Beyin Kanseri : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Beyin kanserinin oluşmasının nedeni beyinde meydana gelen tümördür. Beyin tümörleri, bacak ve kolda güçsüzlük, görme ve konuşma bozukluğu, şiddetli baş ağrısı ve kusma gibi belirtilere sahiptir. Bu belirtilere sahip olan kişilerin nöroloji ya da beyin cerrahisi bölümlerine başvurmaları gerekir. Beyin tümörü söz konusu olduğu zaman tam donanıma sahip merkezler, multidisipliner tedavi anlayışı ve ekip yaklaşımı önem taşır.

Vücutta olmaması gereken bir dokunun oluşması ya da hali hazırda olan bir dokunun kontrol dışı büyümesiyle tümör oluşur. Esasında et benleri ve yağ bezleri de bu kavram çerçevesinde ele alınabilir. Ancak bu tür tümörlerin genellikle öldürücü özelliği olmaz. Fakat tümör beyinde çıktıysa durum tehlikelidir. Zira beyinde çıkan tümörler iyi huylu dahi olsa beyin, kafatası ile saklanmakta olan gizli ve kapalı bir odaya benzediği için bu durumun sonuçları da hayati düzeyde olabilir. Beyin tümörleri her daim kötü huylu olmasa da her halükarda doğru bir şekilde müdahale edilmesi ve kontrol altına alınması gereken sorunlardır. Beyin tümörü primer ve seconder yani birincil ve ikincil olmak üzere ikiye ayrılır. Primer, yani birincil beyin tümörleri benign ya da maling yani iyi ya da kötü huylu şeklinde ikiye ayrılırken, seconder yani ikincil beyin tümörleri vücudun bir başka noktasından beyne sıçrayan kanserli hücreler vasıtasıyla ortaya çıkar.

  • İyi huylu beyin tümörleri: Oldukça düşük bir üreme hızına sahip olan bu tümörler, beyin hücresinden kaynaklı olmadığı gibi beyin dokusundan da kolay bir şekilde ayrılabilir. Bu nedenle de iyi huylu tümörlerin neredeyse tamamı çıkarılabilir. Yapılan ameliyatlardan sonra genellikle herhangi bir komplikasyon yaşanmaz ve alınan bir tümörün tekrar ortaya çıkma olasılığı da oldukça düşük olur. Bununla birlikte bir başka hücreye ya da bölgeye sıçrama olasılığı da düşüktür. İyi huylu tümörler her ne kadar kanser barındırmasa da belirli bir boyuta geldikten sonra beynin hassas bölgelerine yaptığı baskı sebebiyle önemli sağlık sorunlarına sebep olabilir. Bu sebeple de iyi huylu tümörler de belirli bir sürenin ardından beyin tümörüne dönüşebilir.
  • Kötü huylu beyin tümörleri: Kanserli hücrelerden oluşan bu tümörler, iyi huylu tümörlere oranla oldukça hızlı bir şekilde büyür ve kısa bir süre içinde etrafındaki beyin dokusuna zarar verir. Bu sebepten dolayı da beyinden tamamen alınması oldukça zor olur. Zira bu tür tümörlerin bütünleştiği dokular beyin fonksiyonlarını gerçekleştirir. Bu nedenle de tümörlerin alınması halinde ilgili dokuların fonksiyonunu kaybetme riski doğar. Diğer yandan yapılan ameliyatın ardından tekrar nüksetme olasılığı bulunur. Vücudun bir başka bölgesinde olup da beyin dokusuna gelen ve yayılan merastatik tümörler de bu sınıfa dahil edilir.

Beyin Kanseri Evreleri

Beyin kanserine yakalanan kişilerin akıllarında genellikle belli başlı sorular olur. Bu sorulardan biri de beyin kanseri hastası kaç yıl yaşar şeklindedir. Beyin kanseri yaşam süresi, evresine göre değişiklik gösterir.

1. evre: Hastalığın henüz başladığı ilk evre olan birinci evre, genellikle baş ağrısı ile kendini belli eder ve anlaşıldığı anda ameliyat edilmesi gerekir. Yapılacak olan ameliyattan sonra ise radyoterapi ile desteklenen kemoterapi uygulamaları yapılmalıdır. Bu evrede tümör söz konusu olduğu zaman hastalar genellikle 12 yıldan daha uzun süre yaşar.

2. evre: Ameliyat ile tedavisinin yapılabileceği bir dönemde teşhis edilmesi halinde beyin kanseri henüz ikinci evresinde olur. Bu evrede baş ağrılarına ilave olarak halsizlik ve kusma gibi belirtiler de gözlemlenir. Bu evrede olan kişilerin ömürleri 12 yıla kadar uzatılabilir.

