Omurga Eğriliği (Skolyoz): Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Omurga eğriliği olarak da bilinen skolyoz, omurganın sağa veya sola doğru eğilmesi anlamına gelir. Doğuştan olabileceği gibi çocukluk veya yetişkinlik çağlarında da oluşabilir. Kız çocuklarında erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Ancak bu deformasyon durumuna neyin sebep olduğu tam olarak belli değildir. Çocukluk dönemlerinde erken teşhis ise hastalığın tedavisi açısından oldukça önemlidir.

İnsan omurgası anatomik açıdan bakıldığında dümdüz değildir; boyun ve bel bölgesinde hafif çukurluk, sırt bölgesinde ise hafif kamburluk vardır. Arkadan bakıldığında ise düz görünmelidir. Skolyoz, birçok hastalığa bağlı olarak da gelişebilir ve omurganın farklı bölgelerinde görülebilir. İki farklı bireyde aynı sebeple ortaya çıkabilir ancak ikisinde de aynı şekilde seyretmeyebilir. Bu sebeple de kişiye özgü tedavi yöntemleri uygulanır. 3 tür skolyoz vardır: Konjenital, nöromusküler ve idiopatik skolyoz.

Skolyoz Çeşitleri

1. Konjenital (doğuştan) skolyoz

Konjenital sözcüğü doğuştan itibaren var olduğu ve sorunun anne karnındayken oluştuğunu ifade eder. Ana rahmindeki çocuğun omurga gelişimi, organlarının gelişimiyle birlikte ilk 3 ayda tamamlanır. Bu süre içinde omurga yapısının anormal oluşması veya birleşik kalması sonucunda omurların büyümesi asimetrik olur ve bunun sonucunda eğrilikler ortaya çıkar. Omurların iki tarafının da yapışık olduğu durumda bu bölgede büyüme olmaz veya çok azdır. Bunun sonucunda skolyoz gelişmez ancak bu bölge kısa kalabilir. Omurlar önden yapışıksa arkadan büyüme devam edeceği için kifoz (kamburluk) oluşur. Omurlar arkadan yapışık ise, çukurluk (lordoz) oluşur.

Konjenital tipte en etkili tedavi yöntemi, omurun asimetrik büyümesinin yavaşlatılması ya da yok edilmesidir. Bu da omurga füzyonu işlemiyle yapılabilir. Hastaya erken cerrahi gerektiğinde her yaşta yapılabilir ancak genelde 1 yaşına gelinceye kadar ertelenir. Bu yaştan sonra eğer cerrahi müdahale şartsa mutlaka geciktirilmeden yapılmalıdır.

2. İdiyopatik skolyoz

Çocukluk çağlarında ağrısız olarak başlar, ancak belirtilerini ilerleyen yaşlarda gösterir. Çocukluk çağında ortaya çıkabilen bu eğrilik türünün nedeni bilinemediği için idiyopatik olarak adlandırılır. Bu durum tamamen sağlıklı çocuklarda oluşabileceği gibi, beyin felçli, kas hastalığı olan, çocuk felci olan çocuklarda da görülebilir. Down sendromu da sebepler arasındadır. En kolay teşhis yöntemi öne eğilme testidir.

Eğriliğin miktarına ve kemik büyümesinin hangi seviyede olduğuna göre tedavi yöntemi belirlenir. 30 derecenin altındaki eğriliklerde genelde tedaviye gerek duyulmaz ancak 6 ayda bir yapılan kontrollerle gözlem altında tutulur. Bu arada kaslardaki dengesizliğin önlenmesi için düzenli egzersizler yapılması gerekir.

3. Nöromusküler skolyoz

Merkezi sinir sisteminin ya da kasların nörolojik bir rahatsızlığından dolayı gelişir. Altta yatan neden bir sinir-kas hastalığıdır. Nöromusküler skolyozda idiyopatiğin aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına daha çok rastlanabilir. Solunum problemleri, epileptik nöbetler, duyu kusurları gibi nedenlerden ötürü tedavi sürecinde korse kullanılmayabilir. Cerrahi müdahale tercih edilebilir.

