Plasenta Nedir? Nasıl Oluşur? Ne İşe Yarar? Görevleri Nelerdir?

Sperm ve yumurtanın döllenmesinden sonra gebelik meydana gelmiş olur. Gebeliğin ilerlemesiyle birlikte üçüncü haftadan itibaren embriyodan çıkan uzantılar annenin kan damarlarına bağlanarak rahim duvarına tutunur ve orada gelişmeye başlar. Anne ile bebeğini birbirini bağlayan ve bebeğin gelişim sürecini tamamlayıp doğumun gerçekleşmesi ile birlikte son bulan bu bağa plasenta denir. Adım adım ilerleyen bu süreç anne ve bebek sağlığı açısından oldukça fazla önemli olmakla birlikte plasentanın gelişimini normal bir şekilde tamamlaması beklenir.

Plesenta Bağı

Plasenta Nedir?

Plasenta; anne ile bebeği birbirine bağlayan geçici ama bebeğin gelişimi için hayati bir organ. Embriyodan çıkan uzantıların annenin kan damarına bağlanmasıyla birlikte oluşur. Rahim içinde oluşur ve  bebeğin rahim duvarına tutunmasını sağlar. Bebeğin doğuma kadar gelişimini ve beslenmesini ayrıca kanındaki atık maddelerin atılmasını sağlar. Doğumdan sonra bu bağ kesilir. Bebeğin hareket etmesini engellemeyecek şekilde tasarlanmış bir organ diyebiliriz. Dışı kaygan ve parlak bir yapıya sahipken, içi tırtıklı aynı zamanda esnek ve sağlamdır. Hortum benzeri bir yapı olmasına karşın esnekliği sayesinde kordon bebeğe dolanarak sıkışmaz. Kordon bebeğin yaşam destek ünitesidir. Bebek kordon olmadan canlılığını sürdüremez. Plasenta ilk üç ayda tamamen gelişimini tamamlamış olur. Halk arasında bu bağ bebeğin eşi veya döl eşi olarak adlandırılır. Bir diğer adıyla da kordon bağıdır.

Bilimsel olarak gebeliğin oluşmasıyla birlikte döllenen yumurta bölünerek blastomerleri oluşturur. Blastomerler morulayı şekillendirir. Gebeliğin 21. gününde hızla bölünen morula blastokiste dönüşür. Blastokistin iç hücreleri embriyoya, dış hücreleri plasentaya dönüşür. Ortalama 500 gram ağırlığında 2-3 cm kalınlığında ve 20-25 cm uzunluğundadır. Ancak kişisel değişkenlikler gösterebilir. Keseye benzer bir yapıya sahiptir.

Plasenta Ne Zaman Oluşur?

Babanın sperm hücreleri ile annenin yumurta hücreleri birleşirler ve sonrasında bölünerek çoğalırlar. Bu çoğalan hücrelerin bir kısmı bir tarafta tekrar birleşerek fetüsü yani bebeği, bir kısmı birleşerek plasentayı oluşturmaya başlar. Siz daha hamilelik sürecinin başladığının farkında olmadan plasenta oluşmaya başlamış olur. Yavaş yavaş görevini yerine getirmek için hazırlanır. Gebeliğin 18. gününde yumurta hızla bölünür ve blastomer oluşarak morula şekillenir. Gebeliğin 21. gününe gelindiği zaman ise embriyo ve plasenta oluşmuş olur. Gebelik sürecinin 3. ayına gelindiğinde, plasenta gelişimini tamamlamış bir şekilde görevini yapmaya devam eder.

plasenta

Plasentanın Görevleri Nelerdir?

Plasenta gerek yapısı gerekse işlevleri bakımından benzersiz ve eşsiz bir organdır. Bebeğin gelişimini sağlayan en önemli organ plasentadır. Plasentanın sağlıklı bir şekilde işlevini yapması bebeğin yaşaması ve gelişmesi için önemlidir. Plasentanın gelişememesi bebeğin gelişememesi demektir. Çünkü bebeğin anne karnında gelişerek büyümesi plasentaya bağlıdır.

Anneden almış olduğu besin maddeleri ile birlikte glikoz, su, oksijen, vitamin, mineral ve gerekli diğer maddeleri bebeğe aktarır. Ayrıca bebekteki karbondioksit ve zararlı atıkları, tekrar anneye ileterek vücuttan atılmasını sağlar. Plasenta anne ile bebek arasındaki iletişimi sağlamak için de kullanılır. Sağlıklı bir gebeliğin geçirilmesi için gerekli hormonlar plasenta tarafından sağlanır.

Plasenta aynı zamanda bir salgı bezi görevi görür.