3. evre: Hastalığın ilerlemiş olduğu üçüncü evre, beyin tümörünün yeri ve büyüklüğüne bakılarak belirlenir. Bu evreye girmiş bir tümör unutkanlık, bilinç kaybı, çeşitli bölgelerde hafif felç ve baş ağrısı gibi sorunlara yol açar. Kimi zaman hastalar kol ya da ayaklarına hükmedemez, anlaşılır bir şekilde konuşamaz hale gelebilir. Geçici olan bu belirtiler kusma ve baş ağrısına da sebep olur. Bu evreye gelmiş hastalarda tümör çeşidi önemli olsa da genellikle 16 aydan fazla yaşayabilirler.

4. evre: Beyin kanserinin en tehlikeli olduğu bu evrede hastalar artık sona yaklaşır. Bu evrede tümörün çeşidi de önem taşır. Görme bozuklukları, kusma, baş ağrısı gibi belirtilere ilave olarak unutkanlık, bilinç bozulması, anlama yetersizliği, konuşma yetersizliği, el ve ayaklarda büyüme, dengede durma kaybı ve işitmede azalma gibi belirtiler görülür. Beyin tümörünün bu evresinde radyoterapi ve kemoterapi tedavileri uygulanırken hasta 14 ay kadar yaşayabilir.

Beyin Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Beyin kanserinin oluşma nedenleri esasında iki önemli cevabı barındırır. Beyin tümörleri ya kendiliğinden oluşur ya da bir başka bölgeden sıçrar. Beyin tümörleri 100.000 kişiden 3 – 5 kişide görülen bir hastalıktır. Erkeklerde görülme olasılığı ise daha yüksektir. Kadınlarda ise menenjiom isimli iyi huylu tümöre daha sık rastlanır. Hemen hemen her yaş aralığında görülen beyin tümörleri yaşa göre de farklılık gösterir. Kötü huylu beyin tümörlerine 60 yaşın üzerinde kişilerde ve çocuklarda rastlanırken geriye kalan yaş aralıklarında iyi huylu tümörlerin çıkma olasılığı daha yüksek olur. Beyin tümörlerinin tam olarak hangi sebeple ortaya çıktığı bilinmiyor olsa da erkek olmak, radyasyona maruz kalmak ve beyaz ırktan olmak risk faktörleri arasında yer alıyor. Ayrıca her ne kadar kanıtlanmamış da olsa cep telefonu kullanımı ile beyin kanseri arasında da bir ilişki olduğu düşünülüyor.

Farklı kanser türleri farklı risk faktörlerini barındırsa da sigara gibi risk faktörlerinin aksine aile geçmişi ve yaş gibi çeşitli faktörlere önlem alınması mümkün değildir. Hiçbir risk faktörü kesin sonuç bildirmez. Zira hiçbir risk faktörüne sahip olmadan da beyin kanseri olan insanlar bulunur.

1. Radyasyona maruz kalmak

radyoterapi

Radyasyon, her ne kadar risk barındırsa da kanser tedavilerinde sağladığı faydalar sebebiyle tercih ediliyor. Beyin kanseri risk faktörleri arasında en belirgin olanıdır. Her ne kadar telefondan yayılan radyasyonun da beyin kanserine yol açtığı söylense de günümüzde bu iki konu arasında kesin bir bağ kurulmuş değil. Diğer yandan telefonun uzun süre boyunca kulakta tutulmasının da zararlı olduğu söyleniyor.

2. Aile geçmişi

aile

Beyin kanseri tanısı konmuş kişilerin aile geçmişine bakıldığı zaman nadiren de olsa aile üyelerinde beyin ve omurilik kanserleri görülür. Diğer yandan ailesel faktörlere dayanan bir tümör söz konusu ise hasta bu hastalığa genç yaşta yakalanır.

3. Bağışıklık sistemi bozukluğu

bağışıklık sistemi

Bağışıklık sistemi bozukluğu yaşayan kişilerin beyin ve omuriliklerinde habis tümör yani lenfoma görülme riski artıyor. Hastalıklar ile savaşan akyuvarlar yani beyaz kan hücrelerinde oluşan lenfoma hastalığı genellikle sinir sistemini etkiliyor. Bu bozukluk, doğuştan ya da diğer kanserlerin tedavisi sırasında ortaya çıkmış olabilir.