Ameliyat öncesi akciğer hacmi ve kapasitesi ölçülmelidir. Solunum egzersizleri ile oksijen doygunluğu yukarı çekilmeye çalışılmalıdır. Nöromusküler tip hastaları sık akciğer enfeksiyonu geçirirler. Bu nedenle ameliyat öncesinde akciğer enfeksiyonuna yönelik önlem alınmalıdır. Ayrıca bu hastaların %20’sinde kalp sorunları da görülür. EKG ve gerekli durumlarda ekokardiyogram ile hastalar ameliyat öncesinde değerlendirilmelidir. Uygulanacak her yeni ameliyat girişimi nöromusküler skolyozda komplikasyon riskini artırır, bu nedenle tek operasyonla tedavinin tamamlanması gerekir.

Hamilelikte Omurga Eğriliği

Omurga eğriliğine buluğ çağındaki kızlarda sık rastlanır. Ancak skolyoz hastalarının gebe kalmasında bir sakınca bulunmaz, normal bir gebelik süreci yaşarlar. Gebe kalınan yaşlarda kadınlar genelde kemik gelişimini tamamlamış olurlar. Boy uzaması da bitmiş olur. Bu yüzden omurgadaki eğrilik durumunun ilerleyeceği düşünülmez. Sırt ve bel ağrıları da diğer kadınlarınkinden farklı değildir. Bel ağrısı normal gebelik yaşayan kadınlarda da oldukça sık görülür. Ağrının sıklığı annenin ilerlemiş yaşı ve doğum sayısıyla ilgilidir.

Doğum sırasında da bir sorun yaşanmaz. Normal doğum yapılabilir. Hastanın omurgasındaki bu eğrilik pelvisin kapasitesini etkilemez. Ancak yüksek açılı eğriliği olan, kalp ve akciğer hastalıkları olan, doğum kanalı normal doğuma elverişli olmayan gebelerde sezaryen ile doğum tercih edilir. Doğum öncesi hastanın göğüs hastalıkları, kardiyoloji ve anestezi hekimleri tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Omurga Eğriliği Nedenleri Nelerdir?

1. Genetik yatkınlık

genetik yatkınlık

Omurga eğriliğinin tam olarak nedenleri bilinmiyor. Ağır çanta taşımak veya duruş bozukluğu yüzünden kaynaklandığını gösteren bir kanıt yok. Ancak genetik yatkınlık sebebi ile oluşabileceği düşünülüyor.

2. Doğum öncesi görülen durumlar

doğum öncesi durumlar

Doğuştan itibaren veya anne karnında çocuğun gelişimi sırasında yaşanan bir problem sebebiyle de olabilir. Bu durum “konjenital spinal deformite” olarak adlandırılır. Yani ana rahmindeyken oluşan ve yaşla birlikte ilerleyen bozuklukları ifade eder.

3. Yaşlanma

yaşlanma

Yaşlanma ile birlikte omurga yapısının yıpranması sonucu da bu durum ortaya çıkabilir. Bu tür ise “erişkin dejeneratif” olarak adlandırılır. Genellikle 50 yaş ve üstü kişilerde oluşur.

4. Osteoporoz

osteoporoz

Yine 50 yaş ve sonrasında görülen osteoporoz da skolyozun sebeplerindendir. Hatta eğriliğin artmasına da sebep olabilir. Osteoporoz, kemiklerdeki kalsiyumun azalması ile ortaya çıkar ve halk arasında kemik erimesi olarak bilinir.

5. Anormal omur

anormal omur

Omurganın eğrilmesine yol açan önemli etkenlerden biri de anormal şekilde oluşmuş omurların asimetrik büyümesidir. Bu durum anne karnında oluşma ve ayrışma kusurları şeklinde görülebilir. Eğrilik daha çok büyüme ile oluşur. Omurların bir tarafının ayrışmaması ve yapışık kalması nedeniyle yapışık olan taraf büyüyemez, diğer taraf büyümeye devam eder ve skolyozu oluşturur.

5. Kas ve sinir hastalıkları

kas ve sinir hastalıkları

Kas ve sinir hastalıkları da omurga eğriliğine neden olabilir. (Serebral palsi, çocuk felci vb.) Bu türe “nöromusküler skolyoz” adı verilir. Solunum sıkıntısına daha çok rastlanır. Metabolik ve bağ dokusu hastalıkları da sebepleri arasındadır ve genellikle küçük yaşta görülür.

