Parkinson Hastalığı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

İnsanın bedeni oluşabilecek zararlara karşı her zaman koruma altındadır. Sahip olduğumuz bağışıklık sistemi bizleri fiziksel ve ruhsal hastalıklara karşı koruyucudur. Her hastalığın meydana geldiği bir organ veya bölge bulunur. Bağışıklık sistemi hastalıklar ile savaşırken zayıf düştüğünde veya savaşı kaybettiğinde hastalık başka bölgelere yayılır. Bedenin büyük savaş verdiği hastalıklardan biri de parkinson hastalığıdır. Bu hastalık insanın beynini hedef alarak motor kasların hakimiyetini ele geçirir. İleri yaşlarda sıklıkla görülen ciddi bir hastalıktır.

Parkinson Hastalığı Nedir?

Beyinde dopamin sentezlemeden sorumlu merkezler bulunur. Substantia nigra adı verilen bu bölgelerdeki hücrelerin zarar görmesi sonucunda dopamin salgılanmasında sorunlar meydana gelir. Dopamin motor sinir hücrelerinin arasında iletişimi sağlayan bir kimyasal bileşiktir. Bu bileşenin iyi salgılanmaması veya yanlış salgılanması sonucu nöronlar arasında etkin bir iletim sağlanamaz.

Substantia nigra adlı bölgelerde hastalık sonucu hasar oluşumu dopaminin salgılanmasını engellediği için birçok fiziksel harekette yavaşlama görülür. Vücut sabit veya dinlenme halinde iken ani titremeler meydana gelir. Sinir iletiminin yavaşlığı hareketlere de yansır. Kaslar sertleşir ve hareketler yavaşlar. Kısaca dopamin eksikliğine bağlı olarak parkinson hastalığı meydana gelir. Bu hastalık kroniktir. Zamanlar hastalığın ilerleyişi ciddileşir. Hastalık tedavi edilmeyip dopamin eksikliği ilerlediğinde kişi hareketlerini kontrol edemez hale gelir.

Parkinson Hastalığı Kaç Yaşında Başlar?

Hastalığın en sık görüldüğü yaş aralığı 40 ile 55 yaş arasıdır. Fakat genetik faktörler, önceden geçirilmiş motor sinir sistemi rahatsızlıkları, beyin tümörü veya kanseri, kafanın arkasına alınmış darbelere bağlı olarak hastalığın ortaya çıkma yaşı da değişkenlik gösterir. Hastalık genel olarak 40 yaşından sonra sıklıkla görülür. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen bir hastalıktır. Fakat elde edilen veriler incelendiğinde kadınlara oranla erkeklerde bu hastalığa daha çok rastlanır. 55 ile 65 yaş arasında hastalığa yakalanma olasılığı her 1000 kişiden 18’dir. Ülkemizde ise yaşlı kesimde yaygın olan bu hastalıktan muzdarip, her 100,000 kişide 202 kişinin olduğu görülür.

Parkinson Genetik Mi?

Hastalıkların çoğunun genetik yol ile aktarıldığı bilinir. Araştırmalar sonucunda parkinson için de genetik faktörlerin etkili olduğu saptanmıştır. Aile geçmişinde bu hastalığa yakalananların oluşu kişilerin de aynı hastalığa yakalanma riskinin arttığına işaret eder. Parkinson hastaları ile ilgili yapılan istatistiklerde hastalığın görülme sıklığının %5 ile 10 ‘unun kalıtsal olduğu saptanmış.

Parkinson Hastalığı Genç Yaşta Görülür Mü?

Yaşlılıkta sıkça görülen bir hastalık olmasına rağmen gençlik döneminde de bu hastalığa rastlayabilirsiniz. Yaşlılık hastalığı olarak adlandırılan parkinson, gençlerde belirtileri olduğunda pek ciddiye alınmıyor. Daha sonra ilerleyen hastalık kendini başka şekilde ifade ediyor. Gençlikte aniden hareketlerin yavaşlaması, el ve bacakların kontrolünü sağlayamama, huzursuz organ sendromu veya hafif titremeler parkinson haberci olabilir. Bu belirtilere genç yaşta bile sahip iseniz, mutlaka doktor kontrolüne gitmelisiniz.

Parkinson Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

1. Dopamin eksikliği

beyin

Parkinson  bulaşıcı olmayan ve dopaminin az salgılanmasından kaynaklanan bir hastalık. Motor sinir hücreleri ile yeterli iletişimin olmaması parkinson meydana gelmesine neden olur. Temel olarak hastalığın en büyük nedeni dopamin salgısında bozulmalar sonucu dopaminin az salgılanmasıdır.

