Psikolojiye, Depresyona Ne İyi Gelir?

Vücutta fiziksel olarak oluşan hastalıklar, belirli bazı semptomları ortaya çıkardıkları için bu hastalıklara tanı koymak kolaydır. Ancak ne yazık ki insanlar sadece fiziken hastalanmaz. Hastalıkların bir de psikolojik tarafı vardır. Psikolojik hastalıklar, genellikle semptomları ortaya çıktığında çoğu insanın kendi yakıştıramadığı, tedaviden kaçındığı hastalıklardır. İçinde bulunduğumuz bu çağ, sorunların ve karmaşaların giderek arttığı bir zaman dilimi. Trafik, iş stresi, ekonomik kaygılar, yorgunluk hem fiziksel hem psikolojik sorunlara yol açarken, psikolojik sorunlar beraberinde ciddi fiziksek hastalıkları da getirir. Depresyon, ruh sağlığını etkileyen rahatsızlıklardan biridir. Yoğunlaştığı ve tedavi edilmediği durumlarda kişiyi yaşamdan ciddi şekilde alıkoyar.

Depresyon Nedir?

depresyon

Depresyon sadece mutsuz ve üzüntülü olma hali değil, bunun çok daha ötesinde bir rahatsızlıktır. Genel olarak yaşam enerjsini kaybetme, sürekli mutsuzluk, kaygılı ruh hali gibi durumları ortaya çıkarsa da depresyon belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Depresyonda olan kişi kendini amaçsız, suçlu ve değersiz hisseder. Çoğu zaman günlük işleri yapmak bile zorlayıcı gelir. Depresyon, kişiyi etkilemesine bağlı olarak kademelendirilir.

1. Atipik Özellikli Depresyon

Genç yaşlarda ortaya çıkar ve devam eder. Dışarıdan gelen uyaranlara aşırı tepki verme şeklinde belirti gösterir. Üzücü haberler daha çok üzer, sevindirici gelişmelere verilen tepkiler aşırı olur. Bu kişilerin bütün davranışları ve duyguları şiddetlidir.

2. Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu

Genelikle kadınlarda ve genç nüfusta görülür. Mevsim geçişlerinde, genellikle kış aylarına girerken daha sık rastlanır. Bu dönemlerde sıkıntılı ruh hali, ümitsizlik, yaşama karşı ilgisizlik olarak ortaya çıkar. Yaz dönemlerinde ise daha seyrek görülür.

3. Doğum Sonrası Görülen Depresyon

Doğum yapan kadınların yaklaşık %10’unda görülür. Lohusalık hüznüyle karıştırılmaması gereken bir durumdur. Genellikle ilk dört hafta içerisinde ortaya çıkar ve ağlama, üzüntü, kaygı durumları ile kendini belli eder. Bu süreçte anne bebeğinin bakımını ihmal edebilir. Tedavi edilmesi önemlidir. Annenin ruh hali, bebeği doğrudan etkiler. Doğum sonrası depresyonun tedavi edilmemesi intihara kadar varan sorunlar oluşturabilir. Bazı annelerde depresyon hali çok derinleşmiş ise bebeğe zarar verme de söz konusu olabilir. Bu tip depresyonun tedavisinde kişi kadar yakın çevresinin tavrı da önemlidir.

4. Majör Depresyon (Klinik Depresyon)

En ağır depresyon biçimidir. Majör depresyonda olanlar depresyon tanımlamalarının çoğunu yaşar. Odaklanma sorunu, aşırı yemek yeme ya da hiç yememe, sürekli uyuma ya da uyuyamama, günlük aktivitelerden uzaklaşma, hareketlerde yavaşlama gibi belirtileri vardır. Tanının konması için bu durumların iki haftadan fazla sürmesi gerekir. Majör depresyon tedavi edilmezse, sonu intihara kadar varan sonuçlara yol açabilir.

Depresyona Ne İyi Gelir?

Depresyon ve antidepresanlar konusu açıldığında ilk akla gelen serotonin adlı madde. Sinir hücrelerinin arasında iletişim sağlayan bir madde olan serotoninin psikoloji, hafıza, cinsel istek, uyku düzeni üzerindeki etkisi büyük. Beyinden salgılanan bir madde olan serotoninin eksik olduğu durumlardaysa, kişi kendini depresif ve mutsuz hisseder. Depresyondaki kişilere serotonin salgılanmasını düzenleyen ilaçlar verilir. Bununla birlikte bazı gıdaların da bu maddenin salgılanmasını artırdığı bilinir.

Depresyona İyi Gelen Yiyecekler

bitki çayı

Çoğu insan bunu duyduğunda şaşırsa da, birtakım gıdaların tüketilmesinin depresyon tedavisi üzerinde olumlu etkileri vardır. Tedaviyle birlikte kişinin günlük diyetinde yapılacak değişikliklerle, ilaç ve psikoterapi tedavilerine takviye yapılabilir.

