Tansiyon : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Tansiyon, kanın atar damar duvarlarına basınç yapması sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır. Kan basıncı, belirli bazı değerler arasında olmalıdır. Bu değerlerin altına düştüğü zaman ya da bu değerlerin üstüne çıktığı zaman sağlığa zarar verebilir. Gün içerisinde kan basıncının belirli bir süre yüksek olması durumu hipertansiyon, düşük olması ise hipotansiyon olarak adlandırılır. Ülkemizde bu iki türden biri olan hipertansiyon, her 3 kişiden 1’inde görülür.

Büyük Tansiyon Nedir?

Kalp kasıldığı zaman, kanı atardamarların içerisine belli bir basınç ile pompalar. Bu şekilde damar içerisinde oluşan basınç, en yüksek düzeye ulaştığında buna büyük tansiyon adı verilir. Başka bir deyişle, kalbinizin kanı pompaladığı zaman damarlara yapmış olduğu basınç, büyük tansiyondur. Tıp dilinde buna sistolik basınç da denilir.

Küçük Tansiyon Nedir?

Kalp atımları arasındaki dinlenme halinde olan kan basıncı ya da kalbin gevşemesiyle yapılan basınç da diyebiliriz. Kalp gevşediğinde pompalanan kanın akışı durur ve damar elastik hale gelir. Öncesinde genleşen damarlar kana basınç uygular. Kalp gevşeyince de kan akışı sağlanır. Bu sırada meydana gelen en küçük basınca, tıp dilinde diastolik denilir.

Normal Tansiyon Kaç Olmalı?

İdeal değerler, kişisel özelliklere göre farklılık gösterebilir. Lakin erişkinler için en geçerli değerler: Büyük tansiyon için 120 ile 140 arasında seyreder. Küçük tansiyon içi ise 70 ile 90 arasında olur. Bu aralıklardaki ölçülere bakılarak, kişilerin küçük ve büyük tansiyonlarının normal değerlerde olup olmadığı söylenebilir. İdeal aralık 12/8, yani 120/80 arasında olandır. Fakat daha önce belirttiğimiz gibi bu aralıklar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

Tansiyon Nedenleri Nelerdir?

1. Genetik faktörler

mutlu aile

Kan basıncının yüksek olmasına genetik faktörler de neden olabilir. Çoğu genin hipertansiyona sebep olacağı bilinir. Bu duruma poligenik denir. Birinci derece akrabalarınızdan anneniz, babanız ya da kardeşlerinizde yüksek tansiyon bulunuyorsa, sizde de görülme olasılığı çok yüksektir.

2. Çevresel faktörler

üzgün çocuk

Beslenme tarzınız ve buna bağlı oluşan kilolarınız, stresli bir hayata sahip olmanız ve bazı kötü alışkanlıklarınız hipertansiyon oluşmasına neden olabilir. Çevresel faktörlerden en önemli olanı tükettiğiniz sağlıksız besinlerdir. Hastaların %90-95’inde buna sebep olabilecek altta yatan başka rahatsızlıkları yoktur. Bunlara primer hipertansiyon denilir. Geri kalan %5-10’unda ise, bir rahatsızlığa bağlı olarak oluşur. Buna da sekonder hipertansiyon denilir.

3. Susuzluk

su içen kadın

Bu değerin düşmesinde, susuzluk sorunu başlıca nedenler arasındadır. Vücudunuzun ter ile attığı sudan daha az su tüketmeniz, susuzluk çekmenize sebep olabilir. Bu sorun, ter ile beraber normalden daha çok su kaybedilen yaz mevsimlerinde daha sık olarak görülür. Bunun yanında ağır fiziksel aktiviteler yapmanız ya da bazı egzersizler esnasında susuz kalma riskiniz yükselir. Ayrıca ishal, ateşli hastalıklar geçirmeniz ve kusmanız da susuzluğa neden olabilir.