2. Genetik faktörler

dna

Gen dizilimindeki mutasyonlar parkinson sorununa temel teşkil eder. Aile geçmişinde parkinson bulunan veya yakın çevresinde parkinson belirtilerine sahip olan kişilerde bu hastalığa yakalanma riski vardır. Bu hastalığın belirtilerini taşıyan kişilere ilk olarak aile geçmişi sorulur. Daha önce yakın akrabalarında bu hastalığın varlığı parkinson varlığı konusunda daha güçlü bilgi verir.

3. Uyuşturucu bağımlılığı veya sentetik ilaç kullanımı

uyuşturucular

Uyuşturucu bağımlılarında ve sentetik ilaçları (uyku hap, depresyon ilaçları) sürekli kullanan kişilerde dopamin salgılanmasından sorunlar yaşanır. Çünkü bu kimyasal yapılar beyinde sinir hücrelerini harap eder. Bu durumda parkinsona yakalanma riski artar. Bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da, eroin kullanan kişilerde beyin fonksiyonların yavaş yavaş kaybedildiği saptanmış.

Parkinson Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

1. Titreme

yaşlı adam

Titreme durumu bu hastalıkta sıkça görülen bir belirti. Ellerin titremesi  (tremor), parmak ve bacakların istemsiz bir biçimde titremesi görülür. El parmakları kontrolsüz bir şekilde titrediği için ellerin kullanılmasında zorluk yaşanır. Üstelik bu titremeler dinlenme durumunda dahi gözlenir. Yine yüz bölgesinde çene veya dudakta istemsiz kasılmalar ve titremeler görülür. Titremeler bacaklarda ise daha çok seğirme şeklindedir. Huzursuz bacak sendromu da parkinson hastalarında sıkça görülür.

2. Hareketlerde yavaşlama

el el tutuşma

Bu hastalık motor sinir hücrelerini ele geçiriyor. Bu yüzden günlük yapılan rutin hareketler yapılamaz hale gelir. Hastalık ilerledikçe ise basit fiziksel hareketleri yaparken bile zorluk yaşanır. Yürürken adımlar küçülür ve yavaşlar. Aynı zamanda ayakları yerden kaldırmaz ve ayakları yere sürerek yürünür. Yürürken veya hareket ederken kaslarda ve kemiklerde şiddetli acı hissedilir. Merdiven veya yokuş çıkmak aşırı derecede zordur.

3. El yazısında bozulmalar

kötü el yazısı

Kullanılan el yazısında ani değişimler parkinson belirtisidir. El yazısının aniden çirkinleşmesi veya küçülmesi, yazarken zorluk yaşamak, parmakların titremesi ile kalem kavrama kabiliyetinin kaybedilmesi bu hastalığın sonucudur. Yazı yazarken kelimeler yapışık hale gelir ve okunamaz olur. İleri durumlarda yaş ile beraber görme sorunları da oluşur.

4. Konuşmanın değişmesi

adam ve harfler

Bu hastalık konuşma kabiliyeti üzerinde de etkilidir. Parkinson yüzünden normalden daha hızlı ve cümleler arasında duraksamadan konuşulur. Alçak sesle konuşma isteği ve konuşmadan önce takılma tekleme gibi sorunlar meydana gelir. Ellerini ve yüz mimiklerini etkin bir biçimde kullanamadığı için, sadece konuşurken ses duyulur. Hastanın yüzündeki mimikler sabit olduğu için ciddi bir ifadeye sahip olur.

5. Kas sertleşmesi

kaslar

Dopamin salgısının azalmasına bağlı olarak kasların da uyarımı azalır. Bu durum kasların kullanılmadığı için zamanla sertleşmesine neden olur. Parkinson hastalarında kas sertleşmesi vücudun herhangi bir yerinde olabilir. Sertleşen kaslar kişinin hareket özgürlüğünü kısıtlayıp, çeşitli kas ağrılarına neden olur.

6. Denge ve hareket kaybı

denge kaybetme

Hastalığın sorun çıkaran belirtilerinden biri de denge kaybıdır. Yürüyüş yaparken veya duş alırken sürekli denge kaybı yaşanır. Denge kayıpları ani düşmelere ve düşmeye bağlı çarpmalara neden olduğu için aşırı tehlikeli. Bu kişilerin hareket kaybı yaşamasından dolayı yürürken sallanma durumu oluşur. Ayrıca gülümseme ve el sallama becerisinde azalma meydana gelir.

7. Duruş bozukluğu

iskeletler

Parkinsonlu hastalarda kasların sertleşmesi ve dopamin salgısının azlığı hareket ederken öne doğru erilmeye neden olur. Bu kişilerin duruşunda ve postüründe ciddi değişiklikler yaratır. Uzun vadede kişide baş ve boyun kireçlenmesi, sırt ağrıları ve kamburluk meydana gelir.

