Yemek Borusu Kanseri : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Tıpta “özefagus” ismiyle de bilinen yemek borusu, yiyecekleri mideye ulaştırmaya yardım eden bir araç rolündedir. Borucuk şeklinde olan bu kanal, ağzın son kısmından başlayarak soluk borusunun arka kısmına kadar ulaşır. Yiyecekler ağza alındığında yemek borusu kanalı sayesinde sıkıştırılarak mideye doğru itilmeye çalışılır. Kişinin bu yeme ve sindirim fonksiyonunu yerine getirememesi durumunda ise ilk olarak akla yemek borusu tümörleri gelmelidir.

Çünkü hasta ilk olarak yutkunmakta ve ağzına aldığı yiyecekleri kolayca mideye geçirmekte zorlanır. İlerleyen süreçte bu durumun ilerlememesi için mutlaka bir hekim kontrolünden geçmek gerekir. Kanser şüphesi söz konusu olmasa dahi yapılan erken tanı sayesinde olası rahatsızlığın önüne geçme imkanı artacaktır. Genellikle yemek borusunun orta ve üst kısımları kanser riski altındadır.

Yemek Borusu Kanseri Nedir?

Özefagusun iç yapısını döşeyen dokuda veya üst tabakada meydana gelen kötü huylu tümörler yemek borusu kanseri olarak nitelendirilebilir. Kanser öncelikle kanalın uç kısmında, üstünde veya alt yapısında meydana gelebilir. Tedaviye başlanmadığında veya hastalık geç tespit edildiğinde kanserli hücreler yemek borusundan diğer organ ve dokulara doğru sıçrama yapabilir. Dünya üzerinde yapılan sıralamalara göre diğer türler arasında yemek borusu kanseri 6. sırada yer alır. Ayrıca görülme sıklığı bulunulan coğrafi konuma göre de farklılık gösterebilir. Çünkü hastalığın oluşmasında çevresel faktörler de oldukça büyük bir etkendir.

Yemek Borusu Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Kişinin yaşam kalitesini günbegün düşüren yemek borusu kanseri, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Kesin olarak bir neden söylemek doğru olmayacaktır çünkü henüz kesinlik kazanmış bir nedeni yoktur. Sadece birtakım faktörlere bağlı oluştuğu tahmin edilir.

Genellikle tıp alanında hekimler 2 farklı özefagus kanseri ile karşılaşırlar. Yassı hücreli olan skuamöz, özefagus kanserinin en sık rastlanılan türüdür. Kanalın derinlere doğru giden iç dokusundan başlayarak yemek borusunun alt veya üst tabakasında etkisini gösterebilir. Diğer rastlanılan kanser türü ise adeno tipi kanserlerdir. Yemek borusunun alt ucunda bulunan ve mukus salgılayan bezlerden dolayı meydana gelirler.

1. Sigara kullanımı

sigara içen kişi

Sigara, diğer kanser türlerini tetiklediği gibi yemek borusu üzerinde de doğrudan etkiye sahiptir. Özellikle günde 2 paketten fazla sigara kullanan kişilerde, kullanmayan kişilere göre 2 kat daha fazla yemek borusu kanserine yakalanma riski bulunur. Sigaranın içerisindeki zararlı partiküller ve tütün, ilerleyen evrelerde kanal üzerindeki dokuların tahrip olmasına neden olarak kanserli hücre oluşumuna yol açar. Puro, sigara, enfiye ve tütün gibi maddeleri düzenli olarak tüketen kişiler skuamöz kanseri tehdidi altındadır.

2. Aşırı düzeyde alkol tüketimi

alkol alımı

Düzenli olarak alkol alan kişiler, yaşamlarının devamında özefagus kanseri ile karşı karşıya kalabilirler. Çünkü aşırı alkol alımı, yutak ve yemek borusu üzerinde tahribat oluşturabilir ve bir süre sonra özefagus üzerinde kötü huylu tümörler meydana gelebilir. Ayrıca sigara ile birlikte alkol alan kişiler daha fazla risk altındadır. Çünkü her iki alışkanlığa da sahip olanlarda vücuda giren zararlı maddeler sayıca daha fazladır. Bu tür alışkanlıklara bir son vermek hastalığın görülme riskini de düşürecektir. Bir anda bırakmakta güçlük çekiyorsanız en azından doktorunuzun önerdiği dozda içmeye özen göstermelisiniz.