Omurga Eğriliği Belirtileri Nelerdir?

1. Yana doğru eğrilik

yana doğru eğrilik

Yana doğru veya anormal içe doğru eğrilik, anormal kamburluk başlıca belirtilerdir. Bunlar genelde küçük yaşta ortaya çıkan belirtilerdir. Eğrilik 20 derecenin altında ise tedavi uygulanmaz, rutin doktor kontrolü ile takip edilir.

2. Cilt anormallikleri

cilt anormallikleri

Bu anormallikler genelde sırtta görülür. Tüylenme artışı, gamzeler ve renk değişiklikleri (sütlü kahve rengi şeklinde değişim) konjenital (doğuştan) skolyozun belirtilerindendir. Küçük yaşlarda görülür.

3. Düz olmayan omuzlar

düz olmayan omuzlar

Omuzların birbirine eşit olmaması, bir omzun diğerine göre çıkıntı yapması görülür. Bel bölgesi ve kalçalar için de aynı durum söz konusudur. Bu belirtiler de genellikle küçük yaşlardan itibaren görülür.

4. Sırt ağrısı

sırt ağrısı

Omurga eğriliği ağrı yapar mı diye merak ediyorsanız, evet yapar. Özellikle erişkin idiyopatik skolyoz tipinde şiddetli ağrılar olabilir. Göğüs kafesinde oluşan deformasyon nedeniyle solunum fonksiyonları da etkilenebilir ve hastalarda çabuk yorulma, nefes nefese kalma gibi sorunlar görülebilir.

5. Denge bozuklukları

denge bozuklukları

Vücuttaki orantısızlık sebebiyle (omuzlar, bel ve kalçanın orantılı olmaması) denge bozuklukları yaşanabilir. Özellikle çocuklar bir bacakları daha uzunmuş hissine kapılabilir. Kollar ve vücudun arasındaki mesafenin eşitliği de bozulur.

6. Sırt çıkıntısı

sırt çıkıntısı

Kişi öne eğildiği zaman gözle görülür derecede belli olan sırt çıkıntısı da belirtiler arasındadır. Aynı zamanda boyda kısalma, uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkmakta zorlanma, bel ağrısı ve bacaklarda yorgunluk hissi de görülür. Bu şikayetler genellikle erişkin skolyozunun belirtilerindendir. Omurgada ilk ortaya çıkan eğriliğe primer eğrilik adı verilir. Majör eğrilik ise en çok yapısal bozukluğun ve en fazla açılanmanın görüldüğü eğriliğe denir.

7. Kaslarda katılık

kaslarda katılık

Kaslarda katılık (spastisite), kas kuvvetsizliği, ayak kaslarında kuvvetsizliğe bağlı olarak yere basmada ve yürümede bozukluk görülebilir. Ancak bunlar nöromusküler skolyoz belirtilerindendir. Kas ve sinir hastalıklarına bağlı olarak gelişir. Vücudun belli bölgelerinde geçici karıncalanma ve uyuşma hissi de görülebilir.

Skolyoz Tanısı Nasıl Konur?

Radyografi: Ön, arka ve yan bel grafileri ayakta çekilir. Omurganın direkt filmleri yeterlidir ve nadiren MR gerekir. Bu grafilerde eğriliğin başladığı ve bittiği omurlar arasındaki sapma açısı ölçülür ve vakalar bu açının ilerleyişine göre takip edilir. Bu açıya cobb açısı denir. Eğrilik yaşla birlikte ilerlediğinden çocuğun kemiksel gelişiminin de belirlenmesi açısından ve kemikleşme düzeyini ölçmek için bazen el bileği ve kalça grafileri de çekilir. Grafiler yoğun rasyasyondan kaçınmak için genellikle 6 ayda bir tekrarlanır.

Adam’s testi: Öne eğilme testi olarak da bilinir. Hasta tamamen çıplak olmalı ve ayakta durmalıdır. Ayaklar bitişik ve diz ekstansiyondayken öne eğilinir. Kollar serbest aşağıya sallanmalı, avuç içleri de birbirine bakmalıdır. Skolyotik omurganın kaburgalarda yaptığı deformite, sırtta rotasyonel bir çıkıntı veya asimetri olarak gözlemlenebilir.

