Lenf Kanseri : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Ne yazık ki ülkemizde hastalıklar kulaktan dolma bilgilerle teşhis edilir. Bu da hem yanlış tedavileri hem de hastalık boyutlarının geri dönüşü olmayacak şekilde ilerlemesine neden olur. Pek bilinçli olunmayan bir konu da vücutta bulunan lenf bezleridir.

Lenf bezleri, bağışıklık sisteminin en önemli parçalarından biridir. Vücuttaki dokuların hemen hemen hepsinde lenf bezleri bulunur. Lenf bezlerinde bazen istenmedik durumlar oluşabilir. Burada gelişen bazı kötü huylu kitleler bağışıklık sistemini hedef alarak sağlığı doğrudan etkiler. Bu da lenf kanserine sebep olur. Lenf kanseri, erken teşhis edilmesi gerek önemli bir hastalıktır. Erken teşhis edilmesi halinde vücudun bütünü koruma altına alınabilir.

Lenf Kanseri Nedir?

Lenf bezleri, vücuda giren herhangi bir mikroba ya da hastalığa karşı direnç gösterilmesine yardımcı olan bir savunma elemanıdır. Organların kimi zaman üst yüzeyinde kimi zaman da daha derininde yer alan lenf bezleri özellikle çenenin altında, kasıkta, boyunda, koltuk altında, ince bağırsakta daha yoğun bir şekilde bulunur ve organların korunmasına yardımcı olur. Lenf bezleri, baş edemediği herhangi bir kötü huylu hücreye karşı kimi zaman yenik düşebilir. Bu da lenf bezlerinin büyümesine neden olur. Büyümesiyle birlikte derinin altında bulunan lenf bezleri elle kontrol esnasında hissedilebilir.

Lenf bezlerinde meydana gelen büyümeler genelde lenf kanserini işaret eder. Lenf kanseri ülkemizde çok sık görülen, dolayısıyla da tedavisi üzerinde oldukça araştırmalar yapılan bir hastalıktır. Tıbbın ve teknolojinin ilerlemesiyle birlikte lenf kanserine karşı pek çok tedavi yöntemi geliştirilmiştir. Erken teşhisinde genelde olumlu sonuçlar elde edilir. Genetik yatkınlıktan yaşam tarzına kadar pek çok faktörün etkisiyle lenf kanserine yakalanılabilir. Görülme sıklığı olarak kadın ve erkeklerde eşit orandadır.

Lenf Kanseri Evreleri Nelerdir?

Kanser, hastalık hakkında uzman kişinin daha kolay bilgilendirilerek uygun tedavi yönteminin kolaylıkla belirlenmesi için evrelerine ayrılır. Her kanser çeşidinde genelde 4 evre bulunur.

  • Evre 1’de kanser hücreleri genelde tek bir alandadır. Kanserli hücreler tek bir organda yer alır ve tedavisi oldukça kolay, belirtileri diğer evrelere göre hafiftir.
  • Evre 2’de lenf bezlerinin bulunduğu geniş alanlardan biri göğüs bölgesidir. Çeneden başlayan ve diyaframla sınırlanan bu alanda kanser hücreleri bulunur. Vücudun diğer geniş alanlarına kanser hücreleri henüz yayılmamıştır ve bölgesel bir tedavi sonucunda kolaylıkla tedavi edilebilir.
  • Evre 3’te ise kanserli hücreler bir önceki evrenin sınırlamış olduğu organların da dışına taşarak diğer alanlara yayılır. Kanserin başlangıç noktasının yakınındaki organlar zarar görür.
  • Evre 4 ise son ve en tehlikeli evredir. Bu evrede genellikle kanser hücreleri tek bir noktadan başlayarak vücuda dağılmış ve en uzak organlara kadar sıçramıştır.

Lenf Kanseri Nedenleri Nelerdir?

1. Yaş

yaşlı birey

Özellikle yaşlı bireylerde daha sık görülen kanser çeşidi hodgkin olmayan lenf kanseridir. Genelde 60 yaş ve üstü bireylerde görülür. Yaşın getirmiş olduğu bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucunda vücutta oluşan enfeksiyonların neden olduğu bir hastalıktır.

2. Kimyasallar

kimyager

Kimyasal maddelere sürekli olarak maruz kalmak kansere yakalanma riskini büyük ölçüde artırır. Tarımda kullanılan bazı tarımsal ilaçlar ve radyasyon yayan cihazlar kanserin oluşumundaki en güçlü faktörlerdir. Kimyasallarla ilişki içerisinde olunan bir meslekte çalışılıyorsa mutlaka gerekli önlemler alınmalıdır. Düzenli olarak gerekli sağlıklı testlerinde geçilmeli, solunum maskesi ve koruyucu kıyafetlerin kullanımı ihmal edilmemelidir.

