25. Hafta

Hamilelikte 25. Hafta : 25 Haftalık Gebelik Gelişimi

Çok iyi gidiyoruz anneciğim. Çoğu gitti azı kaldı. Kucağına gelmeme topu topu 3 ay kaldı. Biliyorum bu hafta hesabı bazılarının kafasını karıştırıyor. Kaç aylık olduğunu soruyorlar söylüyorsun, bu sefer de 25 haftalık gebelik kaç aylık olur diye soruyorlar. En iyisi doğrudan 6 aylık hamile olduğunu söyle, kurtul. Bu hafta, doğduktan sonra tek başıma yaşayabilmem için gerekli olan çok önemli yetenekler kazanacağım. Senden bağımsız nefes almamı ve beslenmemi sağlayacak olan organlarım zaten şekillenmişti. Şimdi beynim de artık bu organları yönetmek için gerekli işlemleri başlattı.

Gebelikte Bebeğinizin 25. Hafta Gelişimi

Buradaki hayatımı belli bir düzene oturttum artık. Uyuma zamanım belli, uyanma zamanım belli. Çünkü gözlerimi açıyorum ve burası karanlık bir yer olmasına rağmen aydınlık ve karanlığı fark edebiliyorum. Kendime göre aktivitelerim var ve uyanık olduğum saatlerde bunlarla vakit geçiriyorum. Akciğerlerimdeki kan damarları gelişti. Kendi kendime nefes alabilmem için gerekli işlemleri tamamlamak üzere. Aynı zamanda şimdiye kadar hareketsiz olan burun deliklerim açılır hale geldiler. Burnumdan nefes alabiliyorum yani. Bu çok tuhaf bir duygu. Sürekli burnumla oynamak istiyorum bu yüzden. Şu sıralar ultrasona girsen, büyük ihtimalle beni burnumla oynarken görürsün.

Dokunabildiğim tek uzvum burnum değil, ayağıma da dokunabiliyorum. Geçen aylarda da yapabiliyordum bunu. Ama artık dokunmakla yetinmiyor, tutabiliyorum da. Bir de elimi yumruk yapmayı öğrendim; bu da çok eğlenceli. Tabi bütün bunları artık parmaklarımı açıp, kapayıp, bükebildiğim için yapabiliyorum. Ve artık çok daha uzun süre dik duruyorum.

Bu ayağımı, burnumu tutma oyunu sırasında bir şey fark ettim bu arada; cildim daha az buruşuk. Çünkü 25. haftada yağ dokusu oluşmaya başlıyor. Çok yakın bir zamanda tamamen kaybolacak bu kırışıklıklar. Bununla birlikte tüylenme de hala devam ediyor.

25 Haftalık Bebek Hareketleri

Boyum uzadıkça ve kilom arttıkça yerim daralıyor ama hareketliliğim tam tersine artıyor. Tahmin edebileceğinden çok daha fazla hareket yapabiliyorum. Her yeni kazandığım yetenek beni meraklandırıyor çünkü, kendimi tanımaya, yeteneklerimi keşfetmeye çalışıyorum. Bir de seni duyduğum zaman çok heyecanlanıyorum anne. Bazen heyecandan elimi, ayağımı nereye koyacağımı bilemiyorum, bazen de hiç kıpırdamadan seni dinlemek istiyorum. Bunun dışında uyanık olduğum zamanlarda hep bir hareket halindeyim. Ama her bebek benim kadar hareketli olmayabiliyormuş. Eğer etrafında senin gibi bebek bekleyen arkadaşların varsa ve onların bebekleri benim kadar hareket etmiyorsa, söyle onlara telaşlanmasınlar.

Aslına bakarsan, vücudunun dışında yaşamak için gerekli olan en önemli becerileri kazanmaya başlıyorum. Çünkü vücudumla birlikte beynim de büyüyor. Görme, işitme, koklama, konuşma ve yürüme gibi çok önemli fonksiyonu yerine getirecek organlarım zaten hazır. Şimdi bunların yönetildiği, vücudumun komuta merkezi olan serebral korteks gelişiyor. Hani beyin fotoğraflarında gördüğün o derin girinti çıkıntılar var ya, işte onlar daha da derinleşiyor, belirginleşiyor. Böylece ritmik solunum, sindirim ve vücut sıcaklığını kontrol etmek gibi hayati fonksiyonlarımı kendi başıma düzenleyebileceğim.