4. Hamilelik

tansiyon ölçtüren hamile

Hamilelikte dolaşım sisteminiz çok hızlı genişler. Bu durum da kan basıncının düşmesine sebep olabilir. Hamileliğin ilk 24 haftasında bu durumun görülmesi gayet normaldir. Tansiyon değerleri, genelde doğum sonrasında eski haline geri döner.

5. Kalp problemleri

kalp ve tansiyon aleti

Kalp hızı anormal bir yavaşlık gösteriyorsa; kalp yetmezliği, kalp krizi ve kalp kapakçığı problemleri varsa, bunlar da düşük tansiyona sebep olabilir. Çünkü bu hastalıklar yüzünden, damarlara kan pompalama görevi olan kalp, fonksiyonlarını tam anlamıyla yerine getiremez. Bu durum da kan basıncının düşmesine sebebiyet verir. Ayrıca iç kanama geçirme veya ciddi bir yaralanma nedeni ile yaşanan kan kayıpları, kan basıncının ansızın düşmesine neden olabilir. Çünkü bu durumda damarlardaki kan azalır.

6. Endokrin problemleri

şeker ölçme cihazı

Addison rahatsızlığı gibi bazı hastalıklar; tiroite, kan şekerinde düşüklüğe, bazı durumlarda şeker hastalığına ve hipotansiyona sebep olabilir. Vücutta hormon üretmeyi etkileyen bütün hastalıklar, hiper veya hipotansiyon sebepleri arasında yer alabilir.

Tansiyon Neden Yükselir?

Hastaların yaklaşık olarak %90’ında, buna neyin sebep olduğu bilinmez. Bu türdeki soruna “esansiyel hipertansiyon” denilir. Bu durumun sebepleri bilinmemekle beraber, bazı risk faktörlerinin bu hastalığa yakalanma riskini arttırdığına dair güçlü kanıtlar vardır. Hareketsizlik, obezite, fazla miktarda tuz tüketme, yağlı, sağlıksız beslenme ve sigara içme gibi faktörler sayılabilir.

Yaşlandıkça da tansiyon problemleri oluşabilir. Aynı zamanda, ailesel olarak da gelişebilir. Özelikle Güney Asya kökenli kişilerde daha yaygın olarak görülür. Yüksek tansiyona; hormonal rahatsızlıklar, böbrek hastalıkları, aşırı alkol tüketme ve doğum kontrol ilaçları gibi bazı ilaçlar da sebep olabilir.

Tansiyon Neden Düşer?

Bu sorun, yüksek tansiyona göre daha az tehlike yaratan bir durumdur. Lakin bazı kişilerde gözler kararabilir. Baş dönmesi ve hatta bayılmaya kadar giden belirtiler gösterebilir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, kullanılan ilaçların yan etkisi gibi çoğu farklı faktör yüzünden düşebilir. Az su içilmesi ve sıcaklık gibi durumlara bağlı gelişen bu rahatsızlık genelde geçicidir. Ancak sürekli bu sorunu yaşıyorsanız, muhakkak bir doktora görünmeniz ve bunun altındaki sebebin ne olduğunu öğrenmeniz gerekir.

Büyük Tansiyon Neden Düşer?

Kalp rahatsızlıklarında bazen görülen vitamin eksiklikleri ve vücudun çok susuz kalması, buna neden olabilir. Bu düşme, uzman bir doktor tarafından tespit edildiği zaman, ilaç tedavisiyle iyileşme sağlanabilir. Düşüklük, yüksek olmasına göre çok tehlikeli bir durum yaratmaz. Lakin ciddi bir düşüş olması, iç organların fonksiyonlarını bozar. Bu yüzden hastada sersemlik, baygınlık ve baş dönmesi durumlarına dikkat edilmelidir.

Bu rahatsızlığın nedenleri;

  • Spor yapılması,
  • İshal sorunu,
  • Gebelik,
  • Az su tüketme,
  • Hastanın vücudunun çok susuz kalması,
  • Hastanın yetersiz ve dengesiz beslenmesi.