8. Düşünmede güçlük

başını tutan adam

Düşünürken güçlük yaşamak parkinson hastalarının hastalığın ilerleyen zamanlarında yaşadığı bir sorundur. Bu sorun kişinin düşünmesinde sorun yaşamasına, eski anıları veya bir bilgiyi hemen hatırlayamamasına neden olur. Bu yönü ile parkinsonun ilerlemesi sonucu alzheimer olma korkusu yaşanır. Fakat böyle bir durumun oluştuğuna dair net bilgi yoktur.

9. Yutkunmada zorluk yaşama

boğazda zorluk

Ağza alınan bir şeyi yutmak motor sinirlerin yönlendirdiği bir reflekstir. Dopamin salgısının azalması ve motor sinir hücrelerinin bozulması ile yutma refleksinde zayıflama görülür. Bu hastalar bir şey yerken veya içerken yutamaz hale gelir. Ağız içinde sürekli olarak tükürük sıvısı birikir. Hasta farkında değilken ağzından ağız suyu, salya gibi sıvılar akar.

10. Uyku problemleri

uyuyamayan kadın

Parkison hastaları geceleri sürekli uyanma sorunu yaşarlar. Gündüz vakitlerinde ise istemsiz olarak uykuya dalarlar. Aynı zamanda uykuda iken farkında olmadan tekme atmak, yumruk atmak gibi istemsiz hareketler sergilerler.

11. Mesane sorunları

kadın karnı

İdrar kesesi olarak bilinen mesane, hem beyin hem de kişi tarafından kontrol edilebilir. Mesane kaslı bir yapıya sahiptir. Normalde idrar biriktiğinde mesane kasları beyne sinyal gönderi ve kişi idrar çıkar. Parkinson hastalarında idrar tutamama ve idrarı kontrol edememe sorunu gözlenir. Buradaki kasların sertleşmesi ve motor sinir hücrelerinin kontrol edememesi yüzünden idrar sorunları yaşanır.

12. Kabızlık

kabız kadın

Hastalığa bağlı olarak mide ve bağırsaklarda faaliyetler azalır. Bu yüzden sindirim sistemi yavaşlar. Sindirim sisteminin yavaşlaması sonucunda ise kabızlık problemi sıkça görülür.

13. Depresyon

depresyonda kadın

Parkinson hastaları; her gün düşen yaşam kalitesi ve güçleşen koşullardan dolayı psikolojik olarak sıkıntıya girerler. Bu süreçte çoğu hasta depresyon, anksiyete ve diğer mental sorunları yaşar. Bunun yanında duygusal açıdan değişikliklere sahip olur.

14. Hipertansiyon

tansiyon aleti ve kol

Bu hastalığın bir belirtisi de değişen tansiyon dengesidir. Tansiyon seviyesinde ani artışlar hastaların denge kaybı yaşamasına ve ayakta kalmada sorun yaşamasına engel olur. Ani ayağa kalkmalardan kaçınmalı ve hastalar tansiyon ilaçları kullanmaya özen göstermeliler.

15. Duyu kaybı

kulak

Motor sinir hücrelerinin bu hastalık dolayısı ile zarar görmesi sonucu duyularda kayıplar yaşanır. Görme ve dokunma refleksi azalır. En çok da koku almak duyusu hasar görür. Çok keskin kokular dahi alınamaz hale gelinir.

Parkinson Hastalığı Evreleri

Parkinson tam tedavisi olmayan ve genel olarak 45-74 yaş arasında görülen bir hastalık. Ellerde titreme, hareketlerde yavaşlama ve denge kaybı ile kendini gösteren, daha sonra motor sinir hücrelerinin kontrolünün kaybedilmesi ile devam eder. Bu hastalığın toplamda 5 evresi bulunuyor.

  • 0. evre (Başlangıç): Başlangıç evresinde hastalığın vital bulgularına ulaşılmaz. Çünkü erken evrelerde hastalık vücudun sadece tek bir tarafında görülür.
  • 1. evre: Bu evrede hastalık tek taraflı olarak belirtilerini göstermeye başlar. Genel olarak vücudun belli bir bölgesinde yoğun olarak bulgulara rastlanır. Dengenin kaybı, titreme ve yavaş hareket etme bu evrede sıkça görülür.
  • 2. evre: Hastalık artık vücudun iki tarafında görülmeye başlar. Kişi ilk evredeki belirtileri devam ettirirken, yürüme güçlüğü çekmez.
  • 3. evre: Bu evrede ise artık yavaş yavaş yürüme güçlüğü belirtileri hissedilmeye başlar. Hastalık ise birden çok bölgeye yayılır.
  • 4. evre: Orta şiddette yürüme güçlüğü meydana gelir.
  • 5. evre: Son evre olarak adlandırılır. Bu evre parkinson hastaları için son noktadır. Hastalığa ait belirtiler oldukça fazla göülür. Bununla beraber hastanın yürüyüşü kısıtlandığından tek başına hayatına devam edemez. Geri kalan yaşamında birinden destek olarak ihtiyaçlarını giderebilir.