MR (manyetik rezonans): Eğer bacaklara vuran ağrıda; kuvvet kaybı, idrar ve dışkılama fonksiyonlarında değişiklik varsa MR görüntüleme tekniği gerekli olabilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT): Doktor özellikle kemikle ilgili daha ayrıntılı görüntülemeyi gerekli bulursa tomografi isteyebilir. Eğer eğrilik derecesi yüksekse, doktor omuriliğin MR ile iyi görüntülenemeyeceğini düşünüyorsa omurgayı BT ile görüntülemek isteyebilir.

Elektrotanısal testler: Özellikle bacak (radiküler) ağrısı olan hastalarda sinir basısının hangi seviyeden kaynaklandığını anlamak ve diyabet hastası olan kişilerde sinir hasarının omurgadan mı yoksa diyabete mi bağlı olduğunu anlayabilmek için bu testler istenebilir.

Diğer tetkikler: 60 dereceden yüksek eğriliği olanlar, solunum problemi olanlar ya da eğriliği nöromusküler bir nedene bağlı olanlarda akciğer fonksiyon testleri de uygulanmalıdır.

Omurga Eğriliği Tedavisi Nasıl Yapılır?

1. Korse tedavisi

korse tedavisi

Erişkin skolyoz hastalarında egzersiz ile birlikte korse tedavisi uygulanabilir. Omurga eğriliği 40 derece üzerindeki büyük çocuklarda bu tedavi uygulanmayabilir ancak daha küçük yaştakilerde korse tedavisi 60 dereceye kadar çıkabilir. Bu, eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla yapılır. Konjenital (doğuştan) deformitelerde ise korse tedavisi yararsızdır. Bazen konjenital anormalliklerin neden olduğu eğriliği düzeltmek için vücut ikinci bir eğri oluşturur ve bu durum eğrilik daha da ilerleyip eskisinden kötü boyutlara ulaşabilir. Böyle durumlarda ikinci eğriliği kontrol altına almak için korse tedavisi uygulanabilir.

2. Fizik tedavi

fizik tedavi

Fizik tedavi ve egzersizler de sık kullanılan tedavi yöntemleridir. Egzersizler eğimin esnekliğinin sağlanması açısından önemlidir ancak eğimi azaltmaz. Fizik tedavi ile birlikte hastalara ağrı kesici ilaçlar da verilebilir. Ayrıca faset eklemlerdeki ya da sinir basısı sonucu oluşan tahrişi gidermek için steroid dışı yangı önleyici ilaçlar (NSAİİ) da eklenebilir. Bozukluğun türüne ve hastanın fiziksel durumuna göre doktorlar kişiye en uygun tedavi yöntemini seçerler.

3. Çubuk sistemi

çubuk sistemi

Çocuklarda korse yöntemi eğriliği durduramazsa, omurgaya yerleştirilen vida ve çubuk sistemleri ile eğrilik düzeltilmeye çalışılır. Bu tedavi yönteminin adı “uzatılabilen çubuklar sistemi”dir. Daha sonra 6 ayda bir yapılan uzatmalarla eğriliğin kontrolü yetişkinliğe kadar sağlanmaya çalışılır ve yetişkinlikte füzyon işlemi uygulanır. Bunun amacı küçük çocuklarda gövdenin kısa kalmasının önlenmesi ve akciğer ile göğüs kafesinin normal boyutlarda büyümesinin sağlanmasıdır.

4. Göğüs kafesini genişletme operasyonu (VEPTR)

göğüs kafesini genişletme

Bazı konjenital skolyozu olan hastalarda kaburga anormallikleri ve yetersiz göğüs gelişimi gözlenir. Bu hastalarda göğüs kafesine yerleştirilen çubuklarla hem anormallik düzeltilir hem de füzyon yapmadan eğriliğin kontrolü sağlanır. Bu yöntemde de 6 ayda bir periyodik uzatmalar yapılması gerekir.