3. Beslenme alışkanlıkları

sağlıksız beslenme

Yemek borusu kanseri üzerinde diğer önemli faktörlerden birisi de beslenmedir. Doğru beslenme alışkanlıklarından uzak olmak kanser riskini her zaman yükseltecektir. Yemeklerin hijyenik koşullardan uzak olması, yeteri kadar pişmemesi, sebzelerin veya meyvelerin tam olarak yıkanmaması, yemeklerin az çiğnenmesi, besinlerin uygun saklama koşullarında muhafaza edilmemesi, tütsülenen et çeşitleri, yanmış ve kokmuş yemekler, besinlerin çok sıcak tüketilmesi (çay, çorba, kahve vb.) ve çiğ tüketilen yiyecekler yemek borusu kanseri riskini tetikler.

Ayrıca aşırı yağlı, baharatlı ve tuzlu pişirilen yemekler de kanserin güçlenmesine etki edebilir. Bu nedenle Türkiye’nin Van, Gaziantep, Diyarbakır, Erzurum, Malatya gibi şehirlerinde batı illere nazaran daha yüksek düzeyde özefagus kanseri riski söz konusudur. Dünya bazında değerlendirildiğinde ise Çin, Afrika ve Japonya gibi güney ülkelerinde yassı hücreli kanser; İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde de adeno kanseri daha fazla görülür.

4. Alakazya rahatsızlıkları

boğazını tutan kadın

Yemek borusunu direkt olarak etkileyen rahatsızlıklardan birisi de alakazyadır. Bu hastalık söz konusu olduğunda besinlerin mideye ulaştırılması gerçekleşemez. Kasların gevşemesine bağlı olarak ortaya çıkan alakazya hastalığı genellikle yutmada zorluk çıkartır. Doğru tedavi uygulanmazsa ilerleyen zamanlarda hastada özefagus kanseri meydana gelebilir. Bu nedenle hastalığın tespitinde erken tanı ile kısa süre içerisinde tedaviye başlanmasında fayda vardır.

5. Barett hastalığı

boğazını tutan kadın

Gastroözofageal reflü hastalığına bağlı olarak gelişen komplikasyonlar arasında barett hastalığı yer alır. Hastaların neredeyse %15’i bu tür komplikasyonlarla karşılaşabilir. Yemek borusunun iç yüzeyini saran epitel dokunun yerini benzeri olan farklı bir metaplazinin alması barrett özefagus olarak adlandırılır. Endoskopi esnasında belirlenen hastalıkta kanser gelişimi gözlenme riski vardır. Medikal ve cerrahi yöntemler hastalığın ilerlemesini ve yok olması önlemede sıklıkla tercih edilir. Ayrıca hastada barett tespiti yapılmışsa kansere dönüşümünü engellemek amacıyla mutlaka hekim kontrolü altında olması gerekir. Böylece geç kalınmadan gerekli müdahaleler yapılabilir.

6. Radyasyon

maden işçileri ve radyasyon

Uzun bir süreçte radyasyona maruz kalan kişilerde, diğer kanser türlerinde olduğu gibi yemek borusu kanserine  yakalanma olasılığı da mutlaka vardır. Özellikle yoğun iş makinelerinin yer aldığı bölgelerde çalışanlar, maden işçileri, elektronik alanda çalışan işçiler sıklıkla radyasyona maruz kalırlar. Dolayısıyla zararlı maddeler ve radyasyonlu bölgeler bir süre sonra kişide kanser tehlikesi yaratabilir.

Yemek Borusu Kanseri Ölüm Oranı

Genellikle 60 yaş ve üzeri kesimi merkeze alan yemek borusu kanseri, nadiren de olsa bazen 30 yaş ve altı kişilerde de görülebilir. Direkt olarak komşu yapılar üzerinden yayılım gösteren hastalık, ilerleyen vakalarda diğer sindirim organlarına, mide dokularına ve hatta bağırsak kanallarına kadar ulaşabilir. Kanserin teşhisine bağlı olarak yapılan ameliyat sonrası hastalarda genellikle %2-%5 arasında ölüm oranı görülür. Burada önemli olan tümörün derinliği, yerleşimi ve türüdür. Yani hastalık ilk evreyi geçmişse ve tümör artık diğer dokulara ulaşmışsa hastanın yaşamı daha zorlu hale gelebilir. Dolayısıyla 3. ve 4. evrelerde ölüm oranı riski her zaman daha fazladır. Ancak hastanın tedaviye verdiği yanıtların iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyeceği de unutulmamalıdır.

Yemek Borusu Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kanserin erken evrelerinde hastayı rahatsız edecek hiçbir belirtisi söz konusu değildir. Bu nedenle kanserin ilk oluşum süreçlerinde tespit edilmesi biraz zordur. Hastalar genellikle yaşamış oldukları birkaç basit belirtiyi geçeceğini düşünerek göz ardır ederler. Ancak böyle durumlarda mutlaka bir hekime başvurarak gerekli kanser taramasının yapılması gerekir. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise belirgin semptomlar ortaya çıkabilir.