4. Kimyasala maruz kalmak

kimyasal

Plastik üretiminde kullanılmakta olan bir kimyasal olan vinilklorür, çeşitli kimyasallar ve ham petrol ürünlerine maruz kalınması halinde beyin kanseri riski artış gösterir. Elektromanyetik bir alanda çeşitli virüslerden enfeksiyon kapmak bu riski artırır. Fakat bu konu ile ilgili olarak kesin ve net bir bilgiye ulaşılmış olmayıp araştırmalar devam ediyor.

Beyin Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Beyin kanserinin çeşitli belirtileri olsa da bu belirtiler başka hastalıkların da belirtilerine benzerlik gösterdiği için tespit edilmesi zor olabilir. Fakat aşağıda yer alan belirtileri bir arada görmeniz halinde mutlak surette bir doktora görünmenizde fayda var. Zira erken teşhis hayat kurtarır.

1. Baş ağrısı

baş ağrısı

Beyin tümörü belirtilerinden biri olan baş ağrısı, vücudun susuz kalması, kötü beslenme ve stres gibi birçok farklı sebepten dolayı da ortaya çıkabilir. Beyin tümörü söz konusu olduğu zaman baş ağrıları en çok sabahları şiddetli olur. Uykudan uyanınca baş ağrısının olması, normalde baş ağrısı çekmeyen kişilerin baş ağrılarının sıklaşması, kusma ve mide bulantısı gibi ilave belirtiler beyin tümörünü işaret edebilir. Tümör kaynaklı baş ağrıları uzun ve şiddetli olur. Sabah başlayan ağrı öğleye doğru hafifler. Egzersiz, öksürmek ve eğilip kalkmak baş ağrısını tetikler.

2. Mide bulantısı

mide bulantısı

Beyin tümörü sebebiyle ortaya çıkan mide bulantısına hıçkırık ve kusma da eşlik eder. Beyin tümörü söz konusu olduğu zaman mide bulantısı genellikle sabahları görülür. Bu nedenle mide bulantısının özellikle sabahları kendini göstermesi ve uzun süre boyunca devam etmesi halinde bu durumun göz ardı edilmemesinde fayda var.

3. Uyuşukluk

uyuşukluk

Beyin tümörünün belirli bir boyuta gelmiş olması halinde kendini gösteren uyuşukluk, beynin çevresindeki dokulara baskı yapan tümör sonucunda ortaya çıkan bir belirti olup normalden fazla uyku ihtiyacına neden olabilir.

4. Görme ve konuşma sorunları

görme ve konuşma sorunları

Tümör sebebiyle göz bozukluğu, net görememe, nesnelerin dalgalanır gibi görünmesi, görüş kaybı, çift görme ve tünel görüş gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Diğer yandan konuşulanları anlamama, telaffuzda sorun yaşama ve kelimelerin unutulması gibi problemler de yaşanabilir.

5. Titreme ve seğirmeler

titreme

Beyin tümörüne bağlı olarak el, bacak ve kollarda titreme ve seğirmeler görülür. Kimi zaman vücut genelinde nöbet şeklinde görülebilen titremeler birkaç dakikalık bilinç kayıplarına da neden olabilir. Tümörün başarılı bir şekilde tedavi edilmesi halinde nöbet, kas seğirmesi ve titreme gibi belirtilerin de ortadan kalkma ihtimali yüksek olur. Fakat ameliyat sırasında doku zedelenmesi olursa bu tür belirtiler görülmeye devam eder.

Beyin Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Beyin tümörü tedavisi kişiye özel olur. Beyin tümörü tedavisinin amacı hastaların yaşam süresini uzatabilmek ve yaşam kalitesini bozmamaya yöneliktir. Bu ameliyatların en önemli faktörleri yerleşim yeri, tümörün tipi, hastanın genel durumu, yaşı ve operasyona engel olacak herhangi bir ilave sorununun olup olmadığı şeklindedir. Kişiye özel olarak uygulanan tedavi yöntemi ile birlikte başarı riski de artış gösterir. Kötü huylu tümörler için genellikle cerrahi yöntem kullanılır. Fakat kimi zaman ilave olarak kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Bu ameliyatların alanında uzman olan kişiler tarafından gerçekleştirilmesi de önem taşır. Stereotaksik hedefleme sistemleri ile donatılmış olan radyoterapi cihazları sayesinde ameliyatın yan etkileri azalırken başarı oranı da artar.