Hamileliğin 25. Haftasında Bebeğinizin Büyüklüğü

Büyüdüm anne, çok büyüdüm. Kocaman bir greyfurt kadar oldum. Şimdi gebelikle ilgili okuduğun kitaplarda 25 haftalık gebelikte bebeğin boyu şu kadardır, 25 haftalık gebelikte bebeğin kilosu bu kadar olmalıdır gibi bilgilerle karşılaşıyorsun. Unutma ki bunların hepsi ortalama ve yaklaşık değerler. Aynı haftadaki bütün bebekler aynı boyda ve aynı kiloda olacak değil tabi ki. Mesela ben 700 gr. ağırlığında ve 34 cm. boyundayım.

25 Haftalık Gebelik Görüntüsü

25. hafta

Bu hafta ultrasona girersen, gelişim sürecimdeki en önemli aşamalardan birini rahatlıkla fark edebilirsin sen de. Artık yönümü kendim tayin edebiliyorum. Yukarı ve aşağı ama istediğim yöne kendim istediğim zaman hareket edebilirim artık.

Gebeliğin 25. Haftasında Yaşayacağınız Değişimler

Hamile olduğun ilk görüşte anlaşılıyor artık. E tabi bu da ahkam kesmeye meraklı insanlara, bilgiçlik taslamak için aradıkları fırsatı veriyor. Bunlardan bazıları seni tanıyorlar ve iyi niyetli olduklarından hiç şüphem yok. Ama anne kusura bakma da bazısı gerçekten çok gereksiz ve yalan-yanlış şeylerden bahsediyor. Söyledikleri şeyler kafanı karıştırmaktan ya da seni daha fazla kaygılandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Mesela karnının 6 aylık gebelik için çok küçük olduğunu söyleyen şu teyze. Hani onların bir ahbabı varmış da, onun karnı seninkinin 2 katıymış da, bebek maşallah çok sağlıklıymış da, sen de her gün 1 kase pekmez yemeliymişsin de… Bu teyze senin hamile kalmadan önce kaç kilo olduğunu biliyor mu, pelviks genişliğinin yapısal olarak ne kadar olduğunu ölçmüş mü, 25 haftalık gebelikte kaç kilo alınmalı nereden biliyor ve tıp diplomasını nereden almış acaba? Sen bunları boşver anne, düzenli kontrollerini aksatma yeter.

Bundan sonra gideceğimiz her muayenede doktor ultrason ile kilomu ve amniyon sıvısının miktarını kontrol edecek. Amniyon sıvısının miktarı, benim yeterli beslenip beslenmediğimi gösteriyor. Çünkü ben çişimi buraya yapıyorum. Bu sırada son adet gününe göre yapılan gebelik haftası hesabı, ultrasonda elde edilen verilerle uyumsuzluk gösterebilir. Sakın telaşlanma, bu çok normal. Tam olarak döllenme günü bilinemeyeceği için yapılan yaklaşık bir hesaptı bu zaten. Kilom ve diğer ölçülerim için tek bir değer yok, belli değerler arasında olmam gerekiyor. Eğer gelişimim hızlı ya da yavaş ilerliyorsa doktorumuz gerekeni söyleyecektir zaten.

25. hafta rahim büyüklüğü yaklaşık olarak 25 santimetre oluyormuş. Bu genişlemeye bağlı olarak rahim kaslarında kasılmalar ve doğal olarak ağrı hissedebilirsin. Buna yardımcı olarak karın bölgesine uygulanan hafif masaj, yapılan ılık bir duş ya da yatış pozisyonunu değiştirmek faydalı olabilir. Karnın iyice büyüdüğü için zaman zaman bel ağrısı da çekebilirsin. Çok fazla ayakta kalırsan bu ağrılar daha da artar.

25. Hafta Hamilelik Belirtileri

Artık kimseye hamile olduğunu söylemek zorunda değilsin çünkü zaten karnın epey belirgin anneciğim. Hormonların hala yoğun şekilde çalışmaya devam ediyor. Hem bendeki hem de sendeki pek çok değişimin sebebi de bu hormonlar zaten, biliyorsun. Benim saçlarım çıksın diye çalışan hormonlar ne yazık ki aynı etkiyi sende de yaratıyorlar. Bir süre daha tüylerinde çoğalma ve sertleşmeler görülecek. Ama hiç merak etme, doğumdan hemen sonra bu şikayetinden kurtulacaksın.