Hamilelikte Tansiyon Düşmesi

Gebelikte rastlanan bu durum, ilk aylarda görülebilir. Tansiyon düşmesinin temel sebebi, gebelikle beraber hormonlarda değişiklik olmasıdır. Genellikle gebeliğin son aylarında değerler normal haline dönmeye başlar.

Düşük tansiyon, yüksek olmasına oranla daha az tehlikelidir. Gebelikte ilk aylarda ortaya çıkan bulantı ve kusma nedeniyle oluşan beslenme düzensizlikleri, anne adayının halsiz ve bitkin düşmesine neden olur. Bunlar da dolaylı olarak hipotansiyona sebep olur. Fazla şeker ve karbonhidrat içermeyen, protein ağırlıklı olarak beslenmek gerekir. Ayrıca demir ve vitamin takviyesi de yapılmalıdır.

İlerleyen aylarda rahim büyümesi sonucunda, rahim altından geçen büyük damarlara basınç yapılır. Bu yüzden özellikle sırt üstü yatış pozisyonunda, bu duruma rastlanır. Bu sebeple 6. aydan sonra, yan yatma biçiminde dinlenme önerilir.

Küçük Tansiyon Neden Yükselir?

Bu durum, genel sağlık problemleri arasında ilk sıralarda yer alır. Kan basıncı birden yükselir ve damarlara daha çok baskı yapar. Bu yüzden sağlıklı kişiler ansızın hastalanabilirler. Tansiyon yükselmesi yaş veya cinsiyete bakmadan herkeste görülebilir. Bu nedenle üzerinde durulması gereken mühim bir konudur. Kanın pompalama derecesiyle kalbin çalışmasını gösteren bu değer, zamanla düşebilir veya yükselebilir.

Değerlerin yükselmesine diastolik yüksekliği denilir. Bu durumda değerler 90’dan yüksek olur. Küçük olanda yükselme, büyük olanla benzer sebepler yüzündendir. Rahatsızlıkların büyük bir kısmı, kişinin sağlıksız beslenmesiyle alakalıdır. Dengeli, düzenli ve sağlıklı beslenerek bu rahatsızlığın büyük ölçüde iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Beslenme haricinde değerlerin yükselmesinin diğer sebepleri aşağıdadır:

  • Kişinin çok tuzlu yemekler tüketmesi
  • Mevsimsel veya dönemsel olarak bir neden yüzünden yaşanan aşırı stres ve endişe
  • Yazları çok sıcağa maruz kalınması, güneş ışınlarından çok etkilenme gibi sorunlar etkili olabilir.
  • Büyük veya küçük tansiyonun ansızın yükselmesi çok tehlikeli bir durumdur. Bu sorunun önüne geçilmesi için muhakkak buna sebep olan etkenleri ortadan kaldırmak gerekir.

Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

1. Baş ağrısı ve baş dönmesi

başı dönen kadın

Hipertansiyonda en belirgin belirtiler; baş ağrısı ve baş dönmesi gibi sorunlardır. Kişi, çevresindeki eşyaların kendi etrafında döndüğü veya kendisinin eşyaların etrafında döndüğü hissine kapılır. Bunlar, genelde kan basıncının çok yüksek olması yüzünden ortaya çıkan belirtilerdir.

2. Mide bulantısı ve kusma

kusan kadın

Kan basıncının yüksek ya da düşük olmasının diğer bir belirtisi ise, mide bulantısıdır. Çok sık karşılasılsa dahi her mide bulantısı da bu rahatsızlıkla ilişkilendirilmemelidir. Çünkü başka hastalıkların da belirtisi olabilir. Aynı zamanda bulantılara ek olarak, şiddetli kusma sorunu da görülebilir. Hipotansiyonda doğrudan, hipertansiyonda ise dolaylı olarak mide bulantısı sorunu görülür.