Parkinson Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Parkinsonun ölümcül bir hastalık olmaması yönü ile hayat kalitesini değiştiren boyutu önemlidir. Bu yüzden bu hastalık için net olarak uygulanan bir tedavi yöntemi yoktur. İlk olarak hastalığın tanısı konur daha sonra hastalığın hangi evresinde ise o evrede oluşan problemleri çözmeye yönelik bir tedavi yöntemi uygulanır.  Parkinson belirtileri taşıyan kişilerin  hastanelere başvurduğunda ilk olarak hastalığın teşhisinin yapılmasına izin verilmelidir.

Parkinson teşhisi için kullanılan özel testler maalesef yok. Nöroloji alanında uzman psikologlar tarafından hastanın tıbbi geçmişi, klinik verileri ve fiziki muayeneden elde edilen bulgular iyice incelenir. Tüm bu bilgiler kayır altına alınır. Daha sonra beyin ultrasonografisi yapılır. Bunlara ek SPECT ve PET taramaları ile beyin fonksiyonlarındaki değişimler incelenir. Bu tür görüntüleme işlemleri parkinsonun ne kadar ilerlediğine dair bilgi verir. Tüm bu bilgiler ışığında hastalığa teşhis konur. Ayrıca hastalığın hangi evrede olduğu da saptanır.

1. İlaç tedavisi

ilaçlar

Bildiğiniz gibi bu hastalığın en büyük nedeni beyinde dopamin salgısının azalmasıdır. Doktor tarafından dopamin salgısının azalmasına bağlı yok olan sinir hücrelerini yapılandırmak amacı ile ilaç tedavisi uygulanır. Bu ilaçlar genel olarak dopamin benzeri ilaçlardır. Hasta düzenli olarak bu ilaçları kullandığında dopaminin görevini yerine getiren özelliği sahip olur. Bu ilaçlar dopaminin yıkımını engelleyerek hastalığın ilerlemesini durdurur. Hastanın parkinson evresine göre uygulanacak olan ilaç tedavisi genellikle değişkenlik gösterir.

2. Fizik tedavi ve rehabilitasyon

kadın ve doktor

İlaç tedavisi ile beraber çoğu zaman fizik tedavi ve rehabilitasyon verilir. Bir de hastalığın ilk evrelerinde olan insanlara dahi uygulanabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemleri ile akıllı egzersiz uygulamaları yapılır. Bu egzersizlerde yürüme ve denge kabiliyeti tekrar kazandırılır. Bunun yanında değişen el yazısı ve konuşma güçlüğü de giderilmesine yönelik işlemler uygulanır.

3. Cerrahi tedavi

Ameliyat genel olarak hastalığın son evrelerine doğru mecburen uygulanır. Çünkü beyne cerrahi müdahale yapılacak oluşu, birçok riski beraberinde getirir. Rehabilitasyon ve ilaç tedavisine rağmen hastalığında ciddi ilerleme yaşayan hastalara beyin ameliyatı yapılır. Hastalıkta tek taraflı belirtiler görülüyor ise yakma işlemi yapılır. Eğer hastalık çift tarafı da etki altına almış ise beyin pili uygulamaları ile hastalığın tedavisi yapılır.

Parkinson Hastalığı Ölümcül Müdür?

Parkinson yetişkin insanlarda özellikle yaşlı olan kişilerde Alzheimer hastalığından sonra en sık görülen ikinci hastalıktır. Bu hastalık sinir hücrelerinin harabiyeti (nörodejeneratif) sonucunda meydana gelir. Dopamin salgısının azalması ile sinir hücreleri yavaş yavaş bozulur. Bu durumda sinirler arası iletişimde yavaşlıklar olmaya başlar. Özellikle el ve kol gibi motor sinir hücrelerin faaliyet gösterdiği kısımların hakimiyetini kaybedersiniz.

Hastalık ilerledikçe ise titremeler, denge kaybı ve daha ciddi sorunlar ile karşılaşılır. Parkinson direkt olarak öldürücü etkiye sahip bir hastalık değildir. Fakat kişilerin günlük işlerini yapamaz hatta yemek dahi yiyemez hale gelmesi durumu oluşur. Bu durum hastalık ilerledikçe daha büyük sorunlara neden olduğundan dolayı kişinin yaşamını zorlaştırıp, hayat standardını düşürür.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!