Uyku problemi, 25 haftalık gebe annelerde çok sık rastlanan bir şikayetmiş. Belki doğuma yaklaştıkça artan heyecandandır. Belki de sadece karnın büyüdüğü ve rahat hareket edemediğin için. Tabi bir de ben büyüdükçe mesanene artan baskının da artması yüzünden, sık sık tuvalete gitmek için bölünüyor uykun. Acaba akşam saatlerinde su ve sıvıların alımını azaltsan faydası olur mu? Sabah ve öğlen saatlerinde fazla su iç, yatma saati yaklaştıkça azalt. Böylece gece daha az tuvalete kalkarsın belki. Bir dene istersen.

Uykusuzluğa da sebep olan sık idrara çıkma şikayetiyle beraber kabızlık yaşama ihtimalin de var. Eğer daha az tuvalete gideyim diye su tüketimini azaltırsan, kabızlık şikayetin daha da artar. Bu dengeyi yine yediklerinle kuracaksın. Kontrol edilemeyen kabızlık hemoroid gibi daha zor durumlara sebep olabilir. İlaç almanı istemediğimize göre, su içmekten vazgeçmeyecek, daha lifli ve bağırsakları yumuşatan besinleri tercih edecek ve mutlaka egzersiz yapmaya, hareketsiz kalmamaya dikkat edeceksin.

Anneciğim, sindirimi gerçekleştiren organlarına giderek daha çok baskı yapıyorum. Yediklerini sindirmek için salgılanan mide asiti, benim baskılarıma dayanamayıp daha yukarı, taa yemek borusuna kadar çıkıyor. Bazen midenin ekşidiğini, boğazının yandığını söylüyorsun ya, işte sebebi bu. Bunu doktoruna söylemeyi unutma. Belki bana zararı dokunmayan bir çiğneme tabletiyle seni rahatlatabilir. Tabi akşamları yatmadan önce yağlı, baharatlı, asitli yiyecek ve içecekleri tüketmeyi de bırakmalısın.

Gebeliğin 25. Haftasında Beslenme

İştahın mı arttı senin? Yoksa sırf bana faydası olsun diye mi çok yiyorsun? Fazla yemenin bana bir faydası yok anneciğim. Doğumdan sonra vermekte zorlanacağın kiloları alma boşuna. Bebek bekleyen pek çok anne tıpkı senin gibi doğru ve yeterli beslenemediğini düşünüyormuş. Bazıları ilk aylarda yeterince kilo alamadığı hatta kilo kaybettiği için büyük korku yaşıyorlarmış. Hatta bazıları gazetelerden, dergilerden, internetten buldukları sözde diyetlerden medet umuyormuş. Ne kadar yanlış. Böyle diyet listeleri ancak bir diyetisyen tarafından ve kişiye özel olarak hazırlanmalı. Zaten eğer doktor bebeğin yeterince beslenmediğini düşünüyorsa bir diyetisyene yönlendirecektir, değil mi? Demek ki beslenme için de yapılacak en iyi şey düzenli olarak doktor kontrollerine gitmek.

Ama sana şunu rahatlıkla söyleyebilirim; ben değişik yiyeceklerin tadına bakmayı çok seviyorum, benim için kendini kısıtlama. Sıvı alımını, özellikle su içmeyi ihmal etme. Sebze ve meyveyi bol ye ki hem vitamin ve mineral ihtiyacın karşılansın hem de bağırsak hareketlerin hızlansın. Ama yemeden önce iyice yıka. Pastörize edilememiş sütle yapılan süt ürünleri, çiğ et içeren besinler ciddi bakteriyel hastalıklara sebep olabilir, bunlardan uzak dursan iyi olur.

Galiba sen gebeliğinin başından beri 6 ya da 8 kilo falan aldın. 25 haftalık ikiz gebelik yaşayan anneler kaç kilo alıyorlarmış biliyor musun? 11- 18 kilo arası! Sendeki kilo artışının az ya da çok olduğunu söyleyenlere kulak asma. Senin kaç kilo alman gerektiğini, eksiğin ya da fazlan olup olmadığını sana doktorun söylüyor zaten.

