doktorunuz sizden sigarayı bırakmanızı, düzenli egzersizler yapmayı ve diyete başlamanızı isteyebilir. Fakat bazı durumlarda yaşam tarzını değiştirmek yeterli olmayabilir.

1. İlaçlar

ilaçlar

Diyet ve egzersizlere ek olarak doktorunuz kan basıncını düşürmek için çeşitli ilaçlar kullanmanızı önerebilir.

  • Diüretikler bazen su hapları olarak anılır. Vücudun kan hacmini azaltıp sodyum ve suyu ortadan kaldırırlar. Bu ilaçlar böbrekler üzerindeki hareketlere yardımcı olurlar ve bu ilaç türleri genellikle ilk tercih edilen ilaçlar olurlar.
  • Beta blokerlar; kalp üzerindeki sorumluluğu alarak damarların açılmasına yardımcı olurlar. Tek başına reçeteye yazıldıklarında özellikle yaşlılarda işe yaramaz fakat diğer tansiyon ilaçlarıyla kullanıldığında etkili olabilirler.
  • Anjiotensin dönüştürücü enzim intibitörleri kan damarlarını daraltır ve doğal kimyasal oluşumunu engelleyip kan damarlarının dinlenmesine yardımcı olurlar. Kronik böbrek hastaları bu ilaçlardan yararlanabilirler.
  • Kalsiyum kanal blokerları ise kan damarlarındaki kasların gevşemesine yardımcı olurlar.
  • Renin intibitörleri de renin üretimiyle kan basıncını arttırır ve kimyasal adımlar zincirini başlatır. Böbreklerden üretilen enzimleri yavaşlatır.

2. Yaşam tarzı değişiklikleri

mutlu çift

Her ne olursa olsun tedavi için ilaçlar verilmiş olsa bile ilaçların yanında kendinize de dikkat etmeniz gerekiyor. Yaşam tarzını değiştirmek kan basıncını da düşüren faktörlerden bir tanesidir.

  • Daha az tuzlu diyet programları uygulamaya başlayın.
  • Düzenli egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
  • Sigarayı bırakmaya çalışın.
  • Çok fazla alkol kullanıyorsanız bunun miktarını azaltın.
  • Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için mutlaka kilo vermeye çalışın.
  • Kahve, çay gibi kafeini çok fazla olan içecekler tüketmeyin.
  • Hayatınızdan stresi uzaklaştırmak için meditasyon, yoga gibi aktivitelere yönelin.
  • Gebelik sırasında kan basıncını kontrol altında tutun.
  • Derin nefes alıp verme teknikleri öğrenmeye başlayın.

3. Alternatif tıp

bitkisel karışımlar

Diyet ve egzersizler kan basıncını düşürmek için uygun taktikler olsa da bazı ek gıdalar kan basıncını düşürmeye yardımcı olurlar. Örneğin, meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. Bunun yanında bitkilerden de yararlanın.

Hipertansiyon Nasıl Düşürülür?

  • Soğuk su sinirleri uyararak tansiyonun düşmesini sağlar. Bunun için başınızı soğuk suyla yıkayın veya çok soğuk olmayan suyla duş alın. Başı yıkamanın yanında kolları da dirseklerden bileklere kadar soğuk suyla yıkayın.
  • Bir bardak suyun içine yarım limon suyu sıkarak tansiyonunuzu düşürebilirsiniz.
  • Nar ve nar suyunun da tansiyon düşürücü etkisi bulunuyor.
  • Greyfurt ve limon suyu karışımı da tansiyonu düşürüyor. Fakat kullanılan bazı ilaçlarla greyfurt suyu tepkimeye girebiliyor. O yüzden buna dikkat etmek gerekiyor.
  • Tuzsuz ayran veya tuzsuz yoğurt tüketerek de tansiyonunuzu kısa süre içinde düşürebilirsiniz.
  • Yağlı ve yağda kızartılmış yiyeceklerden, hamur işlerinden ve salam, sosis gibi besinlerden uzak durmanız gerekiyor.
  • Yüksek tansiyonu kontrol altına alabilmek için günde 1 veya 2 kere muz tüketin. Fakat muzun kabız yapabileceğini de unutmamak gerekiyor.
  • Bir bardak kaynar suyun içine 1 tatlı kaşığı kuru nane atıp 10 dakika demleyin. Ardından günde 1-2 bardak bu çaydan tüketin.
  • Yüksek tansiyonu düşürmek ve kontrol altına almak için her gün en fazla 1 bardak pancar suyu içebilirsiniz. Aynı zamanda pancarı salatalarda da kullanabilirsiniz.
  • İçindeki özel bileşenler sayesinde lavantanın da tansiyon düşürücü etkisi bulunuyor.
  • Buğday gibi lifli besinler tüketmeye çalışın.
  • Magnezyum, kalsiyum ve potasyum gibi mineralleri almaya özen gösterin.
  • Yağlı balık, balık yağı takviyeleri veya keten tohumunda bulunan ve vücut için oldukça yararlı olan Omega-3 yağ asitlerini almayı ihmal etmeyin.
  • Sarımsak ve soğanın tansiyon düzenleyici etkisi bulunuyor. Bunun için yemeklerde bol bol soğan ve sarımsak kullanılabilir.
  • Kavun, karpuz, kurutulmuş kayısı, avokado, incir, portakal, kuru üzüm, patates, fasulye, domates gibi besinleri tüketmeye özen gösterin.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!