3. Bulanık görme

bulanık gören kadın

Kan basıncı ve baş ağrısı sebebiyle kişilerde bulanık görme sorunları ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda, hipertansiyon varlığından şüphe duyulabilir. Bu rahatsızlıkta retinaya kan sağlayan damarlar hasar görür ve sonuç olarak göz sinirlerine zarar vererek bulanık görmeye neden olabilir. Aynı zamanda ileri safhalarda şayet tedavi edilmezse, körlüğe bile yol açabilir.

4. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı

nefesi daralan kadın

Hipertansiyon belirtilerinden biri olan göğüs ağrısı çekiyorsanız, bir doktora görünmenizde yarar vardır. Çünkü bu sorunun altında kalp krizi ya da inme rahatsızlıkları olabilir. Göğüs ağrısının yanı sıra; düzensiz kalp atışları ve nefes darlığı da görülen belirtiler arasındadır.

Tansiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

1. Sağlıklı beslenme

Sağlıklı gıdalar

Tansiyon hastası iseniz, daha çok potasyum içerikli yiyecekler, sebze, meyve ve tam tahıllar tüketmelisiniz. Beslenme düzeninizden çok tuzlu gıdaları, doymuş ve trans yağları çıkarmalısınız. Özellikle hipertansiyonu olan kişilerin beslenme programı da, doktorlar tarafından özel olarak hazırlanmalıdır.

Türkiye’de kişi başı tüketilen tuz miktarı, ortalama 14.8 gramdır. Tükettiğiniz tuzun %30’u ise ekmekten gelir. Bu yüzden özellikle beyaz ekmek tüketmemek gerekir. Tuz tüketimini elinizden geldiğince kadar azaltmalısınız. Çünkü tuz kan basıncını çok yükselten bir gıdadır. Ayrıca aşırı tuz tüketimiyle, böbreklerin tuz atma kabiliyeti de azalır.

2. Sigara ve alkol tüketimi

kırılan sigara

Bu rahatsızlığınız varsa, alkol tüketiminden kaçınmanız gerekir. Kadınların günde 1 bardaktan, erkeklerin de günde 2 bardaktan çok alkol tüketmemesi gerekir. Ayrıca sigara da çoğu rahatsızlığın baş düşmanı olduğu gibi, tansiyonun da düşmanıdır. Sigarayı bırakmanız yaşam kalitenizi doğrudan olumlu olarak etkiler.

3. Egzersiz

egzersiz yapan yaşlı kadın

Hareketli olarak ve kilonuzu kontrol altına alarak, bu rahatsızlığı da dengede tutabilirsiniz. Her gün yarım saat kadar tempolu olarak yürüyüş yapmalı ve düzenli bir egzersiz programına başlamalısınız. Böylece hem tansiyonu yenebilir, hem de yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz. Yapılan araştırmalar sonucu, orta yoğunlukta egzersiz yapmanın kan ba­sıncını etkin bir düzeyde düşürdüğü kanıtlanmış­tır.

4. Tansiyon ilacı

hap içme

Ülkemizde pek çok hasta hipertansiyon ilacı kullanılır. Bu ilaçların hepsi farklı mekanizmalar ile kan basıncını kontrol altına alır. En uygun olan ilaç; hastanın cinsiyetine, yaşına, rahatsızlığın tam olarak nedenine göre doktor tarafından hastalara reçete edilir. Bu ilaçların hangi saatlerde alınması gerektiği ve başka ilaçlarla bir arada alınıp alınmayacağı hastaya anlatılır.

Hipertansiyon, genelde kronik bir rahatsızlık olduğu için ömür boyu tedavi edilmesi ve doktor gözetiminde olması gerekir. Bu yüzden düzenli aralıklarla doktora görünmek ve tedaviyi aksatmamak gerekir. Önerilen ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. İlaç tedavisi devam ederken aynı zamanda, kan basıncı düzeyinin de takip edilmesi gerekir.