3. Organ nakli

kalp nakli

Organ naklinde risk taşıyan unsur ameliyat değil, ameliyat sonrası vücudun nakledilen organa uyumlu sağlamasıdır. Nakledilen organın vücutta meydana getireceği komplikasyonlar ölümle dahi sonuçlanabilir. Organ nakli sonrası ilik uyuşmazlığının yaşanması ya da savunma mekanizmasının organı dışarı atmak istemesi lenf kanserine neden olabilir.

4. HIV

hücre

AIDS, doğrudan bağışıklık sistemini hedef alan bir hastalıktır. AIDS sonucu bağışıklık sistemi çöken hastaların vücuda farklı hastalıklara gerekli direnci gösteremez. AIDS’e neden olan HIV virüsü zamanla vücudun bazı organlarına yerleşerek lenf bezlerini etkileyerek kansere sebebiyet verebilir.

5. Otoimmün hastalıklar

vücudun kendine açtığı hastalık

Dışarıdan vücuda giren virüs, bakteri ve mikroplar çeşitli hastalıkların oluşumuna neden olur. Ancak kimi zaman da vücudun kendi hücreleri bağışıklık sistemine karşı savaş açar ve hastalıkları ortaya çıkarır. Bu durumda da bağışıklık sisteminde ciddi bir tahribata neden olur. Bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf bezleri de bu durumdan olumsuz etkilenir ve kanser ortaya çıkabilir.

6. Enfeksiyon

enfeksiyonlar

Vücudun belirli bölgelerinde çalışır durumda olan lenf bezleri genelde enfeksiyon bulunması halinde şişer. Bölgesel bir tedavi sonucunda bu şişliklerin geçmesi mümkün olmasına rağmen kimi zaman enfeksiyonlar galip gelerek lenf bezlerini çalışamaz duruma getirebilir. Bunun sonucunda enfeksiyona bağlı olarak lenf kanseri oluşur.

7. Genetik yatkınlık

gen dizilimi

Kan bağı bulunan akrabalarda herhangi bir kanser çeşidinin yaşanmış olması önemli bir risk faktörüdür. Ancak hastalık geni taşıyan bireyin kansere yakalanmama ihtimali de bulunur. Kanseri tetikleyen diğer faktörlere maruz kalınması halinde kanseri yakalanma olasılığı, gen faktöründen etkilenmeyen bireylere göre oldukça yüksektir. Genetik yatkınlık, kanser oluşumunun bir nedeni olmakla birlikte, kanseri tetikleyen bir faktör olarak da karşımıza çıkar.

Lenf Kanseri Tehlikeli Midir?

Her kanser çeşidi beden zarar verir. Kimi zaman uygulanan tedavilerle sonuçlar hafifletilebilirken kimi zaman da en ağır tedavi yöntemlerine bile cevap alınamayabilir. Tedaviden olumlu bir geri dönüş alınamaması halinde kanser, bedende ölüme kadar varabilecek ağır hasarlar bırakabilir. Lenf kanseri de, vücudun bağışıklı sistemini direkt olarak hedef alan tümörlerin oluşmasıyla meydana gelmesi sebebiyle, diğer hastalıklara da davetiye çıkararak vücudun ağır hasarlar almasına neden olur.

Saldırgan olmayan lenf kanseri ölüm oranı %14’tür. Bu oran, diğer kanser çeşitlerine göre oldukça umut vericidir. Ancak saldırgan türde olan kanser çeşidinde ise durum farklıdır ve ölüm oranı %30’lara kadar çıkabilir. Elbette ki herkes için ölüm riski aynı ölçüde değildir. Eğer tümörün bulunduğun yerin çevresinde hayati bir organ bulunmuyorsa, yaş faktörü gereği anabolizma reaksiyonları daha hızlıysa kanserden en az hasarla kurtulma ihtimali yüksektir.

Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir?

1. Şişkinlik

elde şişlik

Özellikle lenf bezlerinin sürekli olarak çalıştığı organların başında eller ve ayaklar gelir. Lenf bezlerinde meydana gelen herhangi bir kanser hücresi karşısında eller ve ayaklarda şişkinlik oluşur. Bu şişkinlikler bir süre sonra günlük hareketleri kısıtlayabilir. Özellikle enfeksiyon nedenli kanser çeşidinde bu durum görülür.

