4. Hafta

Hamilelikte 4. Hafta : 4 Haftalık Gebelik Gelişimi

Anneciğim, sen henüz benim farkımda olmasan da ben artık 32 hücreden oluşan bir “zigot”um. Yumurtalıklarından birinde, babamın ve senin birer hücrenizin birleşmesiyle başlayan yolculuğumun sonuna kadar konaklayacağım yere yani rahmine ulaştım. İzninle, şimdi burayı biraz kendime göre düzenlemem gerekiyor.

Gebelikte Bebeğinizin 4. Hafta Gelişimi

Nihayet rahim duvarına yerleştim. Umarım bu sırada seni çok rahatsız etmemişimdir. Yumurtalığından buraya gelene kadar epey yorulduğumu söylemek zorundayım. Senin için bu mesafe çok uzun olmayabilir ama benim boyum daha 1 milimetre bile değil, hatırlatırım. Burası sağlıklı büyüyüp gelişebilmem için çok uygun bir yere benziyor; korunaklı ve sıcak. Doğum günüm gelene kadar buradan ayrılmaya hiç niyetim yok. Kendimi rahim duvarında en uygun bulduğum yere gömdüm. İçine yerleşeceğim plasenta kesesi ve göbek kordonu da gelişmeye başladı. Böylece seni fazla rahatsız etmeden -hiç olmazsa son aylara kadar- daha rahat hareket edecek, yediklerinden ve kanındaki değerli elementlerden ben de faydalanabileceğim.

Hücrelerim aralarında harika bir iş bölümü yaptılar. Vücudumu oluşturacak hücrelerle beslenmemi sağlayacak hücreler birbirinden ayrıldı. Beslenmemi sağlayacak olan ve trofoblast denen hücreler, plasentayı da oluşturuyor. Hatta bu günlerde seninle aramızdaki ilk besin alışverişi de trofoblastlar sayesinde gerçekleşti bile. Vücudumu ve organlarımı oluşturacak hücrelere ise embriyoblast deniyor. Bu hücreler ektoderm, endoderm ve mezoderm olmak üzere 3 tabakaya ayrıldılar. Henüz kimse göremese bile nöral tüp denen sinir kılıfım oluştu ve bu da beynim ve merkezi sinir sistemim şekillenmeye başladı demek. Kalbim ve dolaşım sistemim 3. hafta çalışmaya başlamıştı zaten. Şimdi yavaş yavaş akciğerlerim ve bağırsaklarım da oluşmaya başlıyor.

Hamileliğin 4. Haftasında Bebeğinizin Büyüklüğü

Ne demek olduğunu bilmiyorum ama, haşhaş tanesinden daha küçük olduğumu söylüyorlar. Benim için “mikroskopik canlı” diyorlar, yani ancak mikroskopla görülebilirmişim. Bana sorarsan kocaman oldum; boyum 0.254 mm, ağırlığım ise 1.133981 gr!

4 Haftalık Gebelik Görüntüsü

gebelikte 4. hafta ultrason

Anneciğim beni görmek için sabırsızlandığını biliyorum ama bunun için biraz daha beklemen gerekecek. Aslında ultrasonun benim için zararlı olduğuna dair yeterli bulgu yokmuş ama doktorlar her ihtimale karşı 6 hatta belki de 8 haftadan önce çok gerekli değilse ultrason uygulaması istemiyorlar. Zaten öyle küçüğüm ki, ancak içinde bulunduğum doğum kesesini bir nokta gibi görebilirsin.

Hamile olduğunu duyan herkes sana akıl vermeye, kendi deneyimlerini anlatmaya pek meraklı değil mi? Sen de ister istemez “sağlıklı büyüyor mu? kolları çıktı mı? beni duyar mı? acaba 4 haftalık gebelik kesesi kaç mm olmalı?” gibi sorularla boğuşuyorsun. Merakını gidermek için sana kendimi tarif edeyim; nöral tüpüm, omurgam, beynim oluştu. İçinde bulunduğum gebelik kesesi (plasenta) 3-4 mm ve kesenin içini dolduran amniyotik sıvı benim için koruyucu bir yastık adeta.

