Sürekli Orgazm Olma Sendromu; PSAS

Cinsel fonksiyonlar, vücut bütünlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır. Sadece cinsel hayatı değil, eşler arasındaki duygusal ilişkiden başlayarak yaşamın diğer tüm alanlarını da ilgilendirir. Kimi zaman biyolojik kimi zaman da psikolojik sebeplerle meydana gelen cinsel fonksiyon bozukluklarının etkileri sadece cinsel hayatla sınırlı kalmaz. Cinsel bozukluklar;

  • Cinsel işlev bozuklukları: Cinsel isteksizlik ya da istek azlığı, kadınlarda ağrılı cinsel ilişki, vajinismus, erkeklerde erken boşalma, kalıcı cinsel uyarılma sendromu gibi,
  • Cinsel sapkınlıklar: Pedofili, fetişizm, teşhircilik, röntgencilik, sadizm gibi,
  • Cinsel kimlik bozuklukları: Transseksüalite olmak üzere 3 grupta incelenir.

Sürekli uyarılma sendromu, bir cinsel işlev bozuklukluğudur.

Sürekli Uyarılma Sendromu Nedir?

kalıcı cinsel uyarılma

Sağlıklı bir cinsel ilişki önce cinsel istekle başlar. Bu isteğin ardından cinsel uyarılma gelir. Uyarılma sonrasında vücutta bir dizi fizyolojik ve hormonal gelişmeler eşliğinde cinsel ilişki gerçekleşir ve ilişki orgazm ile son bulur. Cinsel istek ve uyarılma olmadan vücudun fizyolojik olarak ilişkiye hazır olması mümkün değildir. Cinsel uyaranlar kadın ve erkek için farklı olduğu gibi kişiden kişiye de değişebilir. Öpüşmek, sarılmak, birbirine dokunmak, hatta bazen ortamda bulunan bir koku, çalan müzik, kişilerin içlerinde bulunduğu ruh hali bile cinsel bir uyaran olarak çiftleri cinsel ilişkiye yöneltebilir. Fakat sadece cinsel olarak tahrik olmak da ilişki için yeterli değildir; eşlerin mutlaka yetişkin bireyler olması ve her ikisinin de ilişkiye rızasının olması gereklidir.

Sürekli uyarılma sendromu (Persistent Sexual Arousal Syndrome – PSAS / Persistent Genital Arousal Disorder – PGAD), herhangi bir uyaran ya da cinsel ilişki çağrıştıran bir durum olmadığı halde, kendi kendine başlayan ve sonunda orgazm olsun olmasın, sürekli tekrar eden cinsel uyarılma hali olarak tanımlanır ve kadınlarda görülür. 2001 yılında ilk kez huzursuz vajina sendromu olarak tanımlanan ve “kalıcı cinsel uyarılma bozukluğu (KCUB)” olarak dilimize çevrilebilecek olan bu durum, toplumdaki kadın nüfusun yaklaşık olarak %1’inde görülür. Kişinin ruh sağlığını, sosyal ve profesyonel hayatını, ilişkilerini derinden etkileyen sonuçlara sebep olan istenmeyen, rahatsız edici bir duygudur.

Sürekli Uyarılma Sendromunun Nedenleri

Cinsel işlev bozuklukları çok yakın bir geçmişe kadar sadece erkekler yönünden ele alınıyordu. Günümüzde her ne kadar kadınların cinsel sorunları için de bilimsel tanımlamalar geliştirilmiş olsa bile, erkekler için bir sağlık sorunu kabul edilen bazı cinsel fonksiyon bozuklukları, kadınlar söz konusu olduğunda ahlaki bir zaaf olarak ele alınıyor ve tedaviden çok tecrit yoluna gidiliyor. Dünyanın büyük bir bölümünde cinsellik hala bir tabu ve ne yazık ki çok az sayıda kadın, bir sorunu olduğunu dile getirip tedavi isteğinde bulunabiliyor.

Sürekli uyarılma bozukluğu tıpta çok yeni bir kavram. Haliyle konuyla ilgili araştırmalar da çok yeni ve henüz sebepleri ve tedavisi hakkında kesin yargıya varmak için yeterli sayıya ulaşılmış değil. Cinsel uyarılma bozukluğu olan kadınlar üzerinde yapılan çalışmalar ışığında hastalığın sebepleriyle ilgili değişik görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşlerden başlıcaları:

1. Fizyolojik nedenler

Yapısal olarak üreme organlarındaki bozukluklar sürekli uyarılmaya sebep olabilir. Aşırı aktif mesane ve huzursuz bacak sendromunun cinsel uyarılma bozukluğuna eşlik ettiğini gösteren bazı araştırmalar da vardır.