1. Çikolata

Mutsuzluk dendiğinde akla ilk gelen yiyecek şüphesiz çikolata. Çikolatanın serotonin seviyesini yükselttiği ve daha mutlu hissettirdiği bilinen bir gerçek. Çikolatanın ana maddesi olan kakao serotoninin yükselmesiyle doğrudan bağlantısı olan bir gıda. İçeriğinde bulunan fenetilaminler antidepresan etki yaratırken, kandaki endorfini artırması da mutluluk hissini çoğaltır.

Bu konuda çalışma yapan uzmanlar, çikolata tüketirken tercihin bitter olmasından yana. En yoğun kakao maddesi bitter çikolatalarda bulunur. Kaliteli bir bitter çikolatanın tek bir parçası bile istenilen etkiyi elde etmeye yeterli.

2. Kuruyemişler

Yapılan araştırmalar serotonin seviyesinde olumlu etki gösteren bir başka gıda içeriğinin de Omega-3 yağ asitleri olduğunu ortaya koymuştur. Omega-3 içeriği konusunda da badem ve ceviz açık ara diğer kuruyemişlerin önünde. Bu besin maddeleri kan şekeri seviyesini de düzenler. Kan şekerinin düşük olması da serotonin salgılanması önünde bir engeldir.

Badem ve ceviz tüketmenin bir kuralı yoktur. Her zaman yenilmeye hazır gıdalardır. Günde bir avuç kadar tüketilebilirler. Her ikisi de ezilerek tatlılara ve yiyeceklere eklenebilirler. Ancak bu gıdaların tüketilmesi sırasında dikkat edilmesi gereken yalnızca bir husus vardır. Yağ oranı yüksek gıdalar oldukları için kilo konusunda sorun oluşturabilirler.

3. Koyu Yeşil Yapraklı Yiyecekler

A, C, E ve K vitaminleri yönünden zengin olan koyu yeşil yapraklı yiyecekler, bağışıklık sistemini güçlendirir. Depresyondan koruyan yiyecekler arasında önemli bir yerleri vardır. Güçlü bir bağışıklık sisteminin sinir sistemi üzerinde de olumlu etkileri bulunur. Bu yiyecekler arasında ıspanak, pazı, ısırgan otu gibi sebzeler gelir. Bu yiyeceklerin bir başka faydası da antikanser etki göstermeleridir.

Bu yiyecekleri tüketmek için seçenekler oldukça fazla. Ispanak yemek şeklinde pişirilebileceği gibi, çiğ haliyle salatalarda da kullanılabilir. Pazı, ısırgan otu gibi diğerler sebzeler ise kavrularak veya hamur işlerine ilave edilerek kullanılır.

4. Balık

Psikolojiye iyi gelen yiyecekler arasında deniz ürünleri de önemli bir yer tutar. Bunlar arasında somon balığı, Omega-3 yağ asitleri içermesinden dolayı diğer balıklardan biraz daha farklı bir yerdedir. Tıpkı kuruyemişlerde olduğu gibi balık da düzenli tüketildiğinde serotonin salgılanmasına yardımcı olur.

Balık tüketirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta pişirme sırasında besin değerlerini kaybetmemesidir. Ülkemizde geleneksel bir yöntem olan kızartma ne yazık ki balığın faydadan çok zararlı olmasını sağlar. Bu nedenle balık ızgara, buğulama ya da buharda pişirilirse besin değeri kaybına uğramadan sofraya gelebilir. Haftada en az iki öğün tüketilmesi tavsiye edilir.

5. Passiflora Çayı

Çarkıfelek bitkisi olarak da bilinen passiflora bitkisi güzel görüntüsünün yanında, sinir sisteminin sakinleşmesine etki eden bitkilerden biridir. Kendisiyle aynı adı taşıyan bir ilaç da vardır. Bu bitkinin en önemli özelliği sedatif etki göstermesidir. Histeri, anksiyete, uyku sorunlarının çözümünde kullanılır. Geleneksel tıpta önemli bir yeri vardır.

Passiflora bitkisinin çiçekleri, kurutularak muhafaza edilir. Yatmadan önce bir çay kaşığı kurutulmuş bitkiyi bir su bardağı sıcak suyla demleyin, süzdükten sonra için. Bu bitkinin etkisi güçlü olduğu için kullanmadan önce hekime danışmak önemlidir.

6. Melisa Çayı

Nane ailesinin bir üyesi olan melisa bitkisinden elde edilen çay, hoş kokusu ve yumuşak içimi ile bilinir. Bilinen bir diğer özelliğiyse yatıştırıcı etkisi olmasıdır. Uyku sorunlarında, anksiyete rahatsızlığında etkisi vardır. Bu çayın sinir sistemine olan etkileri kadar sindirim sistemine de faydaları olduğu bilinir.