Gebeliğin 4. Haftasında Yaşayacağınız Değişimler

Ben hızla büyürken, senin de karnının içinde hummalı bir faaliyet var. Doğum günüme kadar bana ev sahipliği yapacak olan gebelik kesesi yani plasentanın, vücudunu haberdar etmesi gerekiyor. Bütün organların, kasların, kemiklerin, kanın bundan böyle ikimiz için çalışmak zorunda. Plasenta onlarla olan iletişimi östrojen, progesteron ve hCG hormonları üreterek sağlıyor. Bu hormonların ruhsal durumun üzerinde bazı etkileri olabilir. Daha çabuk öfkelenebilir ya da daha sulu göz olabilirsin mesela.

Önümüzdeki günlerde plasenta hızla büyümeye devam edecek. Büyüdükçe kanındaki hCG miktarı da artacak. Kan tahlilinde gebelik teşhisi de bu hormon değerine bakarak konuyor işte. Öte yandan mide bulantısına sebep olanın da bu hormon olduğunu söylüyorlar. Görüntülü olarak gebelik teşhisi koymak için henüz çok erken.

4. Hafta Hamilelik Belirtileri

Büyük ihtimalle bu günlerde adet kanaması bekliyor olmalısın. Varlığımın ilk habercisi de bu olacak zaten; adet gecikmesi. Bugünlerde yaptıracağın basit bir kan tahlili sana gelişimi müjdeleyecektir. Fakat evde yapılan gebelik testlerinden doğru sonuç almak için henüz erken. Pek çok anne gebeliğinin 4. haftasında dikkat çekici bir belirti göstermediğini söylüyor. 4 haftalık gebelikte kasık ağrısı, göğüslerde hassasiyet ya da sindirim sorunları gibi şikayetlerin olabilir. Bunlar adet öncesinde de olabilen şeyler, ayırt etmek kolay değil. Fakat bazı annelerde kokulara aşırı duyarlılık, önceleri çok sevdikleri bazı yiyeceklerden bile tiksinme, mide bulantısı şikayetleri 4. haftada başlayabilirmiş.

Karnının büyüdüğünü söyleyemeyiz ama göğüslerinin büyümesi dikkatini çekmiş olmalı. Süt kanallarına kan akışı hızlandı, doğal olarak damarlar da şişti. Buradan çıktığım zaman ihtiyacım olacak sütün imalatına başladılar bile.

Çamaşırında minik kan damlaları görebilirsin bu günlerde, sakın korkma. Rahim içine yerleşmeye çalışırken 1-2 kılcal damarına dokunmuş olabilirim. Bu minik kan lekeleriyle aynı zamanda kasıklarında küçük kramplar da hissedebilirsin. Bu da aynı sebepten ve son derece doğal.

Galiba bu aralar seni en çok meşgul edecek olan durum, hislerindeki dalgalanmalar. Plasentanın salgıladığı gebelik hormonlarının işi bu. Tabi bir de beni düşünüyorsun, yanlış bir şey yapmaktan çekiniyor, bana zarar gelmesinden korkuyorsun. Korkma, sen daha şimdiden dünyanın en iyi annesisin.

Bu sırada vücudundaki bütün sistemler yoğun bir şekilde benim için çalışıyor anne, kendini yorgun hissetmen de bu yüzden. Dinlenmek kadar hafif egzersizler de kendini iyi hissetmeni sağlayacaktır. Babamla birlikte açık havada yürüyüşler yapabilirsiniz mesela.

Gebeliğin 4. Haftasında Beslenme

Gebelikte bir annenin en çok ihtiyaç duyduğu besin maddesinin bir çeşit B vitamini olan folik asit olduğunu söylüyorlar. Gerçekten de benim sinir sistemimin zamanında ve sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için folik asite ihtiyacım var. Sen kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, portakal, mandalina, balık, tavuk ya da ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler yediğinde ben folik asit ihtiyacımı karşılayabilirim (ilk 3 ay için günlük 600 mg.’a ihtiyacım var). Ama bu besinleri yeterince tükettiğinden emin olmalısın. Belki de seni rahatsız eden yiyeceklerdir bunlar. İşte o zaman tablet şeklinde folik asit takviyesi kullanman gerekebilir.