1. Yutkunmakta zorluk çekme

yutkunamayan kişi

Yemek borusu kanseri ilk olarak hastalarda yutkunma zorluğuna sebebiyet verir. Çünkü kanserli hücreler ilk olarak yemek borusu üzerindeki dokuları tahrip ederler. Hastalar daha çok boğazlarında bir yumru varmış hissi ile hekime başvururlar. Yemek borusu üzerinde yer alan kasların büzüşmesi besinlerin mideye geçişini zorlaştırır. Bu süreçte yemek borusu ağrısı ve tükürük salgısında artış da görülebilir.

2. Aniden verilen aşırı kilo kaybı

kilo vermiş kadın

Kanserin ilk evresinden itibaren hastada belirgin kilo kayıpları görülebilir. Hatta bu durum ilerleyen evrelerde daha fazla hissedilir. Kişi hekime başvurduğunda hiçbir şekilde kilo vermek adına bir faaliyette bulunmadığını ancak durmadan kilo verdiğini söyler. Devamlı kilo kaybı söz konusu ise ve diğer belirtilere ait semptomlar da söz konusuysa kanser şüphesi doğabilir. Ancak sadece kilo kaybı yaşanması direkt olarak akla kanseri getirmemelidir. Önce gerekli tetkikler yapılmalı ve sonuç o şekilde netleştirilmelidir. Vücutta gelişen farklı hastalıklar da kilo kaybına sebebiyet verebilir.

3. Ses kısıklığı ve aşırı öksürük

sesi kısılmış kişi

Kanser hastalarının yemek borusu üzerindeki hücrelerinin değişime uğraması farklı belirtiler ve rahatsızlıklar ortaya çıkarır. Kanserin dokuları ve hücreleri tahrip etmesi ilk olarak ses kısıklığına yol açar. Hastanın boğazında kronikleşmiş kaşınmalar ve birtakım tahrişler de görülebilir. Bu iki semptom da yemek borusu kanserinin erken evresinde kendini gösterir.

4. Midede yanma ve ekşime

midesini tutan kadın

Yemek borusu ile mide arasında yakın bir temas vardır. Yani oluşan kanser mide kanalına oldukça yakındır ve dolayısıyla hastanın midesinde de birtakım değişimlere sebep olabilir. Özellikle güne yeni uyandığınızda, midenizin yanmaya başladığını veya ağzınızda ekşi bir tat oluştuğunu hissedebilirsiniz. Ayrıca kanserle birlikte zaman zaman hazımsızlık sorunları da baş gösterebilir.

5. Göğüste ağrı ve yanma

göğsü ağrıyan yetişkin

Sağlıksız bir işleyiş gösteren kanserli hücreler, hastanın göğüs bölgesinde ağrı ve yanma hissi yaratabilir. Çünkü yemek borusu üzerindeki hücreler tahribe uğramış haldedir ve dolayısıyla hastada ağrı ve basınç gibi belirtilere neden olabilir. Yürürken, otururken, yemek yerken veya yatarken dahi bu tip ağrıların görülmesi doğaldır. Bu tamamen kanserli hücrelerin yaratmış olduğu bir durumdur.

6. Ağrı ve iltihaplanma

boğazını tutan kadın

Hastada daha kanser teşhisi konulmadan dahi yemek borusunda ağrı şikayetleri meydana gelebilir. Ağrı bazen şiddetli şekilde olurken çoğu zaman hafif ve yavaş yavaş kendini gösterir. Diğer sık görülen belirtilerden birisi de iltihaplanmadır. Yemek borusu iltihabı, hastalar tarafından daha çok boğaz şişmesi veya şiddetli bir grip rahatsızlığının belirtisi olarak algılanabilir. Halbuki iltihap sadece belirli bir nokta üzerindedir ve etkisini uzun süre devam ettirir.

Yemek Borusu Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanserin tedavisine başlanmadan önce hastadan birtakım tetkikler ve testler istenir. Öncelikle ucu tüp şeklinde olan bir alet yardımı ile hastaya endoskopi yapılır. Endoskopi sayesinde yemek borusunun tüm noktaları, mide ve kanserli kısım derin bir şekilde incelenir. Diğer bir tetkik ise biyopsidir. Biyopsi, yemek borusu üzerinden alınan küçük bir dokunun incelenmesi sayesinde gerçekleştirilir. Yapılan tetkiklerden sonra hastanın yaşı, cinsiyeti, kilosu ve başka hastalıklarının var olup olmadığı kontrol edilir. Hastanın durumuna göre uygun bulunulan yöntemle kanser tedavisine başlanır.