Beyin tümörü tedavisinde cerrahi tedavi kapsamında mikrocerrahi ve biyopsi yöntemleri tercih edilir. Beyin biyopsisi kafa içi basınç artışına sebep olmayan ve derin yerleşimli olan durumlarda tümörün türünün belirlenmesi amacı ile kullanılır. Bunun için tümöre yakın bir noktadan küçük bir delik açılarak üç boyutlu koordinatların hesaplanması sonucunda iğne kullanılır ve bir gün sonra hasta taburcu olur. Mikrocerrahi yöntemi söz konusu olduğu zaman ise kafa içi basıncı azaltılır ve beyin tümörünün bölge üzerindeki etkisi sıfırlanır. Görmeyi, konuşmayı ve hareket etmeyi sağlayan bölgeye etki eden beyin tümörü söz konusu ise bu bölgenin zarar görmemesi için de mikrocerrahi yöntemi uygulanır. Sağlam beyin dokusunu korumak, kalıcı sakatlıkların önüne geçebilmek, riskleri azaltmak ve beyin tümörünü tamamen çıkartmak için aşağıda yer alan yöntemler de kullanılır.

1. Nöronavigasyon

Nöronavigasyon

Bu yöntemde hastanın filmi sisteme yüklenir ve hasta ameliyat olmadan önce tümöre en iyi şekilde nasıl yaklaşılabileceği belirlenir. Bununla birlikte ameliyat esnasında da beyin tümörüne yakın duran yapıların yeri tam olarak tespit edilir.

2. İntraoperatif ultrasonografi

İntraoperatif Ultrasonografi

Beyin tümörü ameliyatı sırasında beyne yapılan ultrason ile çıkarılacak olan tümör hesap edilir. Bu yöntemde beyin dokusundan ayırt edilmesi zor olan tümörlerde rezidü kalma riski düşer. Ameliyat sırasında kullanılabilen bu yöntem sayesinde çok daha başarılı sonuçlar almak mümkün olur.

3. Endoskopi

endoskopi

Beyin tümörü ameliyatının dar alanlarda yapılması sebebiyle özellikle ventrikül içi tümörler ve hipofiz tümörlerinde bu yöntem sayesinde küçük bir bölge üzerinden geniş bir görüş açısı alınabilir. Endoskopi yöntemi sayesinde sinir, omurilik ve beyin cerrahisinde beyne yerleşmiş olan ve ulaşılamayan tümörler tespit edilebilir. Küçük bir kesik açıldıktan sonra verilen ışık kaynağı sayesinde 10 -15 santimetreye varan ince bir çubuk kullanılarak beyin tümörü hakkında patolojik bilgiye ulaşılır.

4. Gliolan boyma tekniği

beyin

Bu yöntemde ilk olarak hastaya bir sıvı içirilir. Daha sonra cerrahi mikroskop özel filtresi ile birlikte beyin dokusu ve tümör dokusu farklı renklere bürünür. Bu sayede ameliyat sırasında normal beyin dokusunun göreceği hasar en aza inerken, tümörü çıkarabilme olasılığı da oldukça artar. Böylelikle hastanın olabilecek en düşük nörolojik kayıpla ameliyat olma şansı da artmış olur.

5. Uyanık traniotomi

Kraniotomi

Motor alan isimli bacak ve kol hareketlerinden sorumlu olan hassas bölgeler ve konuşma bölgesi gibi yerlere yapılacak olan ameliyatlarda hasta ameliyat sırasında uyanık olur. Böylelikle bacak ve kol hareketleri ve konuşma kabiliyetleri de anlık olarak kontrol edilir. Böylelikle de hastanın başarılı bir ameliyat geçirme olasılığı da artmış olur.

6. İntraoperatif BT

İntraoperatif BT

Ameliyat esnasında çekilen bilgisayarlı tomografi sayesinde ameliyat sırasında ne durumda olunduğu anlaşılır. Bu teknolojinin kullanılması ile birlikte hastaların tekrar ameliyat olma olasılığı da düşmüş olur.

Beyin tümörü ameliyatının ardından beyin tümörlerinin bulunduğu bölgelerin konumu sebebiyle ameliyat olmadan önce ya da ameliyat olduktan sonra çeşitli fonksiyon kayıplarına uğranabilir. Beyin tümörü ameliyatının ardından fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi programlara ihtiyaç duyulur. Beyin tümörüne sahipseniz gerek ameliyat olmadan önce gerekse ameliyat olduktan sonra psikolojik olarak destek almanız oldukça önem taşır. Zira hastanın, hastalığa ve olacağı ameliyata karşı bakış açısı da en az ameliyat kadar önemli bir durumdur.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!