İkimizin de diş ve kemik sağlığı için günlük 1200 mg. kalsiyum almamız gerekiyor anneciğim. Bu miktarı yediklerinden rahatlıkla karşılayabilirsin, ikimize de yeter. Düşük yağlı süt ürünleri, koyu yeşil sebzeler bunun için çok uygun besinler. Bunlar aynı zamanda demir minerali bakımından da zengin gıdalar. Şimdilik çok fazla ihtiyacın yok ama önümüzdeki günlerde artan kan ihtiyacına yetişebilmek için biraz daha fazla demire ihtiyacın olacak. Demir içeren besinleri tüketmek kadar, demir emilimini artıran yiyecekleri de birlikte tüketmeye gayret etmelisin. Yeşil salatana limon sıkabilirsin mesela ya da ıspanak yemeğine 1 tane yumurta kırabilirsin. Unutma, C vitamini demir emilimini artırır. En iyi mineral kaynağı da deniz ürünleridir, aklında bulunsun. Sadece şimdi değil, hayatının her döneminde daha çok balık yemelisin.

Ben büyüdükçe mide ve bağırsaklarına daha çok baskı yapacağım anneciğim, şimdiden özür dilerim. Kabızlık şikayetin şimdiden başlamış olabilir. Bunun için öncelikle sıvı alımını artırman gerekir. Yeterince su içmeyi ihmal etme lütfen. Lifli gıdalar ise kabızlıkla mücadelende en büyük yardımcıların olacak. Sebzeleri çiğ tüketmek çok doğru olmayabilir ama fazla pişmiş de olmamalı. Meyvelerin ise yeterince temiz olduğundan emin olmalısın. Meyve suları yerine meyvenin kendisi çok daha faydalıdır. Sağlıklı beslenme için yağlara da ihtiyacın var. Sağlıklı yağlar olmak şartıyla tabi. Zeytinyağı her zaman ilk tercihin olmalı.

Bu günlerde canın hiçbir şey yemek istemiyor olabilir. Bazı yemeklerin kokusu beni bile rahatsız ediyor. Ya da belki hep aynı şeyi yemek istiyorsun. Bunun için üzme kendini, istemediğin şeyleri sırf bana faydası olur diye yemeğe zorlama kendini. Yakında bu halin geçecek. Kendini ne zaman iyi hissedersen, yediklerini çeşitlendirmeye o zaman başlarsın. Sen şimdilik şekerli ve aşırı tuzlu, işlenmiş gıdalardan uzak dur yeter.

Gebeliğin 4. Haftasında Dikkat Etmeniz Gerekenler

Vücudunda meydana gelen değişimlerin ve benim varlığımı öğrenmenin seni telaşlandırdığını biliyorum. Hatta neden doktorunun bizi 8. haftaya kadar bir daha görmek istemediğine de şaşırmış olmalısın. Ama telaşlanma; işinin ehli bir doktor kan tahlilleri ve dışarıdan muayeneyle senin ve benim sağlığım hakkında yeterli bilgiye ulaşabilir. Tabi sen de ona kendinle ilgili doğru bilgileri vererek yardımcı olmalısın. Sürekli ilaç kullanmanı gerektiren bir hastalığın, herhangi bir ilaca ya da başka bir şeye alerjin olup olmadığını, daha önce düşük yapıp yapmadığını mutlaka söylemelisin doktoruna. Ve merak ettiğin her şeyi doktoruna sormalı, doğru bilgiyi ondan almalısın. Sigara içmiyorsun değil mi anne? İçme!

Biraz önce minik kasılmalar ve hafif bir kanama olabileceğinden bahsetmiştik ya; seni endişelendiren şiddette kasılmalarla birlikte, kanamanın da şiddetli olduğunu düşünüyorsan mutlaka doktoruna haber vermelisin.

Doktor her şeyin yolunda olduğuna kanaat getirirse, ultrasondan zarar görmeyeceğimden emin olduğu 8. haftaya kadar bize izin verebilir. Sen de bu zamanı müjdeyi babama ve diğerlerine vermekle geçirebilirsin. Hayatına bir kısıtlama getirmene gerek yok anneciğim. Beslenmene ve uykuna dikkat ettiğin sürece ben başımın çaresine bakabilirim.