Tansiyon Nasıl Ölçülür?

Tansiyon ölçme işi, çok basit bir işlem gibi görünse de aslında o kadar da basit değildir. Her işte olduğu gibi bunda da bazı önemli noktalar vardır. Şayet ölçme işleminde uzman değilseniz, ölçümde hatalar yapabilirsiniz. Yanlış ölçüm yaparak tedavinin seyrini de değiştirebilirsiniz. Bu da kötü sonuçlar doğurabilir. Günümüzde birçok elektronik tansiyon aleti bulunur. Genelde elektronik olanlar insanlara daha pratik gelir. Fakat rahatsızlığı ölçmek amacıyla en iyi cihaz, hastanelerde kullanılan manuel cihazlar yani el ile ölçüm yapılan cihazlardır. Çünkü bu aletlerin elektronik aletlere göre doğruluk payları daha fazladır.

Tansiyon Nasıl Düşürülür?

  • Hipertansiyon durumunda kollarınızı dirseklere kadar soğuk su ile yıkamalısınız. Bu yöntemle 1-2 derece düşme olmasını sağlayabilirsiniz.
  • Sarımsak ve soğan gibi yiyecekler de düşürücü etki yapması amacıyla kullanılır.
  • Limon, rahatsızlığa iyi gelen bir yiyecektir. Yükseldiğinde, limon suyu içmeniz önerilir.
  • Düşürmek amacıyla tuzu mümkün oldukça azaltmalısınız. Tuzsuz ayran, tuzsuz yoğurt ve az tuzlu yemekler tüketmelisiniz.
  • Yoğurdun içerisine tarçın koyarak yemeniz kan basıncınızın düşmesini sağlayabilir.
  • Nar suyu gibi meyvelerin suları da düşürücü etki yapar. Hazır meyve sularını tüketmek yerine, taze meyveleri sıkarak içebilirsiniz.
  • Yeşil yapraklı sebzeler tüketebilirsiniz. Ayrıca yağda kızartılan besinlerden uzak durmalısınız. Hamur işi ve tatlıları kesmeli, şarküteri ürünlerini tüketmemelisiniz. Çünkü bunların yağ ve tuz oranları yüksektir.
  • Alkol ve sigara kullanıyorsanız kesinlikle bırakmalısınız.
  • Her gün düzenli egzersiz ve yürüyüşler yapmalısınız. Böylece kan dolaşımınız düzene girer.

Tansiyon Düşünce Ne Yapılır?

Genelde öğle veya sabah vakitlerinde yaşanan bu rahatsızlıkta, mümkünse soğuk suyla duş alabilirsiniz. Soğuk su, şok etkisi yaratacağı için dalgalanmaları dengeler. Özellikle düştüğü anda, tuzlu bir ayran içmeniz iyi gelebilir. Stres tetikleyici bir faktördür. Bu yüzden stresli ortamlardan uzak durmanız ve sorunları kafanızda büyütmemeniz gerekir.
Tansiyon düşüklüğü sonucunda bayılan kişiler, muhakkak sırt üstü yatırılmalıdır. Kolları ve bacaklarını yukarı kaldırmalı ve kan akışının düzgün olması sağlanmalıdır. Bayılmayan ancak kendini kötü hisseden kişiler ise, düz bir zeminde uzanıp dinlenmelidir.

Bilinci yerinde olan hastalara su verilmelidir. Bilinci kapalı ve bayılan hastaları yerinden kıpırdatmamanız gerekir. Ayrıca hastaya bir şey içirmemeli veya koklatmamalısınız. Çünkü hastanın bilinci tamamen kapanabilir. Hasta uzun süre geçmesine karşın kendine gelmemişse, acilen ambulansı aramalı ve bir sağlık kuruluşundan yardım istemelisiniz. Hastanede genelde damardan verilen ilaç ile hastanın kendine gelmesi sağlanır.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!