Melisa çayı günde üç bardağa kadar içilebilir. Çay kaynatılmadan hazırlanır. Bir tutam kurutulmuş melisayı, bir bardak suya atın. Beş on dakika kadar demlenmesini bekleyin. Ardından süzerek için. Dileyenler bal ilave edebilirler. Bal içerdiği doğal şekerle, depresyon tedavisine yardımcı olan gıdalardan biridir.

7. Papatya Çayı

Sakinleştirici etkisi olan bir diğer bitki de papatyadır. Uyku sorunu yaşayanlara önerilir. Stres düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini dengeleyerek daha iyi hissetmeyi sağlar.

Papatya onlarca çeşidi olan bir bitki olmasına rağmen çok az türü tüketilebilir. Öncelikle papatya çayı alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, alınan ürünün mutlaka güvenilir bir firma tarafından sağlanmış olmasıdır. Papatya çayı da tıpkı diğer bitki çayları gibi demlenerek tüketilir. Arzu edenler melisa ile karıştırabilir. Tatlandırmak için bal en uygun gıdadır.

8. Lavanta

Lavantanın çayı kadar kokusunun da sakinleştirici etkisi vardır. Güzel görüntüsünün yanında, hoş bir kokusu vardır. Sakinleştirici ve kaygı seviyesini düşürücü özelliği bulunur. Lavanta birkaç farklı şekilde kullanılabilir.

Lavanta bitkisi ile çay yapılabilir, yine lavanta çayı yapmak için bitkiyi kaynar suya ekleyerek demleme yöntemi kullanılır. Pek bilinmese de lavanta kurabiye yapımında da kullanılabilir. Evin içine yerleştirilecek lavanta kesecikleriyle bitkinin kokusunun etrafa yayılması sağlanabilir. Bunlar mümkün değilse lavanta kokulu tütsüler kullanmak aynı sakinleştirici ortamı yaratır.

9. Su

Dünyanın ve insan vücudunun en önemli yaşam kaynağı olan su, sağlıklı bir bünye için vazgeçilmezdir. Yetişkin bir kadının vücudunun %50’si, erkek vücudunun %60’ı sudan oluşur. Su bütün sistemlerin çalışmasını destekler. Sindirim, sinir, bağışıklık sistemleri ,kalp ve damarlar, beyin, böbrekler ile diğer iç organlar su eksikliği halinde ciddi tahribata uğrar. Gün içerisinde yaklaşık 2 litre kadar su tüketimi tavsiye edilen miktardır.

Depresyon Tedavisine Yardımcı Diğer Yöntemler

meditasyon

İnsan ruhuna iyi gelen şeyler sadece besinlerle sınırlı değildir. Psikoloji bozukluğuna ne iyi gelir diye merak edenlere beslenmeyle birlikte farklı yöntemler de önerilir. Günlük yaşama dahil edilecek ufak tefek aktiviteler de ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterir. Her insanın kendisine mutlu hissettiren hobileri vardır. Ayrıca bu süreçte ek hobiler edinmek tedavinin başarı şansını yükseltir ve süresini kısaltır.

1. Meditasyon

Uzak Doğu’dan batıya yayılan meditasyonun temel mantığı zihni boşaltarak bir süre dinlenmesini sağlamaktır. Meditasyon yapıldığı süre içerisinde tam bir sükunet hali esastır. Zihinde oluşan karmaşık duyguların giderilmesini sağlar. Bununla birlikte tansiyonu dengeler ve sinir ataklarını önler.

2. Spor yapmak

Spor yapmanın sadece fiziksel değil psikolojik etkileri de kanıtlanmış durumda. Spor sırasında beyinden haz almayı etkileyen özel bir hormon salınımı olur. Endorfin, melatonin ve dopamin adı verilen ve mutluluk artırıcı olan hormonların salgılanması, spor yağan insanların kendini daha iyi hissetmesine yol açar. Uzmanlar her gün yarım saat spor yapmanın psikoloji üzerinde olumlu etkileri olduğunu ifade ediyor.

3. Sosyalleşmek

Depresyonun en önemli etkilerinden biri içe kapanıklıktır. Bu konuda çalışma yapan uzmanlar sosyalleşmenin kişiyi depresyondan koruduğunu söylüyorlar. Yeni arkadaşlar edinmek, hayatı rutinden çıkartmak ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratır.

4. Yeni hobiler

Herkesin kendine has hobileri vardır. Bunlara yenilerini katmak veya halihazırda üzerinde uğraşılan konulara eğilmek insanın kendini daha mutlu hissetmesini sağlar. İnsan iç dünyası gereği yaratma eyleminden keyif alır. Ortaya yeni bir ürün çıkartmak aynı zamanda var etme güdüsünü de tatmin eder. Hobinin ne olacağı kişinin kendi özelliklerine bağlıdır. Takı yapmak, örgü örmek, ahşap oymak, puzzle, fotoğraf çekmek gibi sayısız aktiviteler arasından seçim yapılabilir.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!