Gebelikte ağız ve diş sağlığı çok önemli. Çünkü benim sağlıklı kemik ve dişlere sahip olabilmem için bolca kalsiyuma ihtiyacım var. Ve şimdilik senin kalsiyumunu paylaşmaktan başka çarem yok. Gebelikte diş eti kanamaları da oldukça sık görülen bir durummuş. Bu da diş kayıplarına sebep olabilir. Diş sağlığın, bizim enfeksiyonlardan korunmamız için de çok önemli. Dişlerinden birindeki minik bir çürük on binlerce bakteri barındırır ve bunlar ağzından tüm vücuduna yayılabilir ve tabi bana da ulaşabilir.

Gebelikte folik asit takviyesi hakkında söylenenler mutlaka senin de kulağına çalınmıştır. Folik asit hücrelerin yapı taşı olan DNA ve RNA’nın yapımında görev alan çok önemli bir maddeymiş. Aslında biz Türklerin bolca tükettiği baklagillerde folik asit de fazlasıyla varmış. Ama yetersiz ve dengesiz beslenmeyi neredeyse bir salgın hastalık gibi gören bilim adamları işi şansa bırakmayıp, bebek bekleyen tüm kadınların dışarıdan folik asit takviyesi almalarını tavsiye ediyorlar. Böylece bebekte meydana gelebilecek doğumsal bozuklukların önüne geçilebiliyormuş. Folik asit takviyesini doktorunla mutlaka konuşmalısın.

Gebeliğin 4. haftasında yapman gerekenleri sıralayalım istersen:

  • Sigarayı bırak! (sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için oksijene çok ihtiyacım var)
  • Babama benden bahset,
  • Bir kadın doğum uzmanından randevu al,
  • Bir diş hekiminden randevu al,
  • Folik asit kullanmaya başlamadıysan, doktorunla bu konuyu konuşmalısın.

Gebeliğin 4. Haftasında Cinsellik

Gebelik sırasında cinsel ilişkinin anne ve bebeğin sağlığı açısından herhangi bir sakıncası yoktur. Yine de son aylarda zamansız kasılmalara sebep olabileceği endişesiyle doktorunuz sizi uyarabilir. Hamilelik sırasında gerçekleşen bazı hormonal ve fiziksel değişiklikler bazı kadınlarda cinsel isteksizlik yaratabilir. Bazıları da bebeğe zarar vereceği endişesiyle eşlerinden uzak dururlar. Gebelik sırasında kadınların cinsel ilişkiyle aralarına mesafe koymalarının en sık rastlanan bir diğer sebebi de, yine vücutlarında meydana gelen değişiklikler sebebiyle kendilerini yorgun ve bazen huysuz hissetmeleridir. Kan akışının artması sebebiyle göğüslerinde meydana gelen hassasiyetten ötürü vücutlarına dokunulmasını istemiyor da olabilirler. Sebep ne olursa olsun, aslolan kadının kendini rahat ve ilişkiye hazır hissetmesidir. Bütün bunlar her kadın için geçerli değildir elbette. Hamileliğin ilk aylarından sonra çoğunlukla cinsel isteksizlik sorunu ortadan kalkar, ikinci trimesterde kendinizi daha enerjik ve istekli hissedersiniz.

Bazen de cinsel ilişkiye mesafeli duran kadın değil erkek olur. Eşinizin de bebeğinizin sağlığıyla ilgili endişeleri olabilir. Belki de sizi incitmekten çekiniyordur. Eşinizle konuşun, ona neler hissettiğinizi anlatın. Eğer ikiniz de cinsel birleşme için kendinizi hazır hissetmiyorsanız, birbirinizi mutlu etmenin başka yolları olduğunu da unutmayın, değişik pozisyonlar denemekten çekinmeyin. Gebelikte cinsellik baba adayları için duygusal anlamda daha da önemlidir aslında. Tüm dikkatlerin bebek üzerinde toplandığı bu günlerde kendini önemsiz, değersiz hisseder. Başbaşa kaldığınız zamanlar, ona olan sevginizi dile getirmeniz için iyi bir fırsat olacaktır.

Tekrar etmek gerekirse, eğer doktorunuz özellikle belirtmediyse, düşük ya da erken doğum tehdidi altında değilseniz, kendinizi rahat hissettiğiniz bir pozisyonda cinsel ilişkiye girmenizin hiç bir sakıncası yok.

SİZ DE YORUM YAPIN!

Henüz yorum yapılmamış!