5. Enstrümantasyon ve füzyon

enstrümantasyon ve füzyon

Tedavisi en güç olanlar, ihmal edilmiş 70-80 derece üzeri eğriliklerdir. Bu durumda deforme omurganın çıkartılarak veya çıkartılmadan düzeltimi ve omurların titanyum çubuk ve vidalarla kaynaştırılması işlemidir. Artık günümüzün modern teknoloji yöntemleri sayesinde bu işlemler kolayca uygulanabiliyor.

6. Cerrahi tedavi

cerrahi

Günümüzde büyümekte olan bir çocuktaki konjenital deformitenin tedavisi için uygulanan cerrahi yöntemlerin çoğunda omurga füzyonu yapmadan ya da kısıtlı bir alana füzyon yaparak eğrilik kontrol edilmeye çalışılır. Erişkinlerde ise diğer tüm tedavi yöntemlerine cevap vermeyen, bu süre içinde ağrıları artan ve yeti kaybı olan hastalar için bir alternatif olarak uygulanır. Hastalarda eğriliğin dışında idrar, dışkılama kontrol kaybı veya kaslarda güç kaybı varsa yine ameliyat yöntemi seçilebilir. Ancak erişkinlerde bu ameliyat, çocuk ve genç yaştakilere göre daha zorludur. Bu operasyonda amaç eğriliğin dengeyi sağlayacak kadar düzeltilerek omurların kaynaştırılması ve sinir basısının ortadan kaldırılmasıdır. Omurga eğriliği ameliyatı riskleri olarak geçmişte felç oluşma sorunu vardı ancak günümüzdeki ‘nöromonitorizasyon’ tekniği ile operasyon sırasında yapılan sinir yaralanmalarına anında görülüp müdahale edilebiliyor. Bu da ameliyatlarının emniyetini ciddi ölçüde artırıyor. İyileştirme ve rehabilite sürecinde hastalar 1 hafta ile 10 gün arasında hastanede gözetim altında olurlar. Taburcu olduktan sonra hastalara omurga eğriliği egzersizleri yaptırılır ve kendilerine bir program çıkartılır.

7. Hemivertebrektomi

hemivertebrektomi

Bu yöntem konjenital tipte kullanılan tedavi yöntemidir. Bazı durumlarda omurun çıkartılması (hemivertebrektomi) ile eğrilik ortadan kaldırılabilir. Bu operasyondan sonra ise 3 ila 6 ay arası gövde alçısı uygulanır.

 

 

Omurga Eğriliğine Hangi Bölüm Bakar?

Omurga eğriliğine hastanelerin ortopedi ve travmatoloji bölümü bakar, teşhis ve tedavi geliştirir.

Omurga Sağlığı İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

  • İyi duruş alışkanlığı edinilmelidir. İyi bir duruşu ayakta, otururken yada yatarken omurgamıza en az yük binecek pozisyonu alarak sağlayabiliriz. Böylece çabuk yorulma gerçekleşmez, bel ve sırtta ağrılar olmaz ve kemik ve eklemler zorlanmadan kasların çalışması sağlanır. Bunun için baş dik tutulmalı, omuzlar geri atılmalı, dizler düz olmalı ve göğüs önde tutulmalıdır.
  • İdeal oturma pozisyonunda, otururken sırt dik tutulmalı, oturulan sandalyenin arkası yüksek olmalı ve sırt sandalyenin arkalığına yaslanmalıdır. Ayaklar yerle temas etmelidir. Sandalye masaya yakın olmalı ve kollar öne doğru uzatılmalıdır.
  • Ağırlık kaldırırken vücut ağırlığının dörtte birinden fazla ağırlık kaldırılmamalıdır. Ağırlık vücuda yakın tutulmalı, ayaklar açılmalı ve kolları dirsekten kırarak ağırlık kavranmalı, sonra dizler düzeltilerek kaldırılmalı. Böylelikle bel bükülmeden ve ağırlık omurgaya verilmeden bacak gücüyle kaldırılmış olur.
  • Yatarken başın altına çok yüksek olmayan bir yastık koyulup, dizlerin altına hafif bir yükseklik yerleştirilebilir. Yan yatarken ise dizleri hafif kırıp, bacakların arasına ince bir yastık yerleştirmek sağlıklı duruş pozisyonu almayı sağlar.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!