Gebeliğin 25. Haftasında Dikkat Etmeniz Gerekenler

Karnın büyüdüğü için spor yapmakta zorlanıyorsun artık. Daha çabuk yoruluyorsun. Belki de yaptığın egzersizleri hafifletmelisin. Benim fikrimi sorarsan, her gün dışarı çıkıp yürüyelim. Çünkü eğer hareket etmeyi tamamen bırakırsan, geçeceğini sandığın sırt, bel ve bacak ağrıların daha da artar. Üstelik rahat bir doğum için senin de benim de daha çok oksijene ihtiyacımız var. Soluduğun havanın temiz olması benim için çok değerli anneciğim. Çünkü aldığın her nefes, hiçbir filtre işleminden geçmeden bana ulaşıyor. Bunun için sigara içmesen bile içilen ortamda bulunman benim için çok riskli.

25 Haftalık Gebelikte Anemi ve Glukoz Testi

Bu günlerde bazı annelerde gebeliğe bağlı yüksek şeker çıkabiliyormuş. Bunun için 28. gebelik haftasına kadar glukoz testi yaptırmak gerektiğini söyleyen doktorlar var. Uygun bir diyetle ya da insülin kullanımıyla bu sorun giderilebilir. Bir de demir eksikliğine bağlı kansızlık için anemi testi yapalım demişti doktor. Bu da kullanımı çok basit ve zararsız olan demir takviyesiyle kolayca çözülebilecek bir durum. Ama sen tahlillerini aksatma lütfen.

25 Haftalık Gebelikte Erken Doğum

Bu ihtimal pek çok annenin korkulu rüyası olsa gerek. Şu minik kasılmalar seni de çok tedirgin ediyor. Ama burada işler yolunda, yeterince büyümeden çıkmaya hiç niyetim yok. Son buluşmamızda doktorun bu kasılmalar hakkında söylediklerini hatırla: Yalanco kasılmalar deniyormuş bunlara, tıbbi adı Braxton Hicks kontraksiyonu. Nadiren 2. trimesterda da görülürmüş ama yaygın olarak son 3 aylık dönemde başlarmış. Rahim kasları 1-2 dakika süresince kasılıyor ve sonra gevşiyormuş. Sebebi tam olarak bilinemese de rahmi doğuma hazırladığı düşünülüyor. Bu kasılmalarla rahim kendi direncini artırdığını ve bebeğe kan akışını da kolaylaştırdığını düşünüyorlar. Bunları doğum sancısıyla karıştırmaman için de ip uçları vermişti sana doktor. Braxton Hicks kasılmalarının şiddeti değişkenmiş, sabit değilmiş yani pozisyon değiştirirsen geçebilirmiş. Oysa doğum sancısı geçmez ve kasılmaların şiddeti sabit oluyormuş. Braxton Hicks kasılmaları rahim ağzında açılma ya da incelmeye neden olmazlarmış. Oysa gerçek doğum kasılmaları rahim ağzının açılmasını sağlarmış. Bu yalancı kasılmalar ağrıdan çok rahatsızlık hissi veriyormuş annelere. Yine de kasılmaların çok fazla olduğunu ve uzun sürdüğünü düşünürseniz, hele bir de kanama varsa mutlaka bana haber verin demişti doktor.

Gebeliğin 25. Haftasında Cinsellik

Takip altında ve her şeyin yolunda gittiği bir gebelikte cinselliğin anne ve bebeğe hiçbir zararı olmaz. Hatta eşlere duygusal tatmin yaşatması bakımından son derece yararlı kabul edilir. Ne kadar sıklıkla ilişkiye girileceği ve ilişkinin ne şekilde gerçekleşeceği, eşlerin isteklerine ve kadının kendisini nasıl daha rahat hissedeceğine bağlıdır.

Gebelikte cinsel kısıtlama genellikle tekrarlayan düşük öyküsü olan ya da erken doğum yapan kadınlarda, ilk 2 ay için uygulanır. Tehlikenin ortadan kalkmasıyla kısıtlama da kalkar. Hiçbir tıbbi sebep olmadığı halde kadın duygusal olarak kendini hazır hissetmiyorsa da cinsel ilişkiye zorlamak doğru olmaz.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!