2. Karın ağrıları

karnı ağrıyan kadın

Karın boşluğunda yer alan lenf bezleri bir süre sonra bölge enfeksiyonlara yol açar. Enfeksiyona bağlı olarak ağrılar meydana gelir. Karın ağrılarının 2 hafta boyunca devam etmesi halinde mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır. Çünkü enfeksiyona bağlı olan ağrılar genelde bu süre içerisinde geçer. Uzun süreli ağrılar kanser işareti olabilir.

3. Gece terlemeleri

gece terleyen kadın

Lenf bezlerinde kanser hücresinin oluşması bir süre sonra hormon dengesinin bozulmasına yol açar. Eğer koltuk altında bulunan lenf bezlerine kadar bu hücreler sıçramışsa özellikle geceleri aşırı terleme sorunuyla karşılaşılır. Bu terlemeler enfeksiyonun neden olduğu ateşlenme sonucunda karşılaşılan bir durum da olabilir.

4. İştah kaybı

iştahsız kız

Özellikle karın bölgesinde yer alan kanser hücreleri öncelikle sindirim sisteminizi bozar. Bu da iştahın hızla kapanmasına ve ardından da ani bir kilo kaybı yaşanmasına sebebiyet verir. Bağışıklık sisteminin tamamen çökmesine neden olan etkenler arasında yer alır. Çünkü yetersiz beslenmeyle birlikte hücrelerin ihtiyacı olan enerji sağlanamaz ve sonucunda geriye dirençsiz bir savunma mekanizması kalır.

5. Kaşıntı

kaşınan kadın

Vücudun bağışıklık sisteminin çalışmasının sonucunda kaşıntı gibi durumlara maruz kalınabilir. Vücudun herhangi bir enfeksiyon karşı gösterdiği reaksiyon kaşıntı ve döküntülere sebep olabilir. Bu durum karşısında belirtileri azaltmaya yönelik bir tedavi yöntemi tercih edilebilir.

6. Kronik öksürük

öksüren adam

Lenf bezlerinin sürekli olarak aktif halde çalıştığı bir diğer bölge de boğazdır. Yani tam çeneden başlayan ve göğüs kafesine kadar ilerleyen alanda lenf bezleri bulunur. Burada oluşan herhangi bir problem sonucunda kuru kuru öksürmeler başlar. Bu öksürmeler bir süre sonra boğazın tahriş olmasına neden olur. Ardından kanlı balgam çıkarılmasına da sebep olabilir. Aynı zamanda boğazda sürekli olarak bir şey varmış hissine kapılınabilir ve sürekli olarak temizleme ihtiyacı hissedilebilir.

7. Sürekli yorgunluk

yorgun kadın

Lenf kanseri belirtileri arasında yer alan iştah kaybı sonucunda yeterli besin alınamaz. Bu da bir süre sonra kan değerlerinin düşmesine ve hücrelerin verimli olarak çalışamamasına neden olur. Bu süreçte ise şikayetçi olunan en büyük belirtiler arasında yorgunluk yer alır. Normalde herhangi bir yorgunlukla karşılaşılmadan gerçekleştirilen günlük aktiviteler dahi gerçekleştirilemez. Bir süre sonra sürekli olarak dinlenme ihtiyacı hissedilir.

Lenf Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Genelde kanser çeşitleri için özel tarama sistemleri bulunur ve vücutta kanser hücresiyle karşılaşılması durumunda tespit yapılır. Ancak lenf bezleri için böyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü vücudun genelinde çalışır vaziyette lenf bezleri bulunur. Bu yüzden özel bir tarayıcıya sahip değillerdir. Bunun yerine yukarıda sayılan belirtilere rastlandığı takdirde en kısa sürede uzman bir doktora danışılmalıdır.

Genelde enfeksiyon hastalıklarıyla ortak belirtilerinin bulunmasından dolayı diğer hastalıklarla karıştırılabilir. Ancak diğer enfeksiyonlar genelde 2 hafta içerisinde geçer. Uzun süreli şikayetlerde gerekirse tekrar tekrar doktora gidilmelidir. Teşhisin konulmasının ardından doktor, kriterlere uygun bir tedavi seçeneği sunar. Aynı zamanda farklı evrelerde tedavi yöntemleri değişir.

1. İlaçlar

kanser ilaçları

Lenf kanserine sebep olan tümör küçük boyutlardaysa genelde ilaçla tedavi edilebilir. Bu ilaçların kullanımında tümörün küçülmesi ve bir süre sonra da yok olması amaçlanır. Ancak genelde evre 1’de uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu yüzden erken teşhis oldukça önemlidir. İlaç kullanımından sonra izlemeye alınan hastanın gidişatına göre ilaç tedavisine devam edip edilmeyeceğine karar verilir. Evre 1’deki hastalar ilaç kullanımı sonrası genelde olumlu sonuçlar elde ederler.