1. Cerrahi müdahale

ameliyat süreci

Yemek borusu kanserinde tümörlü bölge diğer organ ve dokulara henüz sıçramamışsa cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Ancak kanser 2. veya daha ileri evrelerde ise yapılacak ameliyatın hiçbir katkısı yoktur. Çünkü kanser hücreleri artık tek bir merkezde değil vücudun diğer bölgelerine de yayılmış durumdadır. Eğer kanserli bölge sadece tek bir alanda ise yapılacak ameliyat işlemi ile tümör kolayca temizlenebilir. Ancak tümörün olduğu bölgede de risk söz konusu olabilir. Bu tip durumlarda da yine cerrahi operasyona başvurulabilir. Bu kez hem tümör hem de tümörün yakınında bulunan lenf bezleri çıkartılır. Kanser hücreleri mide kanalına kadar sıçradığında ise yemek borusunun belirli bir bölgesi ve midenin üst tarafı alınarak cerrahi operasyon tamamlanır.

2. Radyoterapi

radyoterapi

Kanserli bölüme radyasyon yerleştirilerek gerçekleştirilen radyoterapi, daha çok kemoterapi yöntemi ile birlikte gerçekleştirilir. Amaç kanserli hücreleri baskı altına alarak yok etmek ve hastalığın olumsuz etkilerini azaltmaktır. Ayrıca yemek borusu kanseri nedeniyle meydana gelen birtakım komplikasyonların ortadan kaldırılmasında da yine radyoterapinin etkilerinden faydalanılır.

3. Kemoterapi

kemoterapi

Kanserin düzeyine göre farklı dozlarda verilen kemoterapi tedavisi, çeşitli kimyasallar ve teknikler yardımı ile gerçekleştirilir. İlerlemiş ve vücudun diğer bölgelerine sıçramış olan kanserli hücreleri yok etmeye çalışır. Ciddi anlamda yan etkileri olduğu için verilen dozların hastaya göre ayarlanması gerekir. Aksi takdirde hasta kanserle mücadele edemeyeceği gibi birtakım rahatsızlıklarla da karşı karşıya kalabilir.

4. Alternatif tıp

akupunktur

Yemek borusu kanserine yakalanan kişiler gerek hastalığın düzeyine gerekse yapılan tedavilerin yan etkilerine bağlı olarak bazı ağrılar duyabilirler. Hekiminiz bu tip ağrıların dinmesi veya hafiflemesi için alternatif tıp yöntemlerinden faydalanmanızı önerebilir. Masaj, hipnoz, akupunktur, nöral tedavi veya refleksoloji bu tıp yöntemler arasındadır.

Yemek Borusu Kanseri Yaşam Süresi

Özefagus kanserinde hayatta kalma şansı hastalığın türüne ve evresine göre değişiklik gösterebilir. Kanser hastalıklarında hekimler istatistiklerini genellikle 5 yıl üzerinden belirlerler. Örneğin; 5 yıllık hayatta kalma olasılığı %30 denildiğinde, 100 kişiden sadece 30’unun en az 5 yıl boyunca yaşadığını anlamamız gerekir. Her hastada bu sürecin geçerli olduğunu söylemek yanlış olur. Çünkü kimi hastalar kanseri atlatıp daha uzun yıllar yaşarken kimi hastalar da kanser dışındaki farklı bir hastalık nedeniyle hayatını kaybeder.

Kesin bir oran söyleyememekle birlikte hastalığa yakalanan her 100 kişiden sadece %18’i 5 yıl boyunca hayattadır. Ancak erken teşhis başta olmak üzere hastanın psikolojik açıdan olumlu olması, düzenli bir yaşam sürmesi ve tedaviye yanıt vermesi de yine yaşam süresi üzerinde etkilidir.

Yemek borusu kanseri evreleme sistemine göre farklı yaşam süreleri söz konusudur. Eğer kanser lokalize düzeydeyse yani diğer dokulara, hücrelere yayılmamışsa kurtulma olasılığı daha yüksektir ve yaşam süresi %40’lı oranlara kadar çıkabilir. Kanser bölgesel seviyedeyse yani yavaş yavaş lenf bezlerine doğru ulaşmaya başlamışsa hayatta kalma olasılığı %21’dir. Metastatik yemek borusu kanserinde ise bu oran %4’lere kadar düşebilir. Çünkü metastatik evre kanser evrelemesinde en ölümcül düzey olarak bilinir ve tüm vücuda yayılım gösterebilir.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!