Anne ve bebeğin kan dolaşımı birbirinden oldukça farklıdır. Buna rağmen bebekler plasenta sayesinde bu farklılıktan etkilenmez, birbiriyle temas etmezler. Aralarında bir hücre duvarı vardır. Bu hücre duvarı bebeğin annenin bağışıklık sistemi tarafından kabullenilmesini sağlar.

Plasenta bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını karşılamakla görevlidir ve bu değişken ihtiyaçlara göre hareket eder. Gerektiğinde akciğer ve karaciğer, gerektiğinde böbreğin görevini üstlenerek bebeğin solunum ve dolaşımını gerçekleştirir. Bebek için mide ve bağırsak görevi de görür.

Hastalıklardan korunabilmek için antikor üretimini gerçekleştirir. Plasenta oldukça güçlü hücrelerden oluştuğundan anne adayı kanser gibi ciddi hastalıklara yakalansa bile, kanser hücrelerinin bebeğe geçmesini önler. Bakteri ve virüslerin rahime girmesini engeller.

Plasentanın içi ince bir zar şeklindedir. Bu ince zar bazı atık maddelerin bebeğe geçmesini engeller fakat bazılarına engel olamaz, bu nedenle anne adaylarının beslenme şekilleri çok çok önemlidir.

Plasenta aynı zamanda gebeliğin olağan bir şekilde ilerlemesini sağlar ve organizmayı doğuma hazırlar. Gebelik sürecinde östrojen ve progesteron hormonlarını salgılar.

Anne vücudu plasenta sayesinde bebeğini yabancı olarak algılamaz. Plasenta gebeliğin devamı sürecinde gerekli hormonları üretirken, bebeğin vücut ısısının anneden bir iki derece daha fazla olmasını sağlar.

Plasenta ana endokrin organlarından biridir. Yumurtalık, rahim, meme dokusu ve bebek üzerinde etkili pek çok hormonun üretilmesinden sorumludur.

Kordon rahim duvarına annenin kan damarları ile bebeğin göbeğine bağlıdır. Kordon normal doğum sırasında kendiliğinden dışarı çıkar, fakat sezaryen doğumlarda doktor tarafından çıkarılır. Doğumdan sonra çıkarılan plasentanın içindeki kan doğru şekilde korunur ve muhafaza edilirse, bebeğin ilerlediği safhalarda geçirebileceği pek çok hastalıklar için de hayati önem taşır. Plasentanın içindeki bu kan, bebeğin damarlarında dolaşan kandan farklıdır ve kan üretiminde görev alan kök hücre içerir.

Plasenta Ne Zaman Yukarı Çıkar?

Plasenta hamileliğin ilerleyişi ile birlikte rahim büyüdükçe ikinci 3 aydan itibaren yukarıya doğru çıkmaya başlar ve dışarıdan müdahale etmek mümkün değildir. İkinci 3 ayda plasenta previa bulgularına ulaşıldığında, normal seyrinde ve yerleşiminde olduğu gözlemlenir. Erken durumda saptanan durumlarda ise normale dönmesi oldukça zordur. 200 gebeklikte bir görülen plasenta previa; plasentanın rahim duvarında olmaması gereken yerlere yapışması anlamına gelir. Rahim büyüdükçe plasentanın yukarı doğru çekilmesi beklenir. Bu çekilmeler gebeliğin 5. ayında netleşmeye başlar ve üç çeşitte meydana gelmektedir.

Marjinal, total ve parsiyal olarak adlandırılır. Marjinal tipinde rahim ağzının tam kenarında konumlanır. Total tipinde rahim ağzını tamamen kapatır. Parsiyal tipinde ise rahim ağzını kısmen kapatır. Aşağıda kaldığı durumlarda ağrısız kanama durumları olasıdır. Yukarı doğru çekildikçe kanama durumları ortadan kalkar. Normal doğum için yukarı çekilme gereklidir. Aşağıda kaldığı, rahim ağzını kapattığı durumlarda sezaryen doğum önerilir ya da zorunlu hale gelebilir. Plasenta yukarı doğru çekilene kadar cinsel ilişkide bulunmak önerilmez. Kabız olmamak ve ıkınmamakta çok önemlidir. Plasentanın aşağıda kaldığı durumlarda erken doğum riski vardır.

Rutin ultrason kontrollerinde 4. aydan itibaren plasentanın yerleşimi takip edilir ve buna göre doğum şekli belirlenir. Riskli durumlarda erken doğum ya da sezaryen doğum için yönlendirme yapılır. Tanı ve bulgulara göre tedavi uygulanabilir. Yatak istirahati verilebilir. Anne adaylarından ağır iş yapmamaları, fazla ayakta durmamaları ve stresten uzak durmaları istenir. Bu bulgular ve yöntemler uzman hekim tarafından gerekliliklerine göre rutin kontroller sırasında belirlenir ve anne adayının rahat bir hamilelik süreci geçirmesi için gereken tedavi ve yöntemler uygulanır.

plesenta

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!