2. Kemoterapi

hastaya destek

Kemoterapi ciddi yan etkilere sahip olan bir tedavi seçeneğidir. Bu yüzden genelde doktorlar farklı tedavi seçeneklerine başvurur. İlerleyen evrelerde kemoterapi uygulanır. İlk önce düşük dozlarda alınan kemoterapiyle hastanın tedaviye nasıl bir yanıt verdiğine bakılır ve sonuca göre kemoterapi dozajı ayarlanır.

3. Radyoterapi

radyoterapi cihazı

Radyoterapi kemoterapinin ardından mutlaka uygulanır. Kemoterapi gören hastalar bir daha bu kansere yakalanmamak adına radyoterapi görebilirler. Bunun sonucunda vücut artık tamamen kanser hücrelerinden arınır.

4. Kök hücre nakli

kök hücre modeli

Ülkemizde pek çok hastalık için kök hücre tedavisine başvurulur. Ameliyatsız bir şekilde gerçekleştirilen bu tedavi genelde hastadan alınan hücrelerin ilgili alana enjekte edilmesiyle olur. Bu doğal ancak zorlama bir kalkan oluşmasına yardımcı olur ve kanserli bölgenin iyileşmesi amaçlanır.

5. Cerrahi müdahaleler

ameliyat

Lenf bezlerinde görülen kanser hücreleri git gide yayılıyorsa, yani son evrelere gelinmişse bunun için cerrahi müdahale gerekir. Lenf kanserinin yoğunlukta olduğu alandaki tümörlerin minimum boyuta getirilmesi amaçlanır. Ardında kalan diğer parçalar için yukarıda saydığımız uygun bir tedavi seçeneği uygulanır. Ancak bazen ilgili organ direkt alınabilir. Bu kanser çeşidinde genelde dalağın alınması söz konusudur.

Lenf Kanseri Tedavisi Kaç Ay Sürer?

Lenf kanserinde belirtilerin hissedilmesi için öncelikle zaman geçmesi gerekir. Düzenli olarak kontrollerini yaptıran bir kişinin belirtileri fark etmesi de daha kolaydır. Belirtiler için genelde ortalama 6 ay kadar beklenir. 6 ay sonrasında görülen belirtilerle birlikte uygun bir tedavi seçeneği belirlenir.

Genellikle 6 ay ile 2 yıl arasında olumlu ya da olumsuz sonuçlar elde edilir ve tedavi sonlanır. Bazı olumlu kriterlere sahip olunması durumunda bu süre kısalabilir.

Lenf Kanserine Alternatif Çözümler

Lenf kanserine yakalanmamak adına alınabilecek bazı önlemler bulunur. Bu önlemler sayesinde kansere karşı daha dirençli bir bedene sahip olunabilir. Aynı zamanda tedavi süreci de hızlandırılabilir. Eğer hastalık erken bir evrede ise önlemler sayesinde kısa sürede iyileşmek mümkündür.

  • Bağışıklık sistemini güçlendirecek bitkisel ürünler alınabilecek önlemlerin başında gelir. Özellikle beslenme programı glukan içeren besinler üzerinde oluşturulmalıdır. Bu besinlere örnek olarak; ekmek kabuğu, yulaf ezmesi, esmer pirinç ve son olarak bulgur gösterilebilir. Besinlerin gün içerisinde bol miktarlarda tüketilmesine özen gösterilmelidir. Bu besinler hücrelerin ihtiyacı olan enerjiyi sağlayarak kansere karşı savaşan hücreleri tekrar canlandırır.
  • Bir diğer bitkisel ürün de halk arasında pek duyulmamış olan yoğurt otudur. Bu bitkisel ürün kansere karşı doğal bir kalkandır. Demleme metoduyla kullanılabilecek bu bitkiyle beraber tedaviye destek olunabilir. Ancak kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Aksi takdirde vücudun alerjik bir reaksiyon göstermesi belirtilerin artmasına neden olarak bağışıklık sistemini daha da zayıflatabilir.
  • Günlük olarak yapacağınız egzersiz ya da sporla beraber kaslarını daha geç erimesi sağlanabilir, hastaların etkileri azaltılabilir. Açık havada yapılacak bir yürüyüş bile hastaya bu süreçte yardımcı olur.
  • Günlük olarak içilmesi gereken su miktarına ulaşmaya özen gösterilmelidir. Hücrelerin yapısına katılan su molekülleri hücrelerin sağlamlığını ve salgılanan enzimlerin oranını ayarlar. Salgılar bu süreçte önemlidir. Çünkü salgıların enzim oranını korunması kansere karşı gösterilen direncin artmasına yardımcı olur.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!