2. Farmakolojik ve cerrahi nedenler

Bazı ilaçların ve tedavi yöntemlerinin kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluklarına sebep olduğu bilinir. Mide, kalp, endokrin sistem, depresyon, kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar cinsel uyarılmada bozulmaya sebep olabilir. Üreme organlarının ameliyatları sırasında meydana gelen sinir zedelenmeleri de sebepler arasında sayılabilir.

3. Nörolojik nedenler

Direkt olarak beyin, omurilik ve bunlara bağlı sinirlere ait hastalıkların bu bozukluğa sebep olabileceği düşünülür. Beyin ve cinsel organlar arasındaki iletişimin bozulmasına sebep olan herhangi bir hastalık da bu sebepler arasında sayılır. Kaza ya da cerrahi sonrası beyin ve sinir hasarları, jinekoloji ameliyatları sonrası cinsel organda ya da mesanede oluşan hasarlar, sara hastalığı, MS, parkinson, alzheimer, sinir sistemi enfeksiyonları sonucunda da cinsel uyarılma bozukluğu ortaya çıkabilir.

4. Vasküler nedenler

Cinsel yönden uyarılmak ve sonrasında gelişen normal bir boşalma, sağlıklı bir damar yapısı ve kan akışıyla mümkün olabilir. Vücutta damar sağlığının ve kan akışının bozulmasına sebep olan diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi durumlar, uyarılma bozukluğuna da sebep olabilir. Bunlar dışında rahim ve yumurtalıkların bulunduğu kasık kısmına alınan darbelerin, buradaki kemiklerde meydana gelen kırılma ya da yaralanmaların da uyarılma bozukluğuna sebep olacağı söylenebilir.

5. Psikolojik nedenler

Psikolojik nedenler çok geniş bir spektruma sahiptir. Çocukluk çağına ait travmalar, cinsel istismar, bozuk aile ilişkileri, cinsel eğitimin yanlış ya da yetersiz verilmesi ya da hayatın ileri evrelerinde duygusal ve cinsel olarak tatmin etmeyen ilişkiler, istenmeyen evlilikler, cinsel başarısızlıklar, cinsel ilişki hakkındaki yanlış bilgiler kadın için uyarılma bozukluğu sebebi olabilir.

Sürekli Uyarılma Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

yüzünü kapatan kadın

  • Uzun saatler hatta günler boyu sürebilen vajinada titreme hissi ve dolgunluk, meme başının büyümesi ve ısı artışı gibi cinsel tahrik belirtileri görülür.
  • Bu belirtiler kadının isteği dışında ve ortada cinsellikle ilgili hiçbir uyarıcı yokken, kendiliğinden meydana çıkar. Bazen bir uyaran vardır ama bu cinsellikle alakalı bir şey değildir. Herhangi bir titreşim sendromu tetikleyebilir.
  • Hastalar normal bir ilişkinin sonunda olması gerektiği gibi orgazm olarak rahatlama yaşayamazlar. Orgazmdan sonra bile uyarılma devam eder ve saatlerce hatta günlerce süren çoklu orgazmlar yaşarlar.
  • Sürekli uyarılmanın fiziksel sonucu olarak uyku ve beslenme sorunları, yorgunluk, dikkat eksikliği ve sosyal ilişkilerde iletişim kopuklukları ortaya çıkar.

Vajinada Atma Hissi Nedir?

Kadınlar şikayetlerini, cinsel organda karıncalanma ve kalp atıyor gibi bir zonklama hissi olduğu şeklinde dile getiriler. Bu, cinsel uyarılma ve orgazm sırasında vajinaya kan akışının hızlanmasından kaynaklanan doğal bir durumdur. Cinsel uyarılma tamamen istekleri dışında gerçekleştiği için bu durum kadınlara büyük bir rahatsızlık verir.

Sürekli Uyarılma Sendromu Tedavisi

Henüz sebebi net olarak bilinmeyen fakat pek çok etkene bağlı olarak meydana geldiği düşünülen kalıcı cinsel uyarılma bozukluğunun tedavisi de farklı disiplinlerin iş birliği ile gerçekleştirilir. Teşhis koymada en önemli veriler hastanın şikayetlerinin dinlenmesiyle elde edilir. Kapsamlı bir fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile olası biyolojik sebepler teker teker incelenir. Varsa biyolojik sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik ilaç ya da cerrahi tedavi uygulanır. Psikolojik kökenli bozukluklarda ise yaygın olan yaklaşım, bilişsel-davranışçı terapi, sinir sistemine uygulanan fizik tedaviler ve yine sinir sistemine etki ederek algı ve davranışlarda değişiklik yapan kimi ilaçların kullanılması şeklindedir. Bu tedavi yöntemleri tek tek ya da duruma göre bir arada uygulanabilir.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!