Makrobiyotik Diyet

Dr. Richard Mackarness’ın ortaya koyduğu ve Japon filozof George Ohsawa’nın geliştirdiği makrobiyotik diyet, eski Doğu kültürüyle şekillenmiştir. Makrobiyotik kelimeleri “makro” uzun “biyo” sağlıklı kelimelerinden oluşur. Makrobiyotik diyetin amacı ağırlığı azaltmaktan çok besinlerle dengeyi sağlayarak iç huzuru sağlamak ve psikolojinin normalleştirilmesidir. Bu denge ying (yayılan enerji) ve yang (daralan enerji) olarak gruplandırılan besinlerin tüketilmesi ile sağlanabilir. Makrobiyotik diyetin esası bulunulan coğrafyadaki iklim koşulları doğrultusunda organik yetiştirilmiş besinler tüketmektir.

Yang olarak kabul edilen besinler deniz tuzu, deniz besinleri, tahıllar, bakliyat, et, balık, tavuk, yumurta ve sert peynir; ying olarak kabul edilen besinler ise süt, kaymak, meyve suyu, taze sebze ve meyveler, alkol ve şekerdir.

Makrobiyotik Diyet Nasıl Yapılır?

çorba

İrade gücü ve disiplin gerektiren makrobiyotik diyet, besinlerin dengeli tüketilmesine dayanır. Buna göre tam tahıllı besinlerden %50 oranında, taze sebzelerden %30, baklagillerden %10 ve deniz ürünleri, meyve ve yemişlerden %10 oranında tüketmelisiniz. Az yağlı, bol lif içeren besinlerin tüketilmesine dayanan vejetaryen bir beslenme biçimi olan makrobiyotik diyet, mevsimlik taze sebzelerin bir kısmının çiğ, pişirilen kısmının ise buharda ve fırında pişirilerek tüketilmesini gerektirir. Besinleri mikrodalga fırında, elektrikli ısıtıcıda pişirmemelisiniz. Ocakta alevin gıdalara iyi enerji yüklediği savunulur. Pişirmede kullandığınız kaplar paslanmaz çelik ya da kilden yapılmış olmalıdır. Ana tatlandırıcı olarak çok az miktarda pirinç şurubu kullanabilir, yağ olarak damıtılmış sebze yağları, mısır özü yağı, hardal tohumu yağı, siyah susam yağı kullanabilir ve tuz olarak deniz tuzu kullanabilirsiniz. Makrobiyotik diyette şeker, alkol, fazla işlenmiş besinler, kafein, sıcak baharatlar ve tropikal meyveler kesinlikle tüketilmemelidir. Makrobiyotik diyet esnektir. Ara ara tam tahıllı makarna, ekmek, balık, salatalık, kereviz ve marul yiyebilirsiniz. Makrobiyotik diyet için en uygun yemekler fasulye, nohut, mercimek ve mevsim sebzeleri ile hazırlanan çorbalardır. Günde en az 2 kase mevsim sebzeleriyle yapılmış çorba tüketmelisiniz.

Bu diyette beslenme ile birlikte uyulması gereken diğer ilkeler; günde iki veya 3 öğün beslenmek, sindirime yardımcı olmak için besinleri fazla çiğnemek, sadece organik besinler tüketmek, son öğünü uyumadan en az üç saat önce yemek, her gün en az 2 litre saf su içmek, 2 günde bir ılık suyla duş almak, metal takılar kullanmamak, sadece pamuklu kumaştan üretilmiş giysiler kullanmak, aerobik ve esneme hareketleri yapmak, yoga ile diyeti desteklemek, her gün 30 dakika yürümek, bilgisayar televizyon ve akıllı telefonlardan mümkün olabildiğince uzak durmak, oksijeni artırmak için evin her yerini bitkilerle donatmak ve pencereleri olabildiğince açık tutmaktır. Bu diyeti uygulamadan önce mutlaka bir doktora danışın ve vitamin değerlerinizin durumunu öğrenin.

Yiyebilecekleriniz

Kahverengi pirinç, arpa, yulaf, buğday, karabuğday, mısır, çavdar ürünleri, yerel toprak ve iklimde yetişmiş köklü ve yeşil yapraklı sebzeler (maydanoz, marul, yeşil soğan), yerel toprak ve iklimde yetişmiş taze meyveler ve kurutulmuş meyveler, mercimek, nohut, kuru fasulye, yer fıstığı, badem, fındık, ceviz, kuru kestane, susam, kabak çekirdeği, soğuk preslenmiş bitkisel yağlar (susam, ayçiçeği, mısır ve zeytinyağı), deniz tuzu, zencefil, hardal, tahin, elma sirkesi, sarımsak, limon suyu, elma suyu, şekersiz doğal reçel çeşitleri, tahin, fıstık ve yer fıstığı yağları, pirinç gevreği, kavrulmuş fıstık ve çekirdek, kuru üzüm.

Yememeniz Gerekenler

Şeker, içeriğinde şeker bulunan gıdalar, rafine ve paketli gıdalar, süt ve süt ürünleri, kırmızı et, tropikal gıdalar, endüstriyel içecekler, çikolata ve kakao ürünleri, koyu renkli sebzeler (patlıcan, ıspanak, pancar, domates) kahve, yumurta, tatlandırıcılar, bal, kabak ve patates.

Makrobiyotik Diyetin Faydaları

ying yang

  • Tam tahıllar ve sebzeler makrobiyotik diyette bolca alınır. Bu lif alımına bağlı olarak sindirim sistemi korunmuş olur.
  • Kalorisi düşük taze sebzeler bolca tüketildiği için ve besinler çok çiğnendiği için fazla kilolarınızdan makrobiyotik diyeti uygulayarak kurtulabilirsiniz.
  • Makrobiyotik diyet hem bir beslenme biçimi hem de bir yaşam tarzıdır. Bu yaşam biçimiyle içsel huzuru bularak stresten uzaklaşmış olursunuz.
  • Makrobiyotik diyete göre kanser hastalığının oluşmasının sebeplerinin en önemlisi yin ve yang dengesinin bozulmasıdır. Ayrıca hayvansal gıdaların kanser hücrelerini çoğalttığı ve kanser hastalığını tetiklediği düşünülür. Bu doğrultuda pek çok kanser hastası tarafından uygulanmaktadır. 2015 tarihli bir araştırma makrobiyotik diyetin anti-inflamatuvar ve kanser karşıtı olduğunu ispatlamıştır.
  • Makrobiyotik diyetin sağladığı fitoöstrojen, östrojen hormonuna dayanan göğüs kanseri gibi kanser türlerini iyileştirici özelliktedir. Ayrıca fitoöstrojen menopoz ve adet dönemlerinin kolay atlatılmasını sağlar.
  • Süt ürünleri ve et bu diyette yer almadığı için kalp sağlığınızı korumuş olursunuz.
  • Makrobiyotik diyette alınan yağ oranının az olmasına ve fitoöstrojen sağlanmasına bağlı olarak selülit oluşmasının önüne geçilir.
  • Makrobiyotik diyette posalı besinler tüketildiği ve şekerden uzak durulduğu için diyabete olumlu etkisi vardır.
  • Lifli besinler tüketilmesi ve az yağ kullanılması makrobiyotik diyetin trigliserit düzeylerinin düşmesinde etkili olmasını sağlar.
  • Makrobiyotik diyette sofra tuzu yerine deniz tuzu kullanılır. Deniz tuzu içeriğindeki mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, serotonin ve melatonin salgılanmasına bağlı olarak depresyonun önüne geçilmiş olur, kan dolaşımı kolaylaşır, alkali özelliği taşımasına bağlı olarak yağı yok eder ve kilo kaybı sağlar, astım krizlerini önler, içeriğindeki mineraller ile kemikleri korur, kaslar için faydalı olan potasyum yönünden zengindir ve deniz tuzu doğal insülin sayılır.

Makrobiyotik Diyetin Zararları

  • Süt ürünlerinin yasaklı olması bazı vitamin ve minerallerin alınmasını engeller. Bu bağlamda özellikle kadınların kalsiyum eksikliği yaşamaları oldukça muhtemeldir.
  • Makrobiyotik diyette protein ve demir bakımından zengin kırmızı et ve beyaz etin tüketilmemesine bağlı olarak protein, B12 vitamini eksikliği ve kansızlık gibi problemler yaşayabilirsiniz.
  • Bu diyetin uzun süre yapılması D vitamini ve çinko eksikliğine sebep olabilir.
  • Makrobiyotik diyette soya sosu, fermente soya ürünleri ve deniz sebzelerine bol miktarda yer verilir. Bu da vücuda fazla miktarda sodyum alınması anlamına gelir.
  • Makrobiyotik diyette kırmızı etin tüketilmemesi ileride Alzheimer olma ihtimalini artırır.

Örnek Diyet Listesi

Sabah kahvaltısı: Su veya süt ile harmanlanmış öğütülmüş yulaf.

Öğle Yemeği: Mercimek çorbası, kılıç balığı, esmer pirinçten yapılmış pilav.

Akşam Yemeği: Tofu, sebzeler ve deniz